KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2022
- Esas no
- 2021/885 Esas
- Karar no
- 2022/466
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/02/2014
- Kararın yazılma tarihi
- 24/06/2022
Karar Metni
1.213 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin hisselerini davalılardan satın aldığını, bedelin ödediğini, sözleşme yapıldıktan sonra kendisini hisse devir yapılmadığını, ortada bir şirketin olmadığını belirterek hisse devri için ödemiş olduğu paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; bedelin müvekkiline ödenmediğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, hile iddiasının somut delillerle ispatlanamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacak davasıdır.
Davacı tarafça; Silivri ...... Noterliğinin 09/10/2007 tarih ve ..... yevmiye sayılı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile ...... Tekstil Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nde davalıların 500.000,00'er sermaye TL değerindeki şirket hisselerinin 170.000,00'er TL sermaye değerindeki sermaye hisselerini aynı bedeller ile davacıya devrettiklerini, sözleşme sonunda davalılara 340.000,00 TL bedeli ödediklerini, sözleşme yapıldıktan sonra şirket ve sermayenin olmadığını, davalılar tarafından dolandırıldığından bahisle davalılara ödenen 340.000,00 TL'nin sözleşmenin yapıldığı 09/10/2007 tarihinden itibaren bankalarda yürütülen en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ettikleri anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili cevaben; davacının talebini dayandırdığı olaylar ve hukuki neden konusunda açıklama yapmadığını, yetersiz de olsa dilekçedeki anlatımdan talebin dayanağının hile, hisse devir sözleşmesi ya da sebepsiz zenginleşme olabileceğinin anlaşıldığını, işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 s. BK 31.maddesi uyarınca hileye maruz kalan kişinin 1 yıllık hak düşürücü süre içinde bu nedenle iade talebinde bulunabileceğini, yine eski TTK'nun 520.maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının hisse devir karşılığı 170.000,00 TL'yi ödemediğini, davanın ispatlanamadığını savundukları görülmüştür.
Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı sonucunda dosya mahkememize gönderilmiş olup, davacını talebinin dayanağının temelinde hisse devir sözleşmesi bulunduğu, hisse devir sözleşmesinin TTK'nde düzenlenmiş olması nedeniyle TTK'nun 5.maddesi uyarınca davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu sonuç ve kanaatine varılarak mahkememizin görevli mahkeme olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından hisse devir sözleşmesine istinaden davalılara ayrı ayrı 170.000 TL ödenip ödenmediği ve bu bedelin davalılardan iadesi talebinin yerinde olup olmadığı hususlarıdır.
Taraflarca dayanılan ve uyuşmazlığın uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek nitelikte bulunan tüm deliller toplanmış ve mahkememizce değerlendirilmiştir.
Dava konusu hisse devri işlemine ilişkin ...... Tekstil Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nin ticaret sicil kaydı celp olunmuş, incelenmesinde; ortaklarının davalı ... ile dava dışı ....... olduğu, yetkilisinin davalı ... olduğu, şirketin son tescilini 09/10/2015 tarihinde yaptırdığı, şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7.maddesine göre 09/10/2015 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu Silivri Noterliğinin 09/10/2007 tarih ve .... yevmiye sayılı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi sureti celp edilmiş, incelenmesinde özetle; davalıların 500.000,00'er sermaye TL değerindeki şirket hisselerinin 170.000,00'er TL sermaye değerindeki sermaye hisselerini 170.000,00'er TL bedelle davacıya devrettikleri, davalıların sözleşmede "Devir bedelini bu gün haricen nakden ve peşinen tahsil eyledim, bu hususta bir alacağım kalmadığını..." şeklinde beyanda bulundukları ve sözleşme altının noter huzurunda davalılar tarafından imzalanarak imzaların noterce tasdik edildiği anlaşılmıştır.
Davalı ...'ın zamanaşımı definin öncelikle incelenmesi gerekmiştir. Davacının, davalılardan hisse devir almak istediği ......
Tekstil Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nde hissedar bulunmadığı, işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/4.maddesinde yer alan 5 yıllık zamanaşımının maddede belirtildiği üzere ancak "bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar" için söz konusu olacağı,
davacı şirket ortağı olmadığı ve şirkete haricen ortak olmak için dava konusu sözleşmeyi imzaladığı anlaşılmakla dava konusu alacağın mezkur maddede öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmayıp genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması ve bu sürede davanın açılmış bulunması nedeni ile bu davalının zamanaşımı definin reddi gerekmiştir.
Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller muvacehesinde;
Hakim, dava dilekçesinde bildirilen vakıalarla bağlı olup, dayanılan hukuki sebeple bağlı değildir. Hukuki tavsif ve uyuşmazlığın çözümü için hangi mevzuat hükümlerinin uygulanacağını hakim resen belirler.
Davacı tarafça dava dilekçesinde, davacının davalılar tarafından dolandırıldığı (hile) hukuksal nedeninden bahsedilmiş ise de, davacı tarafça hisse devri için ödenen paranın iadesi talep edilmekle, talebin hukuki nitelik olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığı kanaatine varılmıştır. Bu doğrultuda, öncelikle davalı ... vekilinin, sözleşmede ödendiği bildirilen hisse devir bedelinin ödenmediği hususundaki savunmasının değerlendirilmesi gerekmiştir.
Taraflar arasında, noterlikte düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile, davalıların dava dışı ......
Tekstil Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nde bulunan 500.000,00'er TL sermaye değerli hisselerinin 170.000,00'er TL'lik kısımlarını davacıya devrettikleri, devir bedellerini aynı gün haricen ve nakden tahsil eylediklerini sözleşmede açıkça beyan ederek sözleşme altını noter huzurunda imzaladıkları açıkça görülmekte olup, bu şekilde düzenlenen noter senedinin HMK'nun 204/1.maddesi uyarınca sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılan belgelerden olduğu, davalı taraflarca bu noter senedinin sahteliği veya imzaların sahteliği hususunda bir savunmanın bulunmadığı,
dolayısıyla noter sözleşmesinin dava konusu hisse devirleri için davalılara davacı tarafından 170.000,00'er TL ödendiğinin kesin delili olduğu, belirtilen bedellerin ödenmediğini ispat yükünün davalılara ait olup davalılarca noter sözleşmesini hükümden düşürebilecek bir yazılı delil de sunulamadığı, zira böyle bir iddianın taraf muvazaası niteliğinde olması nedeni ile ancak yazılı delillerle ispatlanabilecceği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili tarafından hile hukuksal sebebine dayalı olarak zamanamını definde bulunulmuş ise de zamanaşımı definin sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenini de kapsadığının düşünülmesi durumunda, 818 sayılı BK'nun 61.maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin başlaması için davacının sebepsiz zenginleşmeye konu ödediği parayı geri alma hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren başlayacağı, söz konusu şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7.maddesine göre 09/10/2015 tarihinde resen terkin edildiği,
davanın ise bu tarihten önce açıldığı anlaşılmakla sebepsiz zenginleşme açısında da zamanaşımı dolmadan dava açıldığı kanaatine varılmıştır.
Sonuç itibariyle, davacı tarafından davalılara hisse devri için ödenen 170.00,00'er TL'nin, söz konusu şirket hisselerinin davacıya devrinin yapılmamış olması ve şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7.maddesine göre 09/10/2015 tarihinde resen terkin edilmiş olması nedeni ile şirket hisselerinin davacıya devrinin yapılması mümkün bulunmadığı ve kaldı ki aradan geçen uzun süreye rağmen davacıya hisse devri yapılmamış olması nedeni ile davacının sözleşmeden haklı nedenle döndüğünün de kabulünün gerektiği,
neticeden davalıların 170.000,00'er TL sebepsiz zenginleşmiş olmaları nedeni ile bu paranın davacıya iadesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne, dava açılmasından evvel davalıların temerrüde düşürülmesi için herhangi bir ihtarname vs.gönderilmemiş olduğundan dava tarihinden itibaren faize ve hisse devir işinin ticari iş olması nedeni ile faiz türü olarak ticari avans faizine hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/885, K. 2022/466, 30 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama