KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2024
- Esas No
- 2024/139 - Karar No:2024/338
- Dosya no
- 2024/139
- Karar no
- 2024/338
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/10/2023
- Numarası
- 2023/26 E-2023/701 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 29.04.2024
Karar Metni
2.276 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ....A.Ş vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; davalı .... Şirketinin yüklenicisi olduğu enerji iletim hattı tesisi işi kapsamındaki 1-119 numaralı direklerin alt montaj işlerinin yapımı hususunda müvekkili ile taşeron olan diğer davalı .... şirketi arasında sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin direklere malzeme taşınması için öncelikle yol çalışması yapılması gerekmesi, vatandaş arazisinden geçişler için izin alınması,
arazi kamulaştırmaları ve arazinin çoğunlukla orman niteliğinde bulunması nedenleriyle ancak 15.10.2011 tarihinde işe başlayabildiğini, 01.12.2011 tarihindeki yoğun kar yağışına kadar çalışıldığını, 03.05.2012 tarihinde hava koşullarının düzelmesiyle şantiyenin tekrar açıldığını ve özverili bir çalışmayla işin 09.12.2012 tarihinde bitirildiğini, sözleşmede iş bitiminin 30.08.2012 olarak belirlenmesine rağmen davalıların ancak 25.07.2012 tarihinde çalışma için gerekli izinleri alabildiklerini ve iş bitirilmesine rağmen müvekkilinin istihkaklarını ödemediklerini, 01.02.2013 tarihli ihtarnameye davalı ....
Şirketinin cevabi ihtarında işin 30.08.2012 tarihinde bitirilmemesi nedeniyle gecikme cezası kesileceği ve müvekkili tarafından bir kısım işçiliklerin yaptırıldığı dava dışı ...
Firmasına 197.609 TL borçlu olunduğundan bahisle 5 numaralı hakedişte 100.000 TL'nin bloke edildiğinin bildirildiğini, karşılıklı olarak ihtarnamelerin keşide edildiğini, halen müvekkilinin faturalardan kaynaklı 380.000 TL alacağının ödenmediğini, davalılarda 524.000 TL teminat senedi bulunduğunu, davalıların sözleşmeye aykırı davrandıklarını, eksik iş iddialarının iş sahibi ... tarafından işin kabul edilip teslim alınmasıyla ortaya çıktığını öne sürerek şimdilik 10.000 TL'nin ihtar tarihinden itibaren faiziyle birlikte müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini dava etmiş;
kısmi ıslah ile talebini 505.446,28 TL'ye artırarak davalı .... Şirketinden tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili özetle; müvekkiliyle davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı 09.12.2012 tarihinde işi tamamladığını iddia etmekle alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının imzaladığı gerek 05.09.2011 tarihli sözleşme, gerek ise 02.04.2012 tarihli ek sözleşme içeriği gereğince hava koşulları gereğince bir kısım işlerin yapılamadığına dair iddianın haklı olmadığını, ...'ın geçici kabul tutanağı ile davacının işi tamamlamadığının ortaya konduğunu ve 38.396,93 TL borçlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, 05.09.2011 tarihli sözleşmede işin bitim tarihinin 30.08.2012 olarak belirlendiğini, sözleşmede sürenin hesabında havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmadığı dönem ve resmi tatil günlerinin dikkate alındığı ile bu nedenlerle süre uzatımı verilmeyeceğinin düzenlendiğini, 02.04.2012 tarihli ek sözleşmede de ana sözleşmedeki hükümlerin aynen kabul edildiğini, ... tarafından düzenlenen geçici kabul tutanağında eksik işlerin belirlendiğini, davacının alacaklı olmayıp, 38.396,93 TL borçlu olduğunu,
sözleşme gereğince işçi ücretlerinin hakediş alacaklarına mahsuben işçilere ödeneceğini, davacı taşeronu ...'un başvurusu üzerine 191.038 TL işçilik borcu nedeniyle davacı hakedişinde 100.000 TL'nin bloke edildiğini ve bunun 99.348 TL'sinin 20.05.2014 tarihinde işçilere ödenerek davacı borcu olarak kaydedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince. "Yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 02/12/2022 tarih 2021/288 Esas 2022/1210 Karar sayılı kararda kabul edilen hususlar dikkate alınarak, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı yüklenici tarafından yapılan imalatla ilgili düzenlenen 4 hak edişin ihtirazi kayıtsız olarak imzalandığı, 5 ve 6 nolu hak edişlere ihtirazi kayıt konulduğu, davacının hak ediş alacağının 1.614.007,00 TL olduğu, geçici kabul eksiğinin 28.000,00 TL olduğu, ilk 4 hak edişin kesintiler yönünden tarafları bağlayıcı olduğu,
bilirkişi kurulu tarafından yapılan kesin hesaba göre davacının hak ediş alacağının 5 nolu hak edişteki ihtirazi kaydın sadece 100.000,00 TL'lik işçilik ödemesine ilişkin olması halinde 194.052,25 TL olduğu, sunulan 5 nolu hak edişe göre ihtirazi kaydın sadece ... ...'a olan işçilik borcu blokesi ile ilgili olduğu, bu şekilde 5 nolu hak edişteki işçilik ödemesi dışındaki kesintilerin taraflar için bağlayıcı hale geldiği, bu nedenle davacının kesin hesaba göre hak ediş alacağının 194.052,25 TL olduğu, ayrıca teminat kesintisi miktarının 159.931,20 TL olduğu,
sözleşmenin 24.9.c maddesine göre geçici kabulün yapılmış olması nedeniyle nakit teminat kesintisinin yarısının iade edilmesi gerektiği, ancak SGK ilişiksiz belgesi sunulmaması nedeniyle tamamının iade şartlarının oluşmadığı, bu şekilde iadesi gereken teminat kesintisi miktarının 79.715,60 TL olduğu, bu miktara 194.052,25 TL hak ediş alacağı eklendiğinde davacının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarının 273.767,85 TL olduğu, bu miktarın ödenmesinden davalı ... ...
A.Ş.'nin eser sözleşmesi kapsamında iş sahibi sıfatıyla sorumlu olduğu kanaatine varılmakla, davacının davalı ... ... A.Ş.'ye karşı açtığı davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... Enerji A.Ş. Yönünden yapılan değerlendirme sonucunda, alacağa dayanak eser sözleşmesinin davacı ile davalı ... ... A.Ş. Arasında akdedildiği, davacı ile ... Enerji A.Ş.
Arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, diğer davalı ile akdedilen sözleşmeden doğan alacağın üst iş sahibinden talep edilemeyeceği kanaatine varılmakla, davalı ... Enerji A.Ş.'ye karşı açılan davanın reddine" karar vermek gerektiği gerekçesiyle "1-a) Davalı ... ..
A.Ş.'ye karşı açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, 273.767,85 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, ...2-Davalı ... Enerji .. A.Ş.'ye karşı açılan davanın REDDİNE" karar vermiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. BAM kararı doğrultusunda kesin hesabın çıkarılması için bilirkişi heyetinden 12.04.2023 tarihli kök ve 11.06.2023 tarihli ek rapor alındığı, bu raporlar doğrultusunda davalı ....
Şirketine karşı açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, hükme esas alınan kök ve ek rapora itirazlarının giderilmediği, ek raporun kök raporun tekrarı mahiyetinde olduğu, kaldı ki, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ek raporda müvekkili şirketin 347.882,25 TL talep edebileceği belirtilmesine rağmen mahkemece raporda belirtilen miktarın da altında olmak üzere 273.767,85TL'ye hükmedildiği,
raporda gecikme nedeniyle alt yüklenici kesin hak edişinde müvekkili şirketten kesilen 99.536,35TL'lik gecikme cezasının yerinde olduğuna yönelik tespiti kabul etmedikleri, raporun aksine, yaşanan gecikmeden müvekkilinin sorumlu olmadığı, işe başlamak için öncelikle direklere malzeme götürülmesi, bunun içinde işin yapılacağı sahada yol çalışması yapılması gerektiği, yolun büyük bir kısmının orman niteliğinde olduğu, yine vatandaş arazisileri nedeniyle bazı izinlerin alınması, sorunun giderilmesi için yeniden proje yaptırılması ve kamulaştırma yapılması gerektiği, müvekkilinin kendi çabasıyla ancak 15.10.2011 tarihinde işe başlayabildiği,
01.12.2011 tarihindeki yoğun kar yağışına kadar durmaksızın devam ettiği, 03.05.2012 tarihinde hava koşullarının düzelmesiyle tekrar işe başladığı, büyük bir özveriyle 09.12.2012 tarihinde de taahhüt ettiği işi bitirdiği, Davalıların ise iş bitimi 30.08.2012 olarak belirlenmesine karşılık gerekli izinleri ancak 25.07.2012 tarihinde alabildikleri, bilirkişi raporunda bahsedilen gecikmelerin müvekkilinden kaynaklanmadığı, müvekkilinin davalı şirkete başvurarak, ...
Reg. ve HES su iletim kanalının cebri boru ve yükleme havuzunun ulaşım yolunun ‘4.500 – 5.500’ metre arasında dere geçitleri olmadığı ve arazinin balçık oluşundan dolayı ulaşım sağlanamadığından işi artık durdurmak zorunda kalındığını ve daha önce davalı şirketin şantiye şefine defalarca kez uyarılar yapıldığı halde herhangi bir çalışma yapılmadığını belirterek şartlar düzelene kadar çalışmaya ara verildiğini bildirdiği, yine davalı şirket tarafından başvurular gerektiği zamanda yapılmadığından ... tarafından süre uzatım alındığı,
bu nedenle de karara esas alınan bilirkişilerce müvekkil şirketten gecikme cezası kesilmesi gerektiği yönündeki tespitin yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 24. maddesinde "Hakedişlerden %10 nakit teminat kesintisi yapılacaktır. ....teminatın kesintinin yarısı geçici kabulün yapılmasını müteakip iade edilecektir.
Diğer yarısı ise SGK borcunun bulunmadığına dair SGK'dan alınacak ilişiksiz yazısını yükleniciye vermesini müteakip kesin hesap yapıldıktan sonra iade ..." edileceğinin kararlaştırıldığı, mahkemece geçici kabulün yapılmış olması nedeniyle teminatın yarısının iade edilmesi gerektiği, ancak SGK ilişiksiz belgesi sunulmaması nedeniyle teminatın iadesi şartlarının oluşmadığı, teminat kesintisinin 79.715,60 TL olduğuna ilişkin gerekçenin yerinde olmadığı, zira işin kesin kabulünün de ... yazısından belirtildiği gibi 21.12.2015 tarihinde yapıldığı,
anılan yazıdan da görüleceği üzere işin kesin kabulü 21.12.2015 tarihinde yapıldığı gözetilmeksizin teminatın %50'sinin iadesine karar verilmesinin doğru olmadığı, yine yerel mahkemece SGK ilişiksiz belgesi sunulmamış gibi teminatın yarısının iadesine karar verilmediği,
oysa sözleşmenin belirtilen maddesi gereğince kesin hesabın yapılabilmesi için SGK ilişkisiz belgesinin kesin hesaptan önce sunulması gerektiği, diğer bir deyişle SGK ilişiksiz belgesi sunulmamış olsaydı kesin hesabın yapılmamış olacağı, müvekkil şirketin dava konusu işin işçileriyle ilgili SGK Güvenlik Kurumu Artvin İl Müdürlüğüne sunduğu 18.12.2012 tarihli belgenin dosyaya sunulduğu, işin kesin kabulü de 21.12.2015 tarihinde yapılmış olduğundan teminatın %50'sinin iadesine karar verilmesinin hatalı olduğu,
teminatın yarısının değil tamamının iade edilmesi gerektiği, raporun "Sonuç ve Kanaat" başlıklı değerlendirmesinin 4. maddesinin A1 bölümünde yer alan davacı ihtirazı kaydının sadece 100.000 TL işçilik ödemesine ilişkin olduğuna dair kabulden yola çıkılarak yapılan 5 nolu hakedişteki alacağın 194.052,25 TL olduğu yönündeki tespiti kabul etmedikleri, ihtirazi kaydın sadece işçilik ödemesine ilişkin olduğundan bağımsız olarak tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonunda davacının davalı ... ...Şirketinden talep edebileceği tutarın 347.882,25 TL olduğu belirtilmişse de, müvekkilinin alacağının çok daha fazla olduğu,
ödeme listesinden de görüleceği üzere müvekkiline yapılan ödemeler toplamının 798.208,55 TL değil, 592.969,36TL olduğu, kesin hak ediş alacağının 347.882,25 TL olduğu yönündeki tespite katılmadıkları, diğer taraftan gerçekleşen kısmi ödemelerin de sözleşmede kararlaştırılan sürelerde yapılmadığı, müvekkilinin mağdur olduğu, yine karara esas bilirkişi raporundaki davalı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen 6 nolu hakedişteki işçi alacaklarına karşılık 99.348 TL'nin müvekkili hak edişinden kesilmesi gerektiği yönündeki tespiti kesinlikle kabul etmedikleri, müvekkilinin işçi alacaklarını işçilerin hesap numaralarına ödediği,
herhangi bir alacaklarının bulunmadığına dair işçilerden alınan imzalı belgelerin dosyaya sunulmadığı, kaldı ki, işçi alacakları konusunda müvekkiline bu zamana kadar resmi ya da gayri resmi bir başvuruda bulunulmadığı, davalı tarafça müvekkili alacağının ödenmemesi için işçilik alacağı adı altında haksız ve dayanaksız olarak bloke konulduğu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, her ne kadar müvekkil şirketin hak edişine 100.000 TL bloke konulmuşsa da, davalı tarafça müvekkil adına 48.762,36 TL ödeme yapıldığı,
mahkeme kararının aksine, 5 nolu hakedişte yer alan ihtirazı kaydın "Beş nolu hak ediş dokümanında yer alan ... ...'a olan işçilik borcu blokesi maddesinde yer alan 197.609,00TL böyle bir borcumun olmamasından dolayı bloke tutarını kabul etmiyorum." olarak yazıldığı, ihtirazi kayıtta yer alan ifadeden de görüleceği üzere, yapılan itiraz ... ...'a ait işçilik blokesi maddesinde yer alan 197.609 TL'ye ilişkin olduğu, ifadenin bu şekilde yer almasının davalının 5 nolu hak edişte ... ...'a ait işçilik kesintisi olarak bu miktarı belirtmesinden kaynaklandığı,
davalının daha sonra düzenlediği 6 nolu hak edişte bu kez aynı işçi ... ... adına 100.000 TL işçilik alacağı kesintisi uyguladığı, müvekkilinin 6 nolu hak edişi de ihtirazi kayıtla imzaladığı, 5 nolu ve 6 nolu hak edişlerdeki ihtirazi kayıtların ... ... adına kesilen işçilik alacaklarına ilişkin olduğu nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan ek raporda “Davacının gecikme cezasının kendisinden kaynaklı olmadığı hususunun doğru olmadığı, teminatın iadesi bakımından iş bitiminin tarafların kabulünde olduğu, davacının ticari defterlerinde yer almayan kesintilerin mahsup edilemeyeceği, işçilik alacaklarının işçilere ödendiğine ilişkin belge bulunmadığı, 5 nolu hak edişte yalnızca işçilik alacaklarına ilişkin konulan ihtirazı kayıt dışındaki kesintilerin davacının kabulünde olduğunun değerlendirildiği, anılan çerçevede iki ayrı hesaplama yapıldığı” nın belirtildiği,
ancak bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin ve kararın belirttikleri bölümlerinin hukuka, yasaya, sözleşmelere ve dosya kapsamına aykırı olduğu, sözleşmede geçici kabul ile teminatın %50’sinin iade edileceğinin kararlaştırıldığı, bunun için geçici kabulün tam ve eksiksiz yapılması gerektiği, 04.10.2013 tarihinde ... tarafından yapılan geçici kabule ilişkin tutanakta görülen eksikliklerin belirlendiği, kesin kabule dek tamamlanması kaydı ile geçici kabul yapıldığı, davacının geçici kabul sonrası eksikliklerin giderilmesi için herhangi bir çalışma yapmadığı,
kabul etmemekle beraber, teminat iade edilecekse, müvekkili tarafından geçici kabul eksikliklerinin giderilmesi için 3. kişiye yaptırılan imalat bedeli 53.100 TL ödemenin mahsup edilmemesinin de hatalı olduğu, bilirkişi raporunda işçiler yerine vekalet ile ...’e yapılan ödemenin geçerliliği olmadığının açıklandığı, oysa şantiyede çalışan işçilerin, ...'a işçilik alacaklarının ödenmediği için yaptıkları şikayet üzerine 19 işçi adına ekip şefi ...’e 99.348 TL bakiye işçilik ödemesi yapıldığı, vekaletnamenin kişi nam ve hesabına iş ve işlem tesis etmek için düzenlendiği,
vekaleten ...'e yapılan ödemenin işçilere yapılmış sayılması gerektiği, hak edişteki işçilik alacağının, ekip şefine yapılan ödemenin 100.000 TL ile ilgili olduğunun kararda değerlendirmesinin yerinde olduğu, yine 5 ve 6 numaralı hakedişlerdeki kesintilere ilişki ödemelerin, kaşe ve yetkilisinin imzasıyla verilen davacı talimat ve talepleri üzerine yapıldığı, talimatların dosyaya sunulduğu, mahkemece davacı ticari defterlerinde bulunmadığı gerekçesiyle yapılan ödemelerin yok sayılmasının doğru olmadığı,
öte yandan bilirkişi raporunda işçilik kesintilerine ilişkin itiraz dışında yer alana kesintilerin davacının kabulünde olduğunun değerlendirildiğine dair tespit de bulunulduğu, bu itibarla kabul etmemekle birlikte, 5 numaralı hakedişteki kesintilerin mahsup edilmesi gerektiği, sonuç itibariyle "Davacı ihtirazı kaydının sadece 100.000 TL işçilik ödemesine olduğuna, ilk dört hak edişin itirazi kayıtsız, diğer hak edişlerin ise kısmi itirazlı olduğu,
diğer uyuşmazlık kalemlerinin davacı tarafından ispat edilemediği davalı delillerinin rapora ve hükme esas alınabilir vasıfta olduğuna bağlı olarak KDV tevkifatından sonra bakiye kesin hesap alacağının çok daha düşük olmasına rağmen-biz kabul etmemekle birlike en aleyhe kabulle - KDV dahil 194.052,25 TL olduğu şeklindeki tespitin hükme esas alınması GEREKİRKEN 273.767.85 tl gibi DAHA YÜKSEK BİR BEDELLE DAVANIN KISMEN KABUL EDİLMESİ" nin yerinde olmadığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ile davalı .... Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, HMK 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı .... Şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2024/139, K. 2024/338, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama