KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2024
- Esas no
- 2024/137 Esas
- Karar no
- 2024/416
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/02/2024
Karar Metni
1.080 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
K. YAZIM TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili ile davalı arasında Büyükçekmece .... Noterliğinin .... yevmiye numaralı, 17.06.2022 tarihli muvafakatname ile; " İstanbul ili, ....
İlçesi ... köyü, sınırları içerisinde bulunan komisyonun 5 nolu tutanağı ile 22-2104-2105-2106-25-24-23-22 nolu kordinatları ile yeni haritada .... parsel (tapu kayıtlarının değişmesi halinde dahi geçerli olmak üzere) numarasında kayıtlı bulunan tarla vasfındaki gayrimenkulün, 2 dönüm (2.000 m2) yüzölçümündeki kısmını 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkındaki kanun kapsamında akdi halefim olarak almak isteyen ...
T.C kimlik numuralı ... isimli kişinin almasına, bu hususta ilgili Milli Emlak Müdürlüğüne ve diğer resmi kurum ve kuruluşlara kendi adına müracaatta bulunmasına muvafakat ederim." tarzında muvafakatname düzenlemek suretiyle müvekkiline kendisine ait olmayan ve hatta hiçbir hakkı bulunmayan gayrimenkulü sattığını, bu satış işlemi için davalı müvekkilinden toplamda 100.000 TL peşin , her biri 12.500 TL olmak üzere 8 ayrı senet imzalanarak davalıya teslim edildiğini, bu senetlerden 05.07.2022 tanzim tarihli 12.500 TL bedelli senet, 05.08.2022 tanzim tarihli 12.500 TL bedelli senet, 05.10.2022 tanzim tarihli 12.500 TL bedelli senet,
05.11.2022 tanzim tarihli 12.500 bedelli senet olmak üzere 4 adet senedi müvekkilinin ödediğini ve senetleri elden teslim aldığınıi bu senetlerin şu anda müvekkilinde olduğunu, toplamda müvekkilinin davalı ...'a haksız olarak 150.000.00.-TL ödeme yaptığını beyanla davanın kabulü ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile,
öncelikle müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için, kötü niyetli olarak başlatılacak icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla senetlerin icraya verilmesi durumunda icra dosyasının durdurulmasına karar verilmesini, müvekkilinin 05.09.2022 tanzim tarihli 12.500 bedelli senet, 05.12.2022 tanzim tarihli 12.500 bedelli senet, 05.01.2023 tanzim tarihli 12.500 bedelli senet, 05.02.2023 tanzim tarihli 12.500 bedelli senetlerin iptaline karar verilmesini, bu senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini,
davalı taraf aleyhine bu senetlerin icraya verilmesi durumunda alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davacı tarafından ikâme edilen dava zorunlu arabuluculuk kapsamında olup, davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, davacı ... ve davalı müvekkil ... arasında akrabalık ilişkisi bulunduğunu, bu ilişkide adı geçen ... isimli kişinin ise müvekkilinin hak devrine muvafakat eden kişi olduğunu, müvekkili ile dava dışı ... arasında Kartal ...
Noterliği vasıtası ile düzenlenen muvafakatname evrakı kapsamında müvekkilinin söz konusu gayrimenkulde hak sahibi haline geldiğini, davacının söz konusu haktan 2 dönüme tekâbül eden kısmı davalı müvekkilinden talep etmiş ve müvekkilinin elde ettiği haktan 2 dönümlük kısmı müvekkilinden satın aldığını, söz konusu satış işleminden bir süre sonra davacı tarafından ödenmesi lazım gelen borcun ödenmediğini, taraflar arasında akrabalık ilişkisi bulunması sebebiyle borç icra takibine konu edilmediğini, davacı tarafından kötü niyetli bir şekilde huzurdaki davanın ikâme edildiğini,
davacının iddia ettiği gibi müvekkili tarafından hakkı olmadığı yerde satış işlemi gerçekleştirilmesi durumunun söz konusu olmadığını beyanla haksız davanın usul ve esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Her ne kadar alacak talepli iş bu dava mahkememizde ikame olunmuş ise de;
6100 sayılı HMK'nın 114/1. Md. de dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra 2.fıkrada "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." denilmiştir.
HMK'nun 115 nci maddesinde ise " (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme,dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
7155 sayılı Kanun'un 20. md ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A md ile bu Ka- nun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın öden- mesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş ol- ması dava şartı olarak belirtilmiş,Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülecek olan bazı davalarda,dava açılmadan önce arabulucuya baş vurulması dava şartı hâline getirilmiştir.
Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanu- nu'nun 18/A maddesi hükmünde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine ek- lemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden redde- dileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davacının menfi tespit talebiyle açtığı işbu davada; dava konusunun bir miktar paraya ilişkin olduğu, davacı tarafın dava açmadan önce arabulucuya başvurduğuna ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, ancak dava açtıktan sonra arabulucuya başvurarak buna ilişkin son tutanağı sunduğu anlaşılmış olmakla, 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanın noksan olduğu tespit edilmekle davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/137, K. 2024/416, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama