KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/470 Esas
- Karar no
- 2024/537
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/05/2024
- Karar yazım tarihi
- 31/05/2024
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile Davalı borçlu tarafın müvekkili ile mevcut ticari ilişkiyi kabul ettiğini ancak borcu ödediğini iddia ettiğini, ödeme iddiasında bulunan davalı-borçlunun ödeme olgusunu ispat etmesi gerektiğini, davalının ikrar ettiği ticari ilişki sebebiyle düzenlenen fatura ödenmediğinden Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... Esas Sayılı dosyası ile yapılan icra takibine itiraz sebebiyle de işbu itirazın iptali davasının açıldığını, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı olmak üzere, itirazın iptali ile itirazında haksız olan davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
:Dava, icra takibine itirazın iptali davasıdır.
6102. Sayılı yasanın 16. Maddesinde, "ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar tacir sayılır" düzenlenmiştir.
Aynı yasının ticari işletme başlıklı 11/1. Maddesinde, "ticari işletme, esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmedir".
"....TTK'nın 16/2 maddesi uyarınca devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya komu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler , kendileri tacir sayılamayacağından davalı belediyenin tacir olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır. Davalı Belediyenin yasa gereği tacir sıfatı bulunmadığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Silivri .... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE.." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu itibari ile mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp, mahkememizce davanın görülebilmesi için davanın nispi ticari dava niteliğinde olması gerekmektedir. Yukarı da bahsi geçen yasal düzenlemelerden de anlaşıldığı üzere, tüzel kişiliğin veya bir oluşumun tacir sayılabilmesi için, öncelikle TTK kapsamında kurulmuş ticari şirket olması gerekir.
Ticari şirketin ayrıca gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetinin bulunması ve bu faaliyetini devamlı bir şekilde icra etmesi ve bağımsız şekilde yürütmesi gerekir. Davada, davalı sıfatı ile derdeğin, TTK'nın 11. Maddesinde belirtildiği gibi gelir sağlamayı hedefleyen bir işletmesi bulunmamaktadır.
Ayrıca davalı derneğin TTK.nın 16 ve devamı maddeleri gereğince ticari şirket vasfında olmadığı, tacir sıfatını taşımadığı gibi taraflar arasındaki anlaşmalık faturadan kaynaklı olduğundan mutlak ticari davalardan olmadığından mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/470, K. 2024/537, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama