KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2019
- Esas no
- 2019/679 Esas
- Karar no
- 2019/1350
- Dava
- Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/07/2019
- Karar yazım tarihi
- 19/12/2019
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle :Davalının vekalet görevi nedeniyle müvekkiline verdiği zararların tazminine ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davalının avukatlık kanunun ve meslek kurallarını yerine getirmediği ve gider avansından bakiye kalan para hakkında bilgi ve bakiyenin iade istemli noter ihtarnamesine rağmen bilgi vermediği ve gider avansından bakiye kalan parayı iade etmediğini, müvekkilinin adi ortaklık oluşturularak yapmış olduğu inşaatlarla ilgili olarak kat irtifakı ve yönetim planının tesisi için davalıya vekalet verdiğini, davalı tarafından yanlış bilgilendirilip kazanılmayacak davaların açıldığını,
bu kapsamda avukatlık kanunu ve avukatlık meslek kurallarını ihlal ederek gider avansının bakiye kısmı ile ilgili bilgi vermediği gibi bakiyeyi de iade etmediğini, ileri sürerek 52.505,44TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davanın açıldığı Tüketici Mahkemesince işlemin ticari iş olduğu nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Tacir olmaması nedeniyle görevin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğunu, açılan davada herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, açılan çok sayıdaki dava için vekalet ücreti ve masraf adıyla tahsilat yapıldığını, açıldığı tarihte doğru olan davanın sonradan oluşan mevcut şartlara göre red edilmiş olmasının vekalet görevinin kötüye kullanılması anlamına gelmeyeceğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, vekalet görevini kullanılmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, davacı vekilinin beyanı ve duruşmada tutanağa geçirilen beyanda taraflar arasında vekalet sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davacının, davalı avukata işlerini takip ve dava açması amacıyla vekalet verdiği, bu kapsamda davalının, davacıya ait ..... İnşaat sözleşmesinden kaynaklı yönetim planı vb davalara baktığı davacı iddiasına göre, davalının hukuken kazanılması imkansız davalar açtığı, bu tür davaların açılmasının veya gerçekleşmesi imkansız bir vaadin avukat tarafından beyan edilmesinin vekalet görevini kötüye kullanılması olduğu, davalı tarafından açılıp kaybedilen cezai şart davasının hukuk düzeni içerisinde kabulü mümkün olmadığını beyan etmiştir.
Tüm beyanlar birlikte değerlendirildiğinde davanın TBK'nın 2.kitabının 9. Bölümünde 502vd maddelerinde düzenlenen vekalet sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığı, vekilin borçlarının aynı kanunun 505vd maddelerinde düzenlenmiştir.
Taraflar arasındaki temel ilişki vekalet sözleşmesinden kaynaklanmış, iddia ve savunmalarının vekalet görevini kötüye kullanıldığı ile, vekalet görevini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirildiğine ilişkin olduğu, bu durumda uyuşmazlığın vekalet sözleşmesi hükümleri uyarınca çözülmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olmayıp davanın TTK.'nın 4'üncü maddesi gereğince her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklı uyuşmazlık olarak kabul edilmeyeceği açık olduğu gibi vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davaların TTK.'nın 4'üncü maddesinde sayılan davalardan değildir..
Bu durumda taraflar arasındaki temel ilişki davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği anlaşılmakla dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/679, K. 2019/1350, 17 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama