KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Esas no
- 2023/79 Esas
- Karar no
- 2024/225
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 14/11/2022
- K.yazım tarihi
- 15/03/2024
Karar Metni
1.259 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı taraf ... plakalı aracını müvekkili ... Sigorta Şirketi'ne 29/01/2021 - 29/01/2022 tarihlerinde geçerli olmak üzere ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta himayesine aldığını, 16.10.2021 tarihinde sigortalı araç, Bakırköy ....
Mahallesinde park halinde bulunan ... plakalı araca çarparak olay yerini terk ettiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 81. maddesine göre, " Trafik kazalarına karışanlar: a) Hareket halinde iseler trafik için ek bir tehlike yaratmayacak şekilde hemen durmak, kaza mahallinde trafik güvenliği için gereken tedbirleri almak,..d) Kazayı; yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak, zorundadırlar.
Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler. "Somut olayda davalıya ait araç sürücüsü, Bakırköy .... Mahallesinde, park halindeki ... plakalı araca çarpmış; daha sonra durmayarak olay yerini terk etmiştir.
İş bu durum karşı araç sürücüne ait ifade tutanağı ve bizzat davalının vermiş olduğu beyan dilekçesi ile sabittir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 81. maddesi uyarınca tarafların kaza yerinden ayrılmamaları gerekmektedir. Somut olayda buna riayet edilmemiş ve rücu şartları oluşmuştur.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4-f bendinde, "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" rücu şartının oluşacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu düzenlemeye göre müvekkilin; sürücünün olay yerini terk ettiğini, kaza tespit tutanağı, alkol raporu vb. belgelerin düzenlenmediğini ispat etmesi yeterli olacak ve bunun üzerine ispat yükü karşı tarafa geçecektir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4-f bendinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkı olduğu hususu düzenlenmiş olup, bu madde metninde, maddi yada bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında madde içeriğinde belirtilen ilgili belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu sebebi olarak kabul edilmiştir. Nitekim konuya ilişkin yerleşik BAM kararları da bu yöndedir.
Kaza nedeniyle 3.753,00-TL tazminat ödemesi gerçekleştirilmiştir. Müvekkil rücu hakkı kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkını kullanarak zarar sorumlusuna rücu etmektedir. Zarar gören araçta oluşan maddi hasar tazminatının rücuen tahsili için İstanbul .... İcra Müdürlüğü ....
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, ancak davalı haksız şekilde itirazda bulunduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya yapılan usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Dosyaya bilirkişi ... tarafından sunulan 08/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; ... minibüs sürücüs sürücüsü'nün olayda %100 (yüzde yüz) oranında tam kusurlu olduğu, ... plakalı otomobilin sürücüsü'nün olayda atfı kabil kusurunun olmadığı, .... plaka sayılı otomobilin onarım bedeli 3.638,55 TL(KDV hariç) veya 4.293,48 TL (KDV dahil) olduğu, tespit, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; huzurda görülen davada davacı sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada olay yerini terk ettiğinden bahisle, sözleşmeye dayalı olarak üçüncü kişiye ödediği hasar bedelinin rücuen tahsilini istemiştir.
Mahkememizce uyuşmazlığın çözümünün uzmanlık gerektirmesi nedeni ile bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan davalıya ait .... minibüs sürücüs sürücüsü'nün olayda %100 (yüzde yüz) oranında tam kusurlu olduğu, ... plakalı otomobilin sürücüsünün olayda atfı kabil kusurunun olmadığı, ... plaka sayılı otomobilin onarım bedeli 3.638,55 TL (KDV hariç) veya 4.293,48 TL (KDV dahil) olduğu belirtilmiştir.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır. Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Mororlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 29/01/2021 tanzim tarihlidir.
Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş olup söz konusu maddede sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir.
İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Söz konusu maddenin f bendinde "olay yerinin terk edilmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması" hali rücu şartlarından biri olarak sayılmıştır.
Dosya kapsamında davalıya ait araç şoförünün kaza sonrasında olay yerini terk ettiği anlaşılmakta olup rücu şartlarının oluştuğunun kabulü gerekir.
Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 3.753,00 TL asıl alacak üzerinden kabulü ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim .... · e-imzalı
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/79, K. 2024/225, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama