KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2019
- Esas no
- 2018/1209 Esas
- Karar no
- 2019/1046
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/12/2018
- Kararın yazıldığı tarih
- 03/10/2019
Karar Metni
937 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş 06/12/2018 olduğu tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ait Sakarya ili Sapanca ilçesi .... Mahallesinde kain ..... nolu parsel üzerinde kaba inşaat yapım işini taraflar arasında düzenlenen 30/11/2016 tarihli sözleşme ile üstlendiğini, bilahare inşaatla ilgili ince işçilik işinin de yapıldığını, yapılan iş karşılığında düzenlenen hak edişler kapsamında fatura düzenleyerek davalı tarafa gönderildiğini, ödenmeyen cari hesaba dayalı 1.086.054,85-TL asıl alacak üzerinden icra takibi yaptıklarını, faizli bakiye olarak toplam 1.088.197,20-TL alacakla ilgili icra takibine yönelik davalı tarafın haksız itirazının iptaliyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın icra takip dosyasında talep etmiş olduğu alacak miktarı kadar alacağı bulunmadığını, bu nedenlerle alacağın tamamına itiraz ettikten sonra ve davanın açılmasından daha sonra icra dosyasına 445.985,90-TL asıl alacak ve ferilerinin ödendiğini, yapılan ödeme kapsamında davacı tarafa herhangi bir borçları bulunmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine ve müvekkili şirket lehine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... takip sayılı dosyasının celp ve tetkikinde davacı tarafından davalı şirket aleyhine faizli bakiye olmak üzere toplam 1.088.197,20-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalı tarafın süresinde borcun tamamına itiraz ettiği, bilahare itirazın iptali davası açıldıktan sonra 09/01/2019 tarihinde borcun bir kısmı kabul edilerek 445.985,90-TL + fer'ileri icra dosyasına ödenmiştir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlar ve tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonunda bilirkişi ..... düzenlemiş olduğu 13/09/2019 tarihli raporunda "tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, icra takip tarihi itibariyle davalının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya toplam 740.804,63-TL borcu bulunduğunu, davacının kendi kayıtlarına göre davalıdan icra takip tarihi itibariyle 1.772.889,97-TL alacağı bulunduğu,
ancak takip tarihinden sonra düzenlenen fatura ve ödemeler kapsamında tarafların ticari defterlerinde yer alan alacak farklılığının davalı tarafından 07/09/2016 tarihinde 100.000-USD olarak ödenene ve TL karşılığı olan 292.000-TL ile davalının kayıtlarında yer almayan 70.740,06-TL olmak üzere toplam 362.740,06-TL'den kaynaklandığını" teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitlere göre davalının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davacı tarafa 740.804,63-TL borcu bulunduğu, söz konusu borca 07/09/2016 tarihinde banka havalesiyle gönderilen 100.000-USD karşılığı 292.000-TL'nin ilave edilmesi sonucunda bizzat davalının kendi kayıtlarına göre davacı tarafa 740.804,63-TL + 292.000-TL = 1.032.804,63-TL borcu olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Her ne kadar davalı taraf 07/09/2019 tarihinde ...... Bankası aracılığıyla davacı tarafa gönderilen 100.000-USD (TL karşılığı 292.000-TL) belirlenen borçtan mahsup edilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de, banka dekontunun incelenmesinde söz konusu paranın ruhsatlandırma danışmanlık bedeli olarak gönderildiğinin açıkça yazıldığı, ayrıca söz konusu paranın sözleşmenin imzalandığı tarihten daha önce gönderildiği, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede işin bedelinin TL olarak belirlendiği, bu bağlamda 100.000-USD'nin taraflar arasındaki sözleşmeye göre ve dava konusu alacağa mahsuben gönderilmediği mahkememizce kabul edilmiştir.
Bilirkişi tarafından raporda belirtilen 70.740,06-TL faturanın da 12/12/2018 tarihinde düzenlendiği, dolayısıyla söz konusu faturanın icra takibinin yapıldığı, 09/10/2018 tarihinden sonra düzenlendiği dikkate alınarak alacaktan mahsup edilemeyeceği ve alacağın belirlenmesinde dikkate alınmaması gerektiği mahkememizce değerlendirilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacının üstlendiği işle ilgili düzenlenen hak edişlere bağlı faturalara dayalı cari hesaptan dolayı davacı tarafın davalının kendi ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle 740.804,63-TL alacağı bulunduğu, ayrıca davalı taraf 100.000-USD karşılığı olan 292.000-TL'nin de toplam alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini iddia etmekle birlikte söz konusu ödemenin yukarıda bahsedilen gerekçelerle dava konusu yapılan iş ve alacakla ilgisi bulunmadığı,
bu bağlamda söz konusu ödemenin toplam alacaktan mahsup edilmeyerek davacı tarafın davalıdan, davalının ticari defterlerine göre HMK 222.maddesi kapsamında takip tarihi itibariyle 740.804,63-TL + 292.000-TL = 1.032.804,63-TL alacağı bulunduğu,
bu nedenlerle icra takibinin belirtilen miktar üzerinden devamına, davalı tarafın borcun tamamına itiraz etmiş olması ve dava tarihinden sonra yapmış olduğu ödeme dikkate alınmaksızın ve likit olan alacağa yapılan itiraz nedeniyle davacı lehine hükmedilen alacağın %20'si üzerinden icra inkar tazminatına, davanın reddedilen kısmı yönünden davalı tarafın kötü niyet tazminat isteminin koşulları oluşmaması nedeniyle reddine, dava açıldıktan sonra icra dosyasına yapılan ödemenin ise infaz aşamasında İcra Müdürlüğü tarafından değerlendirilmesine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1209, K. 2019/1046, 2 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama