KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/963 Esas
- Karar no
- 2024/1117
- Dava
- Alacak (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/10/2023
- Karar yazım tarihi
- 12/12/2024
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; 29/07/2013 yılına %50 ortak olduğu ....Tic. Limited. Şti için .... Bankası nezdinde 40.000-TL kredi başvurusunda bulunduklarını 2014 yılında eski ortakları olduğu .... yolsuzluklar yapmaya başlandığını, 05/09/2014 tarihinde şirketi borçları ve alacakları ile şirketi devrettiğini ilişiğini kestiğini, .... devirden sonra rızası olmadan krediyi kullanmaya devam ettiğini, kredi borçlarını ödemediğini, şirketin tasfiye halinde olduğunu, .... Bankası tarafından, tarafına icra takibi başlatıldığını, 40.000,00-TL olan borcu müteselsiz kefil olması sıfatıyla masraflarla birlikte 41.565,50-TL olarak tahsil edildiğini, tahsil edilen bedelin davalıdan alınarak tarafına verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağı olmadığının icra hukuk mahkemesince tespit edildiğini, davaya itiraz edilmediğini, davanın kesinleştiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, kefalet sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir, bankacı, şirketler hukuku alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle;'' Bankanın kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davacı hakkında
İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasıyla takip başlattığı,
takip sonucunda davacıdan 07.12.2021 tarihinde 41.565,50 TL tahsil edildiği, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacının ödemiş olduğu bedeli davalıdan talep edebileceği, ödenen 41.565,50 TL’lik bedele 30.12.2021 tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesi gerektiği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davalının icra mahkemesinde aynı konuda açılmış davanın reddine karar verildiği yönündeki itirazı icra mahkemelerinin sınırlı inceleme yapması ve kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemesi nedeniyle bu itirazına itibar edilmemiştir. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı taraf inceleme gününde defterlerini sunmamıştır. Davalı şirketin iki ortaklı olduğu, 29.07.2013 tarihinde ....
Bankası’ndan kredi çektiği, davacı ortağın krediye kefil olduğu, davacının
05.09.2014 tarihinde hisselerini diğer ortağa devrederek şirketten ayrıldığı,
anılan bankanın kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davacı hakkında
İstanbul .... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasıyla takip başlattığı,
takip sonucunda davacıdan 07.12.2021 tarihinde 41.565,50 TL tahsil edildiği anlaşılmıştır. Davacının yapmış olduğu 05.09.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi
incelendiğinde, hisse devir tarihi itibariyle oluşacak her türlü borçlardan
davacının sorumlu olmayacağının kararlaştırılmış olduğu görülmektedir.
Ancak hisse devir sözleşmesinde davalı şirket taraf olmadığından bu
sözleşme davalı şirketi bağlamasa da sözleşme dikkate alındığında, sözleşme tarihi itibariyle davacının
şirketten ayrılmış olması, kredinin dolayı şirket lehine kullanılması, kredinin
ödenmesiyle birlikte bu ödemeden davalı şirketin yarar sağlamış olması gibi
hususlar birlikte değerlendirildiğinde sebepsiz zenginleşme hükümleri
uyarınca davacının ödemiş olduğu bedeli davalı şirketten talep edebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/963, K. 2024/1117, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama