KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mart 2022
- Esas no
- 2021/97
- Karar no
- 2022/355
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/01/2021
- Karar yazım tarihi
- 15/04/2022
Karar Metni
1.005 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil ile davalı şirket arasında süregelen bir ticari ilişkisi olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı müvekkilin davalı şirkete ürün satışları olmuş ve fatura tanzim edilmiştir.
Davalı, tarafların süregelen ticari ilişkisi içerisinde kısmi ödeme yapmışsa da cari hesaptan kaynaklanan bakiye borcunu ödemediğini, cari hesaptan kaynaklanan bakiye borcun ödenmesi davalıdan defalarca talep edilmiş ise de borcun ödenmemesi Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü ....
Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının söz konusu takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve usule aykırı olduğunu ve iptaline karar verilmesini, % 20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu fatura incelendiği takdirde ne teslim edenin nede teslim alan kısmında hiçbir nam ve ad altında bir ünvan bulunmadığı ve imzanın yer almadığı açıkça görüleceğini, nitekim satıcı sattığı malın ve faturasının alıcıya usulüne uygun şekilde teslim etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... borçlusunun ... olduğu, 12.256,00TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişisinden rapor aldırılmış, SMM bilirkişi ....... tarafından düzenlenen bilirkişi raporda özetle; Davacının ticari defterlerine göre davalının hesabı 12.256,50TL borç bakiyesi verdiğini, davacının davalıdan 12.256,50TL alacaklı olduğunu" belirtmiştir.
Davalı tarafın defterlerinin incelenmesi için talimat yazılmış, talimat ile görevlendirilen SMM bilirkişisi ....... tarafından düzenlenen bilirkişi raporda özetle; Davalının ticari defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığını, davalının defter kayıtlarında davacıya 12.156,20 TL borç bakiyesinin mevcut olduğunu, davalının 28.10.2020 Tarihinde borcu bulunmadığı ile itirazında defter kayıtlarında 12.156,20TL borç bakiyesi mevcut olduğundan icra takibine itirazında haksız olduğunu" belirtmiştir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Her iki tarafın ticari defterleri sahibi lehine delil niteliği taşımaktadır. Ancak ticari defterlerin karşılıklı olarak birbiri ile uyumlu olmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin .... esas, ...... karar sayılı ilamındaki; " Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1).
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır.
Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir.
Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur. " şeklindeki gerekçesinden yola çıkılarak, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre 12.256,50 TL davalıdan alacaklı olduğu, davalı ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya 12.156,50 TL borçlu olması hususunun, taraf ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmadığı kanaatine varılmıştır.
İspat yükü kendisinde olan davacının farklı çıkan miktarı kesin delillerle ispat etmesi gerektiği ancak farklı çıkan miktara ilişkin davacı tarafça başkaca yazılı ve kesin delil sunulmadığı, yemin deliline de başvurulmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, küçükçekmece ......
İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 12.156,20TL üzerinden devamına, karar verilmiş olup, alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından, İİK 67/2 maddesi uyarınca asıl alacağın %20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/97, K. 2022/355, 31 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama