KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2024
- Esas no
- 2024/450
- Karar no
- 2024/655
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 17/05/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 09/07/2024
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekilinin, Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 17/05/2024 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde. Müvekkilinin .... İNŞAAAT NAKLİYAT GIDA PVC SAN. VE TİC. LTD.
ŞTİ. isimli şirketin ortağı olduğunu, şirketin İstanbul'da .... ticaret sicil numarası ile 13.09.2006 tarihinde tescil edildiğini, şirketin tasfiye dışında kalmış bir adet gayrimenkulü bulunup mevcut pasiflerinde ise her hangi bir borç bulunmadığını, söz konusu şirket terkin edildiğinden dolayı pay sahipleri taşınmaz üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunamadığını, müvekkilinin ortağı bulunduğu şirketin uhdesinde tasfiyesi yapılmamış taşınmazın bulunması sebebiyle bahse konu şirketin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı sicil müdürlüğü vekilinin 06/06/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuruna usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın bu davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
HMK'nın 320/1.maddesi hükmü gözönüne alınarak taraflar duruşmaya davet edilmeyerek dosya üzerinden karar verilmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava, hukukî niteliği itibariyle;6102 sayılı TTK'nın 545 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış şirketin ihyası ile ticaret siciline tescili davasıdır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde; ... nosunda kayıtlı ...'nin son tescilini 31/08/2022 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin ise 31/08/2022 tarihinde tescil edildiği ve sicil kaydının terkin edildiği, genel kurul kararı ile şirkete tasfiye memuru olarak davacının seçildiği görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin Esenler / İstanbul olduğu, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, incelenen mahkeme dosyası, ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde ;TTK'nun 543'ncü maddesi uyarınca, tasfiye halinde bulunan şirketin tasfiyesinin kapanması ve terkin işlemlerinin yapılabilmesi için tüm borçlarının tasfiye edilmiş olması, TTK'nun 545'nci maddesine göre yapılan sicilden terkin işleminin hukuka uygun bir terkin işlemi sayılabilmesi için tasfiyenin de usulüne uygun olarak sona erdirilmiş olması gerekmektedir.
Anonim şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesiyle sona erer. Ancak tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise , tüzel kişilik ticaret sicilden silinmiş olsa bile anonim şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği kabul edilemez.
Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda bir hukuki işlemdir. Bu karar ve işlemin hataya dayanması halinde gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez.
Hata veya kasta dayalı şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasını, gerek o işlemi gerçekleştirenler, gerekse bundan zarar görenler isteyebilirler, ayrıca tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı olan kişinin yapılan ilanlara rağmen alacağını yazdırmaması alacağın düşmesini gerektirmez.
Somut uyuşmazlıkta; ihyası talep edilen şirkete ait taşınmazın bulunduğu,tasfiyenin tamamlanmadığı anlaşıldığından davacının, davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu,ihyası talep edilen şirketin tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği, tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirkete ait taşınmazın satışının yapılarak tasfiyenin tamamlanması için şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca davalı olan ...'ın şirketin tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/450, K. 2024/655, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama