KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
- Esas no
- 2020/372 Esas
- Karar no
- 2024/67
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/06/2020
- Kararın yazıldığı tarih
- 18/01/2024
Karar Metni
1.249 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 25/06/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... SAN. LTD ŞTİ'nin %50 oranında hissedarı olduğunu, diğer hissedarın aynı oranda ... olduğunu, şirketin 1986 yılında iki kardeş olarak kurulduğunu, şirketin iş hacminin artması nedeniyle ihracata yönelik işlemler için yine akrabalardan oluşan davalı ...
DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin kurulduğunu, müvekkilinin 2014 yılına kadar şirketle ilgilendiğini, ancak daha sonra şirketten uzaklaştırıldığını, bu dönemde şirketi münferiden temsil eden diğer ortak ... tarafından yeğenlerine ait davalı şirketi alacaklı göstermek suretiyle muvazaalı işlemler yapıldığını, ...'in davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı halde şirket aleyhine İstanbul Anadolu....
İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile toplam 7.710.035-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin TK 35.md göre tebliğ edilerek takibin kesinleştirildiğini, şirketi temsil eden diğer ortak ... tarafından takibe herhangi bir şekilde itiraz edilmediğini, dava konusu icra takip dosyası yönünden şirkete ait tek taşınmazın satış aşamasına geldiğini, gerçeği yansıtmayan ve muvazaalı takibe konu borç yönünden ... TİC.
LTD ŞTİ'nin borçlu olmadığının tespitine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin yüksek miktarda ihracat yaptığını, ihracata konu hurda malzemesinin ... firmasından temin ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yazılı olmayan bir takım kurallara dayandığını, müvekkili şirket tarafından borçlu şirkete verilen avanslar ile ödenen taşınmaz bedelinden kaynaklı alacağın bulunduğunu, alacaklı borçlu şirketin akraba olmasının söz konusu borcun muvazaalı olarak oluşturulduğu anlamına gelmeyeceğini, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasının celp ve tetkikinde davalı şirket tarafından dava konusu ... LTD ŞTİ aleyhine cari hesap alacağına dayalı olarak 7.710.035-TL üzerinden ilamsız icra takibi yaptığı ve takibin de itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olduğu anlaşıldı.
Davacı tarafından delil olarak gösterilen mahkememizin .... esas sayılı dosyasının celp ve tetkikinde davacı .... tarafından diğer ortak ... aleyhine ortakları olduğu şirkete kayyım atanması için dava açtığı, yapılan yargılama sonucunda dava konusu şirketin ortaklarının bir araya gelip temsilci seçmemeleri nedeniyle organsız kalan şirkete yeni bir yönetim organı seçilinceye kadar ...'ın yönetim kayyımı olarak atandığı, söz konusu kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için dosya bilirkişi heyeti ... ve arkadaşlarına tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 15/03/2022 tarihli raporlarında özetle; şirketlerin
... Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından İstanbul Anadolu .... İcra
Müdürlüğü’nün ... E. numaralı takip dosyası ile 7.710.035,08 TL üzerinden
icra takibine konu edilen alacağın şirket muhasebe kayıtlarına göre 120.01.01.001 ... SAN.TİC.LTD.ŞTİ Hesap hareket dökümünde 21.05.2019 tarihi
itibariyle oluşan 7.710.035,06 TL’lik hesap borç bakiyesi olduğu ve ...’in
alacaklı göründüğü,
. ... San. Tic. Ltd. Şti. ticari defter kayıtlarında icra takibine konu edilen
7.710.035,08 TL’lik borcun 340.01.007 ... DIŞ TİCARET LTD.ŞTİ.
Hesap hareket dökümünde 31.05.2019 tarihi itibariyle oluşan 7.710.035,06 TL’lik
hesap alacak bakiyesi olduğu ve ...’in borçlu göründüğü,
. ...’den 5.350.000.- TL’lik çekin ...’e verildiği tarihte her iki
şirketin de ticari defter kayıtlarına göre ...’in alacaklı değil aksine ...’e borçlu olduğu,
. Şirketlerin ticari defterlerindeki cari hesap hareketleri incelendiğinde toplam
5.350.000.-TL tutarındaki üç adet çekin şirketler arasındaki ticari işlemlere göre
olağanüstü tutarlar olduğu ve olağan akışa uymayan işlemler olarak değerlendirildiği,
. Davalı şirketten alınmış olan çeklerin, çek giriş tarihinden hemen sonra iki farklı şirkete
ciro edilmiş olduğu ve bu şirketlerden ..... Tic. Ltd. Şti.’ne
ciro edilmiş olan toplam 4.832.500.- TL’lik çekin 31.07.2021 tarihi itibariyle Verilen
Sipariş Avansı olarak ... kayıtlarında yer aldığı ve ciro edilen çeke karşılık
herhangi bir mal ya da hizmet alımının yapılmamış olduğunu teknik kanaatleri olarak belirtmişler, iş bu rapora yapılan itiraz sonucunda bilirkişi heyetinden ikinci ek rapor alınmış, 22/11/2023 tarihli ikinci ek raporu düzenleyen ... ile .... davalı şirketin 5.350.000-TL çeklerden dolayı 2.360.035-TL taşınmaz kredisi için yapılan ödemeler olmak üzere toplam 7.710.035-TL davalı şirketin alacaklı olduğunu belirtmişler, iş bu rapora yönelik olarak ayrık rapor düzenleyen Prof. Dr. ... 21/11/2023 tarihli raporunda özetle; 5.350.000-TL çek tutarının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu kayıtların uyumlu olduğu, ancak şirket hesaplarının durağan olarak kaldığı ve karşılığında herhangi bir mal ve hizmet alımı yapılmadığını teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Her ne kadar bilirkişi heyeti ... ve .... düzenlemiş oldukları 22/11/2023 tarihli raporlarının 5.sayfasında borçlu şirketin çektiği krediye dayalı olarak kefil sıfatıyla davalı tarafından yapılan ödemeleri gösteren tabloda yer alan 52.700-TL ve devamındaki taksit tutarlarının tamamının dosyada yer alan Halkbank'asına ait dekontlardan anlaşılacağı üzere söz konusu meblağların TL olmadığı, raporda belirtilen meblağların tamamının EURO olduğu ve açıklama kısmında da ithalat dışı transfer bedeli ödemesi olarak belirtildiği, dolayısıyla banka kayıtları ile uyumlu olmayan rapordaki iş bu tespitlere mahkememizce itibar edilmeyerek aynı heyet tarafından düzenlenen 15/03/2022 tarihli rapor dosya kapsamına uygun olması nedeniyle hükme esas alınmıştır.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında borçlu şirket yönünden rapor düzenleyen bilirkişi .... düzenlemiş olduğu 04/11/2020 havale tarihli raporunun sonuç kısmında "şirket muhasebe hesaplarında bir çok kez hesapların birbirlerine virmanlandığı ve karmaşık hale getirildiği" hususunu tespit ettiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından açılan menfi tespit davasında alacağın varlığını ispatlama külfetinin alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafa ait olduğu, düzenlenen bilirkişi raporları kapsamında alacağın dayanağı olarak gösterilen 5.350.000-TL çekin avans olarak verildiği hususunun davalı tarafından ispatlanması gerektiği, nitekim çek bir ödeme aracı olup avans olarak verildiği hususunun yazılı delillerle ispatlanması gerektiği (Yargıtay 19.HD 2016/19250 esas 2018/4194 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere), iş bu hususun davalı tarafından ispatlanamadığı,
davalı ....'in borçlu şirketin ihracat işlemleri için kurulduğu ve bu kapsamda cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu hususunu ispatlayamadığı, takibe konu alacağın davacı tarafın ticari defterlerinde yer almasının temsilcisiz kalan şirketin ticari defterlerine fiktif olarak işlendiği, nitekim alacakla ilgili şirketler arasında herhangi bir mal ve hizmet alımının söz konusu olmadığı, her ne kadar ispat külfeti kendisine düşen davalı şirket cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de;
alacağın fiktif ve muvazaalı olarak oluşturulduğu yönündeki iddia karşısında davalı tarafa HMK 226/1-c maddesi kapsamında yemin teklif edilemeyeceği mahkememizce değerlendirilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin icra takibine konu edilen ve cari hesap alacağına dayalı 7.710.035-TL alacağı bulunduğu hususunu ispatlayamadığı, menfi tespit davasında alacağın varlığını ispatlama yükümlülüğünün davalıya ait olduğu, alacağın bir kısmının dayanağını teşkil eden toplam 5.530.000-TL çekin avans olarak davacıya verildiği hususunun kanıtlanamadığı,
bakiye alacak yönünden de ikinci ek bilirkişi raporunda belirtilen 2.360.035-TL alacağın varlığı da dosyaya sunulan ....bankasına ait dekont içeriği ile çeliştiği, sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan üzerinde tarih bulunan banka dekontlarına itibar edilmesi gerektiği, söz konusu dekontların ithalat dışı transfer bedeli ve EURO olarak ödemeye ilişkin olduğu, söz konusu ödemelerin taşınmaz alımına ilişkin kredi borcunun ödemesiyle bir ilgisinin bulunmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde dava konusu ... firmasının davalı şirkete cari hesaba dayalı olarak herhangi bir borcu bulunmadığından menfi tespit davasının kabulüne;
davacı tarafın kötü niyet tazminat isteminin ise koşulları oluşmaması nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/372, K. 2024/67, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama