KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/478 Esas
- Karar no
- 2024/126
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/02/2023
- Karar yazım tarih
- 01/02/2024
Karar Metni
893 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı tarafın 21/02/2020 tarihinde Franchise Sözleşmesi imzaladığını, 12 ay sonra davalı tarafın, Büyükçekmece ...
Noterliği'nce düzenlenen 02/02/2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile Franchise Sözleşmesi'ni feshettiğini taraflarına bildirdiğini, davalı tarafın, sözleşmenin imza altına alındığı tarihten (21/02/2020) haksız fesih tarihine kadar (02/02/2021) işbu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, sözleşme imzalandıktan sonra müvekkili tarafından .... hesabının reklam faaliyetleri için oluşturulmuş olup tamamıyla davalı tarafa teslim edildiğini, bu aşamadan sonra sayfa yönetimi ve reklam çalışmaları sorumluluğunun davalı .... himayesine bırakıldığını, davalı şirketin yetkili temsilcisi olduğunu,
ancak davalı taraf şirket yetkilisi ....'in reklam faaliyetlerinde yetersiz olmasının yanında son dönemlerde gerekli özeni de göstermediğini, bununla birlikte sık sık sosyal medya hesabının şifresini değiştirerek markayla alakalı gelen şikayet mesajlarını sildiğini, sözleşmeyi feshettikten sonra sayfadaki tüm paylaşımları sildiğini, davalı tarafın henüz franchise sözleşmesini feshetmemişken Büyükçekmece ...
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... d.iş delil tespiti bilirkişi raporunda yer alan yeni markası olan ....'nin "...." .... hesabında 25/01/2021 tarihinden itibaren paylaşım yaptığını, davalı tarafın .... isimli markasını ....konsepti ile devam ettirdiğini, davalı aleyhine delil tespiti dosyası ile inceleme yaptırıldığını ve haklılıklarının ortaya konduğunu, davalının sözleşmeyi feshetmesine rağmen ... marka adını fişlerinde de kullanmaya devam ettiğini, müvekkilinin, uzun yıllardır güzellik sektöründe emek verdiğini, emeklerinin meyvelerini gerek piyasada bilinirliği gerekse güvenilirliği ile aldığını,
ilerleyen süreçlerde müvekkilinin franchising yoluyla genişlemeye başladığını, ...
Franchise'nin haksız bir şekilde kısa sürede feshedilmesinin müvekkilinin itibarını zedelediğini, bunun yanı sıra bu süreçte müvekkilinden Beykent bölgesi franchising isteyenlerin önüne geçip maddi olarak da müvekkilinin kayba uğradığını, davalı tarafın franchise alan olarak hiçbir hukuki sorumluluğunu layıkıyla yerine getirmediğini bildirerek davanın kabulüne, franchise sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle sözleşmenin 15.10.maddesinde karalaştırılan cezai şartın şimdilik 1.000 TL'sinin haksız fesih tarihinden yahut dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüd faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine,
Franchise Sözleşmesi'nin haksız feshinden sonra sözleşmesinin 15.9.maddesinde kararlaştırılan şartlara aykırı davranarak müvekkilinin ürünlerini kullanmaya devam eden davalı için günlük olarak işletilecek tazminatın bilirkişi marifetiyle tespitinden sonra arttırılmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'sinin haksız fesih tarihinden yahut dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüd faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine,
Franchise Sözleşmesi 10.12.maddesi gereğince kararlaştırılan aylık 4.000 TL tabela bedelinin bilirkişi marifetiyle tüm aylara ilişkin hesap yapıldıktan sonra arttırılması kaydıyla şimdilik 1.000 TL'sinin haksız fesih tarihinden yahut dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüd faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğraması ve ticari haklarına tecavüz edilmesi sebebiyle 10.000 TL manevi tazminatın haksız fesih veya dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
HMK'nun davaların birleştirilmesi başlıklı 166. maddesi "(1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.
(4)Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." hükmünü amirdir.
HMK'nun davaların birleştirilmesi ve ayrılmasında kanun yolları başlıklı 168. maddesi "(1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez." hükmünü amirdir.
Bu açıklamalar ışığında; Mahkememiz dosyası ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu, hukuki uyuşmazlığın çözümünde her iki dosyanın birlikte değerlendirilmesinin gerektiği, dava ve cevap dilekçelerinde de bu dosya ile birleştirilmesi gerektiği nin belirtildiği anlaşılmıştır.
Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının da aynı olayla ilgili olduğu, 21/02/2020 tarihli sözleşme koşullarının yerine getirilip getirilmediği, davacının sözleşmeyi sonlandırma hakkı bulunup bulunmadığı, sözleşmenin sonlandırılması koşulları oluşup oluşmadığı,
davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin geri verilmesi istemi söz konusu olup mahkememizde de aynı sözleşmeye ilişkin maddi ve manevi tazminat talebi olmakla, sözleşmenin haklı feshedilip edilmediği hususu ile alacak kalemlerinin birlikte değerlendirilmesinin usul ekonomisine uygun olacağı kanaatine varılmış olup bu nedenle iş bu dosya ile dosyamız arasında hukuki,
fiili ve şahsi bağlantı bulunduğundan (davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle) usul ekonomisi gereğince davalar arasında HMK.'nın 166/4. maddesinde belirtilen bağlantının bulunduğu anlaşılmakla davaların birleştirilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/478, K. 2024/126, 31 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama