KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Esas no
- 2022/607 Esas
- Karar no
- 2023/1000
- Dava
- İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/06/2022
- Karar yazım tarihi
- 18/12/2023
Karar Metni
851 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, Hollanda merkezli uluslararası bir şirket olduğu, ürün imalatı, paketleme, ulaştırma, satış gibi alanlarda hizmet verdiği, Türkiye'de de faaliyet göstererek ürünlerinin satışını gerçekleştirdiği, davalı ile aralarındaki acentelik sözleşmesi uyarınca ticari bir ilişki olduğu, bu ilişki çerçevesinde davacının, davalı/borçluya ürünler sattığı, bu ürünlerin Euro cinsinden karşılığı faturalar düzenlendiği, davalının faturaların bedelini müvekkile ödemediğini, bunun üzerine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının takibe haksız ve hukuksuz olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ......İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 35.666,80 EURO cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 22/05/2023 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davalı şirketin inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''davacı şirket Hollanda merkezli uluslararası bir şirket olup Türkiye’de Acentelik sistemi ile çalışmaktadır bu nedenle Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre defter tutma zorunluluğu olmadığından dolayı ticari defterlerinin açılış kapanış kayıtları ile ilgili herhangi bir inceleme yapılmamıştır, davacı taraf ile davalı şirket arasında 2006 yılında imzalanmış acentelik sözleşmesi bulunmaktadır,
davalı (borçlu) şirket dava konusu ticari defter ve belgelerini belirlenen gün ve saatte incelemeye ibraz etmemiştir. ticari defterlerin sahibi lehine delil oluşturabilme vasfına haiz olması hususunda takdir sayın mahkemenize aittir, davalı şirketin 2017 yılına ait 213 sayılı VUK’nun 396 no.lu Genel Tebliği çerçevesinde;
”Belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form BA) incelenmiş davacı şirket tarafından alınan mallara ait bildirimlerin yapıldığı davalı tarafından davacı tarafın kesmiş olduğu faturalara istinaden kanuni süresinde itiraz etmediğinden dolayı faturaların içeriğini ve borcu kabul etmiş sayılacağı davacı tarafın 35.666,80 EU alacağı bulunduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de davacı şirket tarafından alınan mallara ait bildirimlerin yapıldığı davalı tarafından davacı tarafın kesmiş olduğu faturalara istinaden kanuni süresinde itiraz etmediğinden dolayı faturaların içeriğini ve borcu kabul etmiş sayılacağı davacı tarafın 35.666,80 EURO alacağı bulunduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/607, K. 2023/1000, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama