KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2019
- Esas no
- 2018/252
- Karar no
- 2019/392
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/03/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 30/04/2019
Karar Metni
1.296 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP.
Müvekkili ile davalı arasında 10/05/2017 tarihinde reklam sözleşmesi imzalandığını ve sözleşme doğrultusunda davalıya ait ....markalarının reklam çalışmaları müvekkili tarafından yürütüldüğünü, hazırlanan bant, spot vb. Türdeki reklamların pek çok TV kanalında yayınlandığını, ancak davalının müvekkilinin çalışmaları karşılığında ödemesi gereken fatura bedellerini gecikmeli şekilde ödediğini, son olarak müvekkili tarafından kesilen ''Avrupa Kanalları ve Haber Kanalları Planlama'' hizmetine karşılık 28/06/2017 tarihli 3.776 TL tutarlı fatura ve ''....'' hizmetine karşılık 31/05/2017 tarihli,
55.319,44 TL tutarlı fatura alacaklarına karşılık 30/10/2017 tarihli 26.750 TL bedelli çek vererek kısmi ödeme yaptığını, faturalardan bakiye kalan kısmı ise vadesi geçmesine rağmen ödemediğini, ilerleyen süreçte bakiye borç hakkında davalıyla yapılan görüşmeler sonucu 26.845,44 TL borç miktarı üzerinde anlaşıldığını, ancak söz konusu miktarın yine ödenmediğini, alacağın tahsili için Bakırköy ... İcra Dairesinin ....
E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP.
Dava dilekçesinde bahsi geçen mutabakat metninin müvekkili şirket yetkilisi tarafından düzenlenmediğini, mutabakat metni üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, bu sebeple borcun müvekkili tarafından hiçbir zaman kabul edilmediğini, davacının sunduğunu iddia ettiği hizmeti tam ve gereği gibi sunmadığını, dolayısıyla sözleşmede kendi üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, karşı tarafın edimini ifa etmedikçe müvekkilinin ifa etmesinin beklenemeyeceğini, gelinen aşamada davacı tarafın sunmadığı bir hizmetin karşılığını talep ettiğini,
ortada karşılığı verilecek bir hizmet olmadığı gibi davacının davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının haksız kazanç sağlama amacıyla ve kötü niyetle hareket ettiğini, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, reklam hizmeti sözleşmesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.
12/10/2018 tarihli Bilirkişi Raporunda;
Taraflar arasında akdedilmiş bir ''Reklam Sözleşmesi'' mevcut olduğu, bu sözleşmeye göre davalı şirketin reklamlarının Ulusal Türk kanallarında, belirlenen şartlar, süre ve şekilde gösterileceği, sunulan bu hizmetin karşılığında belirlenen ücretin, davalı şirket tarafından davacı şirkete ödeneceği hususları tespit edilmiş bulunmaktadır.
Davacının kayıtlarına göre, davacı şirket, davalı şirkete 18/05/2017 tarih, 31/05/2017 tarih ve 28/06/2017 tarihli üç adet fatura ile KDV dahil toplam 61.455,44 TL'lik hizmet sattığı,
Davalı tarafından, davacıya gönderilen 2.360,00 TL'lik havale bedeli, davacı tarafından açılış ve kapanışını yasal süresinde yaptırdığı ticari defterlerine 23/06/2017 tarihinde kayıt ederek, davalının borcundan düştüğü,
Yine, davalı tarafından, davacıya gönderilen, 25/05/2015 tarih ve .... seri numaralı ve toplam tutarı 5.500,00 TL olan iade faturasının, davacı tarafından ticari defterlerine 28/06/2017 tarihinde kayıt ederek davalının borcundan düştüğü,
Ayrıca, dava dosyasına sunulan çekin 26.750,00 TL'lik bedelinin davacı tarafından ticari defterlerine 25/07/2017 tarihinde kayıt ederek davalının borcundan düştüğü anlaşılmaktadır.
Buna göre davacının hizmet faturalarından kalan alacak farkının (61.455,44-2.360,00+5.500,00+26.750,00)=26.845,00 TL olması gerekir.
Bu hesaplama davacının alacak bakiyesinin 26.845,00 TL olduğu aynen görülmektedir.
Diğer taraftan, davacı defterlerine göre davalıdan olan 26.845,00 TL alacağını, 2017 yıl sonunda 31/12/2017 tarih ve ... nolu yevmiye kaydı ile 2018 yılında davalıdan alacak tekrar alacak kaydetmek üzere kapattığı, ayrıca ''bir işletmenin para, değerli kağıtlar, taşınır ve taşınmaz mal varlıklarıyla alacaklarını ve borçlarını oluşturan bütün öğeleri miktarları ve değerleriyle ayrıntılı olarak gösterme işlemlerinin'' kaydedilmesi gereken 2017 tılı envanter defterine kaydettiği ve buna göre de, 2017 ayrıntılı bilançosunda da davalıdan bu miktarın alacak görünmekte olduğu tespit edilmiştir.
Yine ayrıca, söz konusu faturalara, davalı şirket tarafından 6102 sayılı TTK'nın 21. Maddesinde sürede itiraz edilmediği ve satışa konu hizmetin, 6102 sayılı TTK'nın 18/1-c maddesindeki sürede içerisinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı,
Sadece davalı tarafından, davacıya gönderilen, 25/05/2015 tarih ve .... seri numaralı ve toplam tutarı 5.500,00 TL olan iade faturasının üç fatura tutarının sadece 5.500,00 T kısmına itiraz ettiği bununda yukarıda açıklandığı üzere, davacı tarafından dikkate alınarak davalının borcundan düşüldüğü görülmekte olup, dolayısı ile dolaylı bir şekilde de olsa söz konusu borcun, davalı tarafından zımmende olsa kabul anlamına gelebileceğini düşünmekteyiz.
Sonuç;
Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, tarafların beyanları, takip dosyası, deliller ve davacı tarafın ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda;
Taraflar arasında akdedilmiş bir ''Reklam Sözleşmesi'' mevcut olduğu,
Davacının kayıtlarına göre, üç adet fatura ile davalıya, KDV dahil toplam 61.455,44 TL'lik hizmet sattığı,
Davalı tarafından, davacıya gönderilen 2.360,00 TL'lik söz konusu havale bedelinin, davalının borcundan düşüldüğü,
Yine, davalı tarafından, davacıya gönderilen, 5.500,00 TL olan iade faturasının davalının borcundan düşüldüğü,
Dava dosyasına sunulan çekin 26.750,00 TL'lik bedelinin davacı tarafından davalının borcundan düşüldüğü,
Buna göre davacının hizmet faturalarından kalan alacak farkının (61.455,44-2.360,00+5.500,00+26.750,00)=26.845,00 TL olması gerektiği,
Bu hesaplama davacının alacak bakiyesinin 26.845,00 TL olduğu aynen görüldüğü,
Diğer taraftan, davacı defterlerine göre davalıdan olan 26.845,00 TL alacağını, 2017 yıl sonunda, 2018 yılında davalıdan alacak tekrar alacak kaydetmek üzere kaydedildiği ve ayrıca, 2017 yılı envanter defterine kayıt edildiği, bu durumun 2017 davacı ayıntılı bilançosunda da görüldüğü,
Yine ayrıca, söz konusu faturalara, davalı şirket tarafından 6102 sayılı TTK'nın 21. Maddesinde sürede itiraz edilmediği ve satışa konu hizmetin, 6102 sayılı TTK'nın 18/1-c maddesindeki sürede içerisinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı,
Buna göre Bakırköy ... İcra Dairesinin .... E. Sayılı takip dosyasının borç durumunun 19/01/2018 takip tarihi itibari ile asıl alacak yönünden 26.845,00 TL olduğu,
Diğer bir söylemle davacı takip alacaklısı şirketin, davalı takip borçlusu şirketten Bakırköy ... İcra Dairesinin .... E. Sayılı takip dosyasından dolayı talep edebileceği alacak miktarının asıl alacak olarak 26.845,00 TL olduğu,
Davacının talep ettiği likit ve belirebilir durumdaki alacakla ilgili icra inkar tazminatı değerlendirme yetkisinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Şeklinde rapor tanzim edilmekle ;
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında akdedilen ve davacının kabulünde olan reklam sözleşmesi ve comet reklam raporu uyarınca reklam sözleşmesinde program adlarının genel olarak tanımlandığı buna göre davacı yanca sunulan reklam raporu ile reklam sözleşmesinini uyumlu kabul edildiği ;
Davalı taraf her ne kadar mutabakat metnindeki imzayı inkar etmiş ve de imza incelemesine gidilmemiş ise de; davalı yan davacının edimini gereği gibi yerini getirmediğini iddia ile davacı tarafça düzenlenen faturalara itiraz etmediği, reklam raporunu inkar etmediği,bu sebeple imza incelemesine de gerek görülmediği,
Davalı yan ticari defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemiş yalnızca davacı yan ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu
Davacının kayıtlarına göre, üç adet fatura ile davalıya, KDV dahil toplam 61.455,44 TL'lik hizmet sattığı,
Davalı tarafından, davacıya gönderilen 2.360,00 TL'lik söz konusu havale bedelinin, davalının borcundan düşüldüğü,
Yine, davalı tarafından, davacıya gönderilen, 5.500,00 TL olan iade faturasının davalının borcundan düşüldüğü,
Dava dosyasına sunulan çekin 26.750,00 TL'lik bedelinin davacı tarafından davalının borcundan düşüldüğü,
Buna göre davacının hizmet faturalarından kalan alacak farkının (61.455,44-2.360,00+5.500,00+26.750,00)=26.845,00 TL olması gerektiği,
Bilirkişi raporu doğrultusunda da ;davacının alacak bakiyesinin 26.845,00 TL olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/252, K. 2019/392, 1 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama