KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Mart 2024
- Esas no
- 2022/495 Esas
- Karar no
- 2024/271
- Dava
- Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 27/05/2022
- K.yazım tarihi
- 24/04/2024
Karar Metni
915 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili firmanın, alıcılarına gönderilmek üzere davalı firmaya kargolar emanet ettiğini, bunların kargo bedellerini ödediğini ancak davalının müvekkilinin kendisine teslim ettiği eşyaları kaybettiğini, Müvekkil firmanın kargo bölümü, davalı kurum ile defalarca iletişime geçmiş olmasına rağmen hiçbir sonuç alamadığını, Davalı kurumun hiçbir şekilde kaybolan kargolar ile ilgilenmediğini, Tüm bunlara rağmen müvekkilinin kargoya vermiş olduğu ürünleri dahi davalı kurumdan alamadığını, İş bu nedenle müvekkilinin ürünlerinin kaybolması nedeniyle ürün bedeli kargo bedelini davalıdan istemek zorunda kaldığını, Doğal Taşlar,
925 Ayar Gümüş ve Hakiki Deri gibi kıymetli malzemeler müvekkili firmanın aksesuar yelpazesinde özel olarak konumlandırıldığını, Müvekkilinin yalnızca ürünlerin kaybolması ve ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle ciddi mağduriyet yaşadığını, Müvekkil satışlarını yapmış olduğu siteye karşı "Siparişleri teslim” taahhüdünü de yerine getiremediğinden buradaki satışlarda etkin rol oynayan puanının düştüğünü, Müvekkilin eşyasının kaybolmasından dolayı uğramış olduğu maddi ve manevi zararların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının huzurdaki taleplerinin belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinin mümkün olmadığını, HMK'nin 114.
Maddesi uyarınca davacının, dava açmasında hukuki yararının bulunması dava şartı olup, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi için kanunen belirlenen şartları taşımıyor olması sebebiyle hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafından, dava dilekçesinde belirttikleri tabloda yer alan gönderilerin taşımasının müvekkili şirket tarafından yapıldığı ve söz konusu gönderilerin alıcılarına teslim edilmediği iddia edildiğini , söz konusu tabloda belirtilen bilgilerle, istenilen gönderilere ulaşmak mümkün olmadığını, davacı tarafın gönderilerinin teslim edilmediğine yönelik bir iddiası var ise,
gönderiye ait konşimentoyu ve gönderi içeriği ürüne ait faturayı H.M.K.
190 Md. gereğince, mahkemeye ibraz etmesi gerektiğini, davaya konu Uluslararası taşımanın hava yolu ile yapılan yük taşıması olduğunu, Uluslararası Havayolu Taşımasına ilişkin Uluslararası Sözleşmelerin uygulanması gerektiğini, davacının Türkiye sınırları içinde yapılan kara taşımasına uygulanan Türk Ticaret Yasası Hükümlerini davasına dayanak yapmasının yasal mesnedi bulunmadığını, Uluslararası sözleşmeler gereğince "bagajın veya eşyanın, teslim almaya yetkili kişi tarafından itirazda bulunulmaksızın kabulünün, bunların taşıma belgesine uygun olarak ve iyi durumda teslim edildiği hususunda,
aksi sabit oluncaya kadar geçerli delil sayılacağı, hasar halinde, teslim almaya yetkili kişinin, hasarın öğrenilmesinden sonra derhal ve teslim alınışlarından itibaren bagaj için en geç yedi gün ve yük için en geç on dört gün içinde taşıyıcıya ihbarda bulunmak zorunda olduğunu, gecikme halinde, bagajın veya yükün kendisine teslime hazır bulundurduğu tarihten itibaren en geç yirmi bir gün içinde ihbarda bulunulacağı, her ihbarın, yukarda belirtilen süreler içinde, ayrı bir yazılı bildirim olarak gönderilmesi veya taşıma belgesi üzerine yazılmak suretiyle yapılmasının gerektiği, belirtilen süreler içinde ihbarda bulunulmaması halinde,
hileli davranması hali dışında, taşıyıcı aleyhine dava açılamayacağının düzenlendiğini, yasal düzenlemeler gereğince gönderilerin kaybı veya hasarı nedeniyle, süresi içerisinde müvekkili şirkete ihbar bildiriminde bulunmadığını, Uluslararası Sözleşmeler gereğince, müvekkili şirketin sorumluluğunun sınırlı sorumluluk olduğunu,Varşova Konvansiyonu ve Montreal Sözleşmesi kapsamında, müvekkili şirketin ödemekle sorumlu olduğu miktarın, kg başına 17 özel çekme hakkı ile sınırlı olacağını, Varşova Konvansiyonu'na göre sınırsız sorumluluğun söz konusu olabilmesi için, zararın yolcu ve bagaj taşımasından doğmuş olması gerekeceğini,
uluslararası sözleşmelerde belirtilen sınırlı sorumluluk haricinde, fazlaya dair hiçbir bedelin kabulü mümkün olmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Huzurda görülen dava basit yargılamaya tabi bir davadır.
HMK'nın 320/4. maddesine göre; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır."
HMK'nın 150/5. maddesine göre; "İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır."
Söz konusu hükümler gereğince; dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurması üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, oturum, gün, saat ve yerini bildiren çağrı kağıdı ile birlikte taraflara tebliğ olunur. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı tarafça davalı aleyhine işbu dava ikame olunmuş ise de; tarafların geçerli bir mazeretleri olmaksızın 12/12/2023 tarihli duruşmaya katılmadıkları, dosyanın HMK'nın 150. maddesi gereğince mahkememizce işlemden kaldırıldığı, yasal 3 aylık yasal süre içerisinde de yenilenmediği anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... · ¸E-imza Hakim ... · ¸E-imza
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/495, K. 2024/271, 18 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama