KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2018
- Esas no
- 2015/721
- Karar no
- 2018/1035
- Dava
- İflas (İflasın Ertelenmesi
- Dava tarihi
- 02/11/2015
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/11/2018
Karar Metni
1.472 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İflas (İflasın Ertelenmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili şirketin “....” markasını oluşturarak uzun yıllardır faaliyetini sürdürdüğünü, şirketin üç ortaklı olup 11.000.000,00 TL sermayesinin tamamının ödendiğini, son yıllarda ülke coğrafyasında yaşanan olaylar, seçim süreci, ülke ekonomisindeki durgunluk ve belirsizlik ve bu durumun nakit akışındaki etkileri, yabancı paraların TL karşısındaki yükselişleri, zarar eden mağazaların mevcut kira sözleşmeleri nedeniyle kapatılamaması nedenleri ile ekonomik yönden etkilendiği ve borca batık hale geldiğini, batıklık miktarının kaydi değerlere göre 3.446.359,45 TL, rayiç değerlere göre ise 3.908.445,88 TL olduğunu,
ancak sunulan iyileştirme projesi kapsamında alınacak ve uygulanacak önlemlerle borca batıklıktan kurtulabileceğini ileri sürerek ihtiyati tedbir ile müvekkili şirketin borca batıklığının tespiti ile iflasının bir yıl süre ile ertelenmesine karar verilmesini istemiştir.
Dava hasımsız olduğu, ancak bir kısım alacaklılar tarafından müdahale talebinde bulunulmuştur.
Dava, İİK 179/a maddesine dayalı iflasın ertelenmesi davasıdır.
Davanın açılmasından sonra mahkememizce gerekli önlemler ihtiyati tedbir kararı ile alınmış ve davacı şirkete kayyım atanmıştır.
Her ne kadar iflasın ertelenmesine ilişkin hukuki düzenleme sonradan yürürlükten kaldırılmış ise de iflasın ertelenmesine ilişkin düzenlemeyi ilga eden kanun gereğince "ilga tarihinden önce açılan davalar ilga edilen hükümlere göre görülmeye devam edilir" hükmü gereğince yargılama sürdürülmüştür.
Bilindiği üzere iflasın ertelenmesi İİK'nın ilga 179 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. İflasın ertelenmesine karar verme yetkisi ilgili şirketin muamele merkezi olup, bu yetki kesin yetkidir. Mahkememizce önce yetki durumu saptanmış ve muamele merkezine göre mahkememizin yetkili olduğu saptanmıştır. Usulen gerekli iflâsın ertelenmesi talebine ilişkin ilanları yapılmış, davacıdan alacaklı olanlar davaya müdahale etmişlerdir. Kanun gereği iflas avansı depo ettirilmiştir.
Diğer yandan bir şirketin mali durumunun iyileştirilmesi ümidi, iflasın ertelenmesinin zorunlu koşuludur. (İİK 179 m, TTK 324 m.) Ekonomik açıdan iyileştirme kavramı, bir işletmenin içinde bulunduğu likit (nakit) yoksunluğu, zarar bilançosu hali veya borca batıklık halini bertaraf etmek ve aynı zamanda işletmenin karlılığını tekrar kazandırmak amacına yönelik, gerekli tüm yapısal ve mali tedbirlerin alınmasını ifade eder.
Kanun, iflasın ertelenmesi için şirketin mali durumunun iyileştirilmesi ümidinin bulunmasını aramıştır (İİK m.179). Yani şirket borca batık olmasına rağmen bu durumun bertaraf edilmesi ve şirketin normal faaliyetine devam edebilmesi ihtimalinin yüksek olduğu konusunda objektif gerekçelere dayalı kanaatin oluşması gerekir. İflasın ertelenmesine karar verilebilmesinin ilk koşulu borca batıklığın olmasıdır. Borca batıklık ise borçların aktifinden fazla olması halidir.
Davacı şirketin borca batık olup olmadığı ve sunulan iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişiler tarafından sunulan 02/09/2016 tarihli raporda şirket aktiflerinin rayiç değerlere göre kıymetlendirilmesi karşısında, şirketin 11.000.000,00 TL olan sermayesini kaybettiği ve şirket adına kayıtlı taşınmazların rayiç değerleri tespit edilmeden rayiç değerlere göre öz varlığının -5.726.701,53TL olarak borca batık olduğu, davacı şirket tarafından sunulan iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı bulunmadığı tespitle bildirilmiştir.
Alınan borca batıklık raporunda davacı şirket adına kayıtlı taşınmazların rayiç değerleri dikkate alınmadığından bu hususta rapor alınması yoluna gidilmiştir.
Bilirkişi raporunun tebliği üzerine davacı vekili revize iyileştirme projesi sunmuş ve bu proje ile ayrıca sermaye artışı öngördüklerini bildirmiştir. Bunun üzerine aynı bilirkişi kurulundan davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik beyanları ve revize iyileştirme projesi de incelenmek suretiyle davacının iflas erteleme talebi hakkında ek rapor tanzim etmeleri istenmiştir.
17/10/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda " Davacı şirkette geçen 21 aylık sürede karlı bir sürece geçilemediği, 3,2 milyon sermaye artışına rağmen davacı şirketin gözlenen borca batıklıktaki artışının nedeninin geçirilen yangın olduğu, davacı şirketin satış ve karlıktaki hedeflerindeki sapmalar dikkate alınarak hazırlandığı anlaşılan revize iyileştirme projesindeki en önemli önlemin sermaye artışı olduğu, sermaye artışının 2017 ve 2018 yıllarında hedeflenmesi halinde projenin inandırıcılığının artacağını, böylece ciddi ve inandırıcı bir proje sunulması koşulunun da gerçekleştiği" bildirilmiştir.
Diğer yandan mevcut durum itibariyle olağanüstü hal uygulama dönemine gelen duruşma safahatında meri mevzuat gereğince iflas erteleme kararı verilememiş; şirketin mevcut durumu ve bilirkişi raporu doğrultusunda yargılama sürdürülmüştür.
Yine bu dönemde mevcut KHK gereğince şirket yönetici ve ortaklarının FETÖ/PDY ile ilgi ve iltisakları bulunup bulunmadığının tespiti için gerekli yazışmalar yapılmış; alınan cevabi yazılardan bu hususta şirket yöneticileri ve ortakları hakkında bir soruşturma bulunmadığı saptanmıştır.
Yargılamanın devamında atanan kayyımlarca sunulan son dönem raporlunda davacı şirketin projede öngörülen tedbirlerle birlikte borca batıklıktan kurtulma ihtimalinin bulunduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi raporları, kayyım raporları ve tüm dosya kapsamından borca batık olduğu saptanan davacı şirketin sunduğu iyileştirme ve revize iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu, revize iyileştirme projesi ile öngörülen sermaye artışının davacı şirketin borca batıklık miktarına olumlu katkı yaptığı; davacı şirketin borca batıklıktan kurtulma yolunda iyi niyetli kabul edilebileceği, iflasının ertelenmesinin davacı şirket ve alacaklılar yönünden fayda sağlayacağı; davacı şirketin bir kısım alacaklıların alacaklarını ödediği, bir kısmı ile protokoller imzaladığı, şirketin faaliyetlerine devam ettiği saptanmıştır.
Diğer yandan davacı şirketin davanın açılmasından sonra geçirdiği yangına rağmen faaliyetlerine iyi yönde devam etmekte olması, borçlarını ödemedeki performansı, öngörülen sermaye artışının büyük bölümünün gerçekleştirmiş olması, borca batıklık miktarındaki azalma dikkate alındığında davacı şirketin iyileştirme projesinin inandırıcı olduğu sonucuna varılmıştır.
Hal böyle olunca davacı şirket yönünden iflasın ertelenmesi koşullarının sağlandığı, dava safahatında geçin süre de dikkate alınarak davacı şirketin iflasının bir yıl süre ile ertelenmesinin yeterli olacağı sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
TASHİH ŞERHİ
İş bu kararın hüküm fıkrasında davacı şirketin "...." olarak belirtilen sicil numarasının maddi hata sonucu yazıldığından davacı şirketin sicil numarasının "...." olarak HMK 304. maddesi gereğince tashihine oy birliği ile karar verilmiştir.13/11/2018
Başkan .... Üye .... Üye ... Katip .... E-imzalıdır. E-imzalıdır. E-imzalıdır. E-imzalıdır.
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/721, K. 2018/1035, 7 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama