KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2023
- Esas no
- 2022/533 Esas
- Karar no
- 2023/435
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali
- Dava tarihi
- 04/12/2018
- Kararın yazılma tarihi
- 24/05/2023
Karar Metni
1.364 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Dava dışı ... ile aralarında imzalanan kredi sözleşmesinde davalının müteselsil kefil olduğunu, asgari ödeme tutarının ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen 3 gün içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davacı banka ile imzalanan kredi sözleşmesi ve davalının imza attığı evrakları davacıdan talep edilmesine rağmen hiç birinin kendilerine verilmediğini, başka bir icra dosyasında itiraz süresinin kaçırılması nedeniyle takibin kesinleştiğini, o dosyada taşkın haciz yapıldığını, bahse konu kredi sözleşmesinin icra dosyası içerisinde yer almadığının, yapılan icra takiplerini kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine, alacaklının %20 oranında tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Yönetim Anonim Şirketi borçlunun ... olduğu, takibe konu alacağın 10.976,92TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kefalet nedeniyle ortaya çıkan alacağın tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı dava dilekçesinde özetle, dava dışı ... ile aralarında imzalanan kredi sözleşmesinde davalının müteselsil kefil olduğunu, asgari ödeme tutarının ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen 3 gün içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalı aleyhine Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu beyan ederek takibe itirazın iptaline, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle, davacı banka ile imzalanan kredi sözleşmesi ve davalının imza attığı evrakları davacıdan talep edilmesine rağmen hiç birinin kendilerine verilmediğini, başka bir icra dosyasında itiraz süresinin kaçırılması nedeniyle takibin kesinleştiğini, o dosyada taşkın haciz yapıldığını, bahse konu kredi sözleşmesinin icra dosyası içerisinde yer almadığının, yapılan icra takiplerini kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine alacaklının %20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davaya konu genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla imza atan davalının davacıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise ne miktarda borçlu olduğunu, bu kapsamda yürütülen icra takibinin iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
İstanbul BAM ... HD' nin ... esas , ... karar sayılı ilamında özetle.
"Davacı ile dava dışı ... arasında ... tarihli ... nolu kredi sözleşmesi ve aynı tarihli 56.000,00 TL limitli EK-A Cari Hesap Kredi Sözleşmesi imzalandığı, cari hesap kredi sözleşmesinin ... nolu kredi sözleşmesinin ayrılmaz bir eki olduğunun belirtildiği, davalının ise 21.01.2013 tarihinde ayrıca imzaladığı Kefaletname ile 21.01.2013 tarihli ... nolu kredi sözleşmesine 56.000 TL limitle müteselsil kefil olduğu,
sözleşmenin 1. maddesinde (bundan böyle söz konusu kredi sözleşmeleri hep birlikte yahut tek tek yalnızca GKS olarak anılacaktır) kapsamında kredi alanın kullandığı ve/veya kullanacağı nakdi ve/veya gayri nakdi kredilerden kaynaklanan doğmuş ve doğacak tüm borçlar ile her ne surette olursa olsun asaleten veya kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçların kefilin kredi alan ile beraber ve diğer tüm kefiller ile birlikte kefil olunması işbu sözleşmenin konusunu oluşturmaktadır." düzenlemesinin yer aldığı, davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarnamede ... hesap no'lu krediye ilişkin borcun ödenmesinin ihtar edildiği,
davaya dayanak icra takip talebinde de ... no'lu kredi borcunun tahsilinin talep edildiği görülmektedir.
Yine davacı ile dava dışı ... arasında 15.02.2016 tarihli ... no1u Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, bu sözleşmede davalının kefil olarak imzası bulunmamaktadır.
Dosyanın rapor tanzimi için tevdi edildiği bilirkişi tarafından ibraz edilen 25/10/2019 tarihli ön raporda, inceleme için eksik belgeler bildirilmesi üzerine davacı vekilince bir kısım belgeler sunulmuş, mahkemece dosya tekrar bilirkişiye tevdi edilerek hükme esas bilirkişi raporu alınmıştır. Davacı vekili 03/02/2020 tarihli beyan dilekçesinde, rapora itiraz ederek, eksik evrak var ise süre verilmesi halinde sunabileceklerini, ek rapor alınmasını istediklerini bildirmiş, mahkemece rapor yeterli görülerek ek rapor alınması talebi reddi ile istinafa konu karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece 23/01/2020 havale tarihli rapora istinaden karar verilmiş ise de, gerek bilirkişi raporu gerekse mahkemenin inceleme ve araştırmasının karar vermek için yeterli olduğunun kabulü mümkün değildir. İcra takibine dayanak kredinin, dava dışı ... tarafından imzalanan hangi kredi sözleşmesine istinaden kullanıldığı, davalının kefil olduğu kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan krediler ve var ise bu kredilerin ödenip ödenmediği tespit edilmemiştir.
Dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgeler bilirkişi incelemesi için yeterli değildir. Kadı ki raporda da, ön raporda belirtilen bir kısım kredilere ilişkin hesap dökümlerinin dosyada mevcut olmadığı, 36.000 TL tutarlı kredinin kullanım konusu, faiz oranı, vadesi, ödeme şartları, ödeme tarih ve tutarlarının takip edildiği hesaplara ait dökümlerin dosyada mevcut olmadığı, bu nedenle kredi şartları ve ödeme durumunun tespitinin sağlanamadığı belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, bilirkişi ön raporunda belirtilen tüm belgelerin eksiksiz ibrazı hususunda davacı vekiline süre veya bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek, icra takibine dayanak kredinin hangi GKS kapsamında kullanıldığı, ödenip ödenmediği, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında bilirkişi raporu alınarak ve kredi sözleşmeleri hükümlerine göre kefilin sorumluluğu da irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. "
Dosyanın yapılan incelemesi sonucunda.
BAM kaldırma kararından sonra yargılamaya devam olunarak rapor tanzimi için gerekli belgelerin sunulması için davacı tarafa süre verildiği, ancak bilirkişi ... 'in 02/01/2023 tarihli ön raporunda 23.01.2020 tarihli kök rapordaki eksikliklerin giderilmediğinin belirtildiği, bunun üzerine bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor düzenlendiği, raporda kredilerin incelendiği, icra takibine konu alacağın karşılıksız çek ödemeleri için bankaca verilen taahhüt bedelinden kaynaklandığının anlaşıldığı, bu tutarının 07/05/2018 tarihinde Tasf.
Olac. Alacak Devir İşlemi Otomatik KT aktarım İşlemi açıklaması ile hesabın kapatıldığı, davalı ... 'in 21/01/2013 tarihinde ... ile imzalamış olduğu kefaletname de.
"Kredi Alanın kullandığı ve/veya kullanacağı nakdi ve/veya gayri nakdi kredilerden kaynaklanan doğmuş veya doğacak tüm borçlar ile her ne suretle olursa olsun asaleten veya kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlara Kefil'in kredi alan ile beraber ve diğer tüm kefillerle birlikte kefil olması iş bu sözleşmenin konusunu oluşturduğunu", bilirkişi tarafından incelenen kredilerin 21/01/2013 tarihinde davalı tarafından imza edilen kefalet sözleşmesinden sonraki tarihli olduğu, kefalet sözleşmesi feshi hususunda sözleşmede bir kısıtlamanın olmadığı,
kefalet sözleşmesi sonlandırılmasına ait bilgi, belgenin mevcut olmadığından kefalet kapsamında kredi olduğunun belirtildiği, raporun denetime ve hükme elverişli olduğu, BAM kaldırma kararı içeriği, davalının kefil olduğu sözleşme içeriği de dikkate alınarak davalının icraya konu alacak talebi yönünden sadece 9600 TL asıl alacak miktarı ile sorumlu olduğu, davalı tarafın çek taahhüt bedeline ilişkin usule uygun ihtar çekilerek davalıyı temerrüde düşürülmediğinden faiz istenemeyeceği değerlendirilerek, alacağın temlik alındığı hususu da gözetilerek temlik eden ve alan taraflar karar başlığında gösterilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/533, K. 2023/435, 17 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama