KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2024
- Esas no
- 2021/351 Esas
- Karar no
- 2024/540
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/04/2021
- Karar yazım tarihi
- 31/05/2024
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında kurumsal abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Ağustos - Kasım 2019 tarihli faturaya ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkil tarafından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve hukuksuz olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket, davacı tarafından talep edilen alacak davasına konu olan kurumsal abonelik sözleşmeleri ve şirket adına 19 adet telefon hattının açıldığından, 09.09.2019 tarihinde müvekkil şirkete gönderilen faturalardan haberdar olduğunu, müvekkil şirket kullanmadığı ve sözleşmesini imzalamadığı telefon hatlarının şirkete ait olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddiasına ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya grafolog bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;''İnceleme konusunu oluşturan 27.09.2019 tarihli ..... nolu hatta ait ..... ....
A.Ş Bireysel Tip Abonelik Sözleşmesinde bulunan münker imzalar ile, davalı ...... ’a ait medarı tatbik örnek imzaların göstermiş oldukları, işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyadaki mevcut mukayese imzalara göre birbirlerine kıyasen refleks yapılanmaları ve karakteristik özellikler bakımından farklı yapı ve görünümde imzalar oldukları, diğer bir ifadeyle inceleme konusu sözleşme üzerinde yer alan münker imzaların davalı ümit vural tarafından atılmadığı / imzalanmadığı...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; davalının abonelik sözleşmesindeki imzanın kendisine ati olmadığını iddia etmesi sonucu mahkememizce grafoloji uzmanından alınan bilirkişi raporu sonucunda inceleme konusu sözleşme üzerinde yer alan münker imzaların davalı şirket yetkilisi ...... tarafından atılmadığı/ imzalanmadığının tespit edildiği ve davacının iddiasının başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir.
HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/351, K. 2024/540, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama