KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/294 Esas
- Karar no
- 2023/1064
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/03/2023
- Karar yazım tarihi
- 13/12/2023
Karar Metni
983 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında cari ekstreye dayalı 57.342,69-TL fatura alacağına istinaden Bakırköy .... İcra Dairesi ...
E. sayılı dosya ile başlatılan takibe davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, dosya alacağının tahsili amacıyla Arabuluculuk Bürosu’na ... numarası ile yapılan başvuru üzerine görüşme yapıldığını ancak taraflar arası anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın, işbu faturada yazılı mal ve hizmetler davacı tarafından tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen hizmet ilişkisinden kaynaklanan borcunu davacıya süresinde ödemediğini, söz konusu fatura alacaklarında ispat yükünün davalıya ait olduğunu ancak davalı şirketin böyle bir ödemeyi ispatlayacakları belge olmadığını,
davalı şirketin davacıya cari hesap sözleşmesi kapsamında borçlu olduğunu, ayrıca davalının söz konusu e-faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz etmediğini, davalının, 57.342,69-TL asıl alacağı ve 1.899,38-TL işlemiş faizi (son fatura tarihi olan 17.11.2022’den takip tarihine kadar) ödememekle birlikte borca da itiraz ederek davacıyı mağdur ettiğini beyan ederek, netice ve talep olarak; itirazın iptali ile takibin devamını, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 21.11.2022 tarihli Genel Kurul Kararı ile şirketin hisselerinin devredilmesi kararı alındığını, işbu devir işlemlerinin 24.11.2022 tarihli Ticari Sicil Gazetesi’nde tescil edildiğini, tescil işlemi ile birlikte davalı şirket yetkilisi ... tarafından şirketin tüm hisselerinin devralındığını, işbu devir işlemleri sırasında ve öncesinde işbu fatura alacağına ilişkin davalı şirkete hiçbir bilgi verilmediğini ve şirketin ticari defter ve kayıtlarında da mezkur fatura alacağına ilişkin davalıya hiçbir bilgi verilmediğini,
işbu davaya konu icra takibine dayanak faturaların tarihi dikkate alındığında tüm faturaların 21.11.2022 tarihinden önce düzenlendiğini ve tarih itibariyle devir işleminde eski olduğunu, dolayısıyla davalının böyle bir borç hakkında bilgi sahibi olmadığını, davacı tarafından icra takibi başlatılmışsa da işbu borcun var olduğuna ilişkin yalnızca faturalar sunulduğunu, ancak işbu faturaların tarafların ticari defter ve kayıtlarında bulunmadığı ve işbu borcun gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığının bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını beyan ederek davanın usulden ve esastan reddini,
davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 57.342,69 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 57.342,68 TL asıl alacak olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafın defterlerinin incelenmesinin süresinde olduğu, davalı tarafça defter ibraz edilmediği görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır.
Davalı şirketin BA/BS formlarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 57.342,69 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim .... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/294, K. 2023/1064, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama