KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Esas no
- 2021/998
- Karar no
- 2023/923
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 26/11/2021
- Karar yazım tarihi
- 15/11/2023
Karar Metni
1.313 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile Davalı ...'in maliki, ...'ün sürücüsü bulunduğu ve ... AŞ. Tarafından ZMMS sigorta poliçesi temin edilmiş bulunun ... plaka sayılı ticari aracın 08.10.2020 tarihinde park halinde bulunan Müvekkili şirkete Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı araca geri geri giderken çarparak hasar verdiğini, aracın hasarı ile ilgili olarak tedarikçi firma olan ... San.
Ltd.Şti.'ye 31.12.2020 tarihinde 4.357,93 TL.sı 15.12.2020 tarihinde ise sigortalıya 1.650,00 TL.sı olmak üzere toplam 6.007,93 TL:sı ödendiğini, söz konusu ödemelerden sonra davalılara yazıyla başvurulduğunu, herhangi bir ödeme yapılmayınca haklarında Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, icra takibine vaki itiraz üzerine takibin durduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ...
A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile Davacının talep etmiş olduğu hasar miktarın fahiş olduğunu, işbu miktarda hasar meydana geldiğinin iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacının sigortalısına 3.000,00-TL tutarında ödeme yapılmış olup fazlaya ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, her ne kadar davacının dilekçesinde müvekkili sigorta nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu yer almakta ise de işbu husus gerçeği yansıtmadığını, ilgili kazaya ilişkin olarak herhangi bir kusur tespiti yapılmadığını, aracın park halinde dahi olsa trafik kurallarını ihlal ettiği hususu yer almadığını,
işbu sebeple yeniden kusur tespiti yapılarak trafiği engelleyecek ve hatta kazaya sebebiyet verecek kusurun meydana gelmesine sebebiyet verdiğinin tespitinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, haksız davanın sigorta şirketine başvuru yapılmamış olması, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulması gerekirken usul ekonomisine aykırı olarak dava açılmış olması sebebiyle davanın usulden reddine, icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına taleplerin haksız olması sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi ile kazaya karışan ... plakalı aracın ... A.Ş ile sigortalandığını, bu bağlamda ... A.Ş'nin meydana gelen zarardan ilk olarak sorumlu olduğunu, işbu sebeple açılan davanın reddine zararın ... A.Ş tarafından karşılanmasına, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi ile kazaya karışan ... plakalı aracın ... A.Ş ile sigortalandığını, bu bağlamda ... A.Ş'nin meydana gelen zarardan ilk olarak sorumlu olduğunu, işbu sebeple açılan davanın reddine zararın ... A.Ş tarafından karşılanmasına, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası, İstanbul .... İcra Müdürlüğü ..., Bursa Emniyet Müdürlüğü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, ... müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevut 30/05/2022 tarihli Bilirkişiler ... ve ... tarafından sunulan raporda Davalı ... adına tescil kaydı bulunan ve davalı ... Anonim Şirketi tarafından sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda % 100 oranında tam kusurlu olduğu, Davacı ...
Anonim Şirketi tarafından kasko sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı olay anında park konumunda bulunan kamyon sürücüsü .... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda atfa kabil bir kusurunun olmadığı, Bahse konu hasarın, tutanakta belirtildiği şekilde gerçekleşmiş olabileceği kanaatine kesin olarak varılmış olup, değişimi belirtilen yedek parçaların söz konusu kaza ile uyumlu olduğu, kazanın gerçekleştiği Ekim 2020 piyasa rayiçlerinde, söz konusu onarım bedeli olan toplam 6.007,93 TL’nin makul ve mantıklı olduğu,
kadr-i maruf kabul edilmesi gerektiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut 01/05/2023 tarihli ek raporda bahse konu hasarın, tutanakta belirtildiği şekilde gerçekleşmiş olabileceği kanaatine kesin olarak varılmış olup, değişimi belirtilen yedek parçaların söz konusu kaza ile uyumlu olduğu, kazanın gerçekleştiği Ekim 2020 piyasa rayiçlerinde, söz konusu onarım bedeli olan toplam 6.007,93 TL’nin makul ve mantıklı olduğu, kadr-i maruf kabul edilmesi gerektiği, davalı şirket tarafından ödendiği iddia olunan 3.000 TL’lik ödemenin, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, ispatı durumunda tazminattan mahsup edilmesi gerekeceği ve böylece tazmini gerekli olan rakamın, 3.007,93 TL olacağının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık dava dışı sigortalının davalılardan ...'e ait araç ile 08.10.2020 tarihli kaza nedeni ile davalı asilin kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise kusur oranlarının ne olduğu, dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davacının talep edip edemeyeceği, davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu hasar bedeli nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği,
borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edilmiş olup bu kapsamda yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davalı ... adına tescil kaydı bulunan ve davalı ...
Şirketi tarafından sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda % 100 oranında tam kusurlu olduğu, Davacı ...
Anonim Şirketi tarafından kasko sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı olay anında park konumunda bulunan kamyon sürücüsü .... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda atfa kabil bir kusurunun olmadığı, Bahse konu hasarın, tutanakta belirtildiği şekilde gerçekleşmiş olabileceği kanaatine kesin olarak varılmış olup, değişimi belirtilen yedek parçaların söz konusu kaza ile uyumlu olduğu, kazanın gerçekleştiği Ekim 2020 piyasa rayiçlerinde, söz konusu onarım bedeli olan toplam 6.007,93 TL’nin makul ve mantıklı olduğu,
kadr-i maruf kabul edilmesi gerektiğinin tespiti karşısında bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, her ne kadar davalının ödeme iddiası olsa da dosya yapılan ödemenin icra dairesine yapıldığı ve değer kaybına ilişkin olduğu ancak davacının buradaki talebinin değer kaybı değil hasar onarım bedeli yönünde olduğu da dikkate alındığında mahsubu gerektirecek bir durum olmadığı anlaşılmakla, gerek hasar dosyası, gerek davacının sigortalısına ödemesi,
kusur durumu ile gerekse de dava dışı sigortalıya ödenen bedelin gerçek zarar ile örtüştüğü bu kapsamda davacının davsını ispatladığı anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/998, K. 2023/923, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama