İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/677 K.2024/895

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/677Karar2024/895Tarih23 Eylül 2024Okuma11 dk · 2.205 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
23 Eylül 2024
Esas no
2023/677 Esas
Karar no
2024/895
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
22/05/2017
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
21/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.205 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili aleyhine, davalı alacaklı tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ....

E. sayılı dosyası üzerinden, 30/08/2016 tarihli 25.000,00-TL bedelli çek, 10/11/2016 tarihli 25.000,00-TL bedelli çek ve 12/11/2016 tarihli 25.000,00-TL bedelli çek nedeniyle, toplam 82.350,60-TL tutarında icra takibi yapıldığını, ....'un ortağı ve müdürü olduğu davacı şirket ile davalı arasında 2013 yılından bu yana devam eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin, süs eşyası alıp satmakta olup, davalıdan da metal hediyelik eşya denilen metal ürünler almakta olduğunu, bu ürünlerin üretimi için gerekli mülkiyeti müvekkiline ait 8 adet kalıp ve kasasının da davalıda bulunduğunu,

alınan ürünler karşılığında da müvekkil şirketin yetkilisi ... tarafından davalıya çek ya da senet verilmekte olduğunu, bu çek ve senetler zamanında ödenmekte, zamanında ödenemeyenler de, davalının hesabına daha sonra yatırılmak suretiyle ödenmekte olduğunu, yıllardır süren ticari ilişkinin yarattığı güvenle, ödenen bazı senet ve çeklerin daha sonra davalıdan alınmakta olduğunu, aynı ticari ilişki içerisinde ... imzalı, 2015 vadeli toplam 20.000-TL bedelli 4 adet senetin, davalının imza kısımlarını yırttım söylemi üzerine davalıda kaldığını ve yine ... imzalı 2016 vadeli,

toplam 110.000,00-TL bedelli 16 adet senetin büyük bir kısmının ödendiği halde davalı tüm borç bitene kadar hiçbirini vermeyeceğini beyan ettiğinden davalıda kaldığını, ancak büyük kısmı ödendiği halde, dava konusu çeklerle birlikte tüm senetlerin icra takibine konu edildiğini, bu senetlere ilişkin de taraflarınca menfi tespit davası açıldığını, ..., .... Hediyelik Eşya Tic. Ltd.

Şti'nin ortağı ve yetkilisi olduğundan ve davalı ile başkaca hukuki ilişkisi bulunmadığından, kimi ödemelerin şirketin hesabından kimisi ise ... hesabından gönderildiğini, hangi hesapta o an için para var ise ödemenin o şekilde yapıldığını, Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulan çeklerin de, müvekkili şirket tarafından davalıya ödendiğini, bu çeklerden dolayı, müvekkili şirketin davalıya borcu bulunmadığını, davalının, tamamen kötü niyetli olarak çekleri icra takibine konu ettiğini, neticeten; takipte konu edilen çeklerden dolayı 82.350,60-TL asıl alacak, faiz, ücreti vekalet ve diğer icra takip masraflarından borçlu olmadıklarının tespitine, öncelikle haksız ve kötü niyetli olan takibin durdurulmasına,

icra rakibinin takibinde haksız ve kötü niyetli olan davalı alacaklının takip alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davanın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine konulan çeklerin ödendiği iddiasıyla açıldığını, 30/08/2016 tanzim tarihli .... Bankası A.Ş'ye ait .... çek numaralı 25.000.00-TL bedelli, 10/11/2016 tanzim tarihli .... Bankası AŞ'ye ait ... çek numaralı 25.000.00-TL bedelli, 12/11/2016 tanzim tarihli ...

Bankası AŞ'ye ait ... çek numaralı 25.000.00-TL bedelli çekler için başlatıldığını, dolayısıyla işbu menfi tespit davasına konu icra takibinin sadece ödenmeyen çekler bakımından açılmış olduğunu, tüm bu çeklerin keşidecisinin davacı ... Hediyelik Eşya Tic. Ltd. Şti. olduğunu, davacı tarafça açılan işbu menfi tespit davasının Bakırköy .....

İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı takibine konu çeklerin ödendiği iddiasıyla açılmış olduğundan, davacı tarafın bahsederek mahkemenizin dikkatini dağıtmaya çalıştığı senetlerin dava ile herhangi bir ilgisi bulunmamakta olduğunu, davanın konusunu oluşturmadığını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı şirket ile müvekkilim arasında gerçekleştirilen ticarete istinaden yapılan ödemeler genellikle çek ve senet verilmesi suretiyle gerçekleştiğini, bu çek ve senetlerin bir kısmının vadesinde ödenmiş olmakla birlikte, bazı çek ve senetlerin vade tarihlerinde ödenmediğini,

davacı ile müvekkilinin 2013 yılından beri gerçekleştirmiş oldukları ticarete istinaden çok sayıda senet ve çek alışverişinde bulunduklarını, söz konusu icra takibine konu edilen çeklerin müvekkil tarafından bankaya ibraz edilmiş olup çeklerin karşılıksız olduğunun anlaşılması üzerine icra takibine konu edilerek alacağın tahsilinin amaçlandığını, bu nedenle davacının bedeli ödenmiş olan çeklerin icra takibine konulduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, neticeten; davanın reddine, davacı borçlunun %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyası ile 22/05/2017 tarihinde açılmış olup, 29/01/2019 tarihli yetkisizlik kararı üzerine mahkememiz ... Esasına kaydı yapılmıştır.

Mahkememizin .... Esas sayılı dosyasının 21/09/2020 tarihli 4 nolu celsesinde verilen davanın reddi yönündeki karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararıyla davacının istinaf başvurusunun kabulü üzerine kaldırılarak, ''Dava konusu çekler 30/08/2016 keşide tarihli 25.000-TL, 10/11/2016 keşide tarihli 25.000-TL ve 12/11/2016 keşide tarihli 25.000-TL bedellidir.

Davacı, bu çeklere mahsuben bilirkişi raporunda da tespit edilen ödemeler yaptığını iddia etmiş, davalı ise ödemelerin bu çeklere mahsuben yapılmadığını ve ispat yükünün davacıda olduğunu savunmuştur. Çekin keşide tarihinden sonra yapılan ödemeler çeke mahsuben yapılmış sayılır.

Ancak aralarında ticari ilişki bulunan davacının, davalıya sebepsiz yere bir ödemede bulunmayacağı dikkate alındığında başka bir alacağa mahsuben bu ödemelerin yapıldığını savunan alacaklının bu iddiasını yazılı belgeyle kanıtlaması gerekir. Havale dekontunda ;çek numarası eksik yazılan bir adet çekin takibe konu çeklerden başkaca bir çek olup olmadığı hususunun üzerinde durularak takibe konu "...." sayılı çek için yapılıp yapılmadığı belirlenmelidir.

Cari hesaba konu tüm alacak, alınan çek ve senetler ,yapılan ödemeler karşılaştırılarak davacının davalıya borcu bulunup bulunmadığı tesbit edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu kabul edilerek, başka alacak var ise buna ilişkin belge asıllarını sunmasının istenmesi, bu şekilde ispat imkanının tanınarak araştırma ve inceleme yapılması, bilirkişiden bu hususta ek rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ispat yükünde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/3593 Esas, 2015/16408 Karar ve 08/12/2015 tarihli ve 2016/2041 Esas,

2017/3685 Karar sayılı ve 11/05/2017 tarihli ilamları)'' gerekçeleriyle davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin 2023/677 Esasına kaydı yapılmıştır.

DELİLLER

Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası, ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünün 03/12/2019 tarihli yazısı, .... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünün 12/12/2019 tarihli yazısı,... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünün 14/01/2020 tarihli yazısı ve ekinde bulunan CD, taraflarca sunulan ticari defter ve kayıtlar, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına konu çeklerden kaynaklı olarak davacının İİK 72. maddesi gereği borçlu olmadığının tespiti, icranın durdurulması, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.

Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde. Alacaklı (davalı) .... vekili vasıtası ile 05.05.2017 tarihinde borçlu (davacı) .... Hediyelik Eşya Tic. Ltd. Şti. aleyhine “30.08.2016 vade tarihli 25.000,00-TL tutarlı, 10.11.2016 vade tarihli 25.000,00-TL tutarlı, 12.11.2016 tarihli 25.000,00-TL tutarlı çekler” dayanak gösterilerek.

71.127,13-TL Asıl alacak, 3.897,38-TL İşlemiş faiz, 7.118,71-TL tazminat, 213,38-TL komisyon gideri olmak üzere toplamda 82.350,60-TL tutarındaki alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık %9,75 avans faiz ve değişen oranlardaki faizi ile, icra giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte borçlar kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla tahsili amacıyla takibe geçmiştir.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Bilirkişi .... 24/07/2020 tarihli raporunda. "Dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişkisi dolayısıyla davalı yana vermiş olduğu 3 adet çekin bedellerinin ödenmiş olması nedeniyle çek bedellerinin menfi tespiti talebinden ibaret olduğunu, davacının 2013-2014 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığını, 2015-2016-2017 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davacının ticari defterlerine göre;

dava konusu çeklerin vade tarihlerinde ödenmediği için iade edilmiş olduğunu, davacının vade tarihi sonrasında yapmış olduğu ödemelerin de cari kayıtlarında kayıtlı olduğunu, davalının ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığını, toplam 76.800,00 TL tutarlı 7 adet havalenin davacı şirket tarafından yapılmış olduğunu, yapılan ödemelerin açıklama kısımlarında "Senet Karşılığı, 0509 vadeli işlem, ....

Hediyelik Eşya vs." gibi açıklamaların olduğunu, dava konusu çeklere ilişkin açık bir atıfın bulunmadığını, toplam 92.180,00 TL tutarlı 19 adet havalenin dava dışı ... tarafından yapılmış olduğunu, yapılan ödemelerin açıklama kısımlarında dava konusu çeklere ilişkin açık bir atıfın bulunulmamakla birlikte, "22.11.2016 tarihli 25.000,00 TL tutarlı İşbankası havalesinin açıklama kısmında, "....

No çek karşılığı” açıklamasının bulunduğu, mezkur açıklamanın dava konusu 8057374 no.lu 25.000,00 TL tutarlı çeke istinaden yapılıp yapılmadığı hususunda takdirin mahkemede olduğunu, davadışı ... tarafından dava tarihinden sonra yapılan havalelerin açıklama kısımlarında dava konusu çeklere ilişkin açık bir atıfın bulunulmadığını, taraflar arasında uzun süreli cari ilişkinin bulunduğunu, cari ilişkiye istinaden bir çok çek ve senet alışverişinin yapılmış olduğunu, davacı ve davadışı ...’un yapmış olduğu havalelerin açıklama kısımlarında dava konusu çeklere ilişkin açık bir atıfın bulunulmadığını,

davacı ve davadışı ...’un yapmış olduğu havalelerin dava konusu çeklere ilişkin yapılıp yapılmadığı hususunda takdirin mahkemede olduğunu" bildirmiştir.

Bilirkişi ... 14/02/2023 tarihli ek raporunda. "Dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla davalı yana vermiş olduğu 3 adet çekin bedellerinin ödenmiş olması nedeniyle çek bedellerinin menfi tespiti talebinden ibaret olduğu, Mahkemenizin ara kararı boyutunda ve bozma ilamı kapsamında tekraren yapılan incelemelerde, 22.11.2016 tarihli 25.000,00 TL tutarlı İşbankası havalesinin açıklama kısmında, “...

No çek karşılığı” açıklamasının bulunduğu, ödemenin yapıldığı tarihe yakın olarak öncesinde davacının incelenen ticari defterlerinde dava konusu olmayan ... numaralı 25.000,00 TL bedelli ve dava konusu olan .... numaralı 25.000,00 TL bedelli çeklerin kayıtlı olduğu,

dolayısıyla 22.11.2016 tarihinde “.... çek karşılığı” açıklaması ile yapılan ödemenin takibe konu edilen .... numaralı çeke istinaden yapılıp yapılmadığının kesin ve net olarak tespiti mümkün olmadığı gibi taraflar arasındaki cari işlem hacmi de yüksek ve yoğun olduğundan genel olarak yapılan ödemelerin takibe konu çeklere ilişkin yapılıp yapılmadığının ticari defterler nezdinde tespiti mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılmaktadır." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Bilindiği üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.

Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).

İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.

Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.

Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.

Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Aynı ilkeler, HGK’nun 17.12.2003 gün ve 2003/19-781 E., 2003/768 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir.

Davacı, dava konusu edilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201.maddesi gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların tanıkla ispatlanması mümkün değildir.

Somut olayda, davacı, davalı ile arasında ticari ilişki bulunduğunu kabul ederek, çek bedellerini ödediğini ileri sürüp, ödemeye dair belgeler sunmuştur.

6098 sayılı TBK 102.maddesinde; " Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur." denilmektedir.

Dava konusu çeklerin “30.08.2016 vade tarihli 25.000,00-TL tutarlı, 10.11.2016 vade tarihli 25.000,00-TL tutarlı, 12.11.2016 tarihli 25.000,00-TL tutarlı olduğu, ödemelerin ilk çekini vade tarihi olan 30.08.2016 tarihinden sonra ilk olarak 05.09.2016 tarihi ile 04.05.2017 tarihleri arasında davacı tarafından, 153.370,00-TL ödeme yapıldığı, ödemelerin dava konusu çeklerden başka bir borç için yapıldığı iddiasını ileri süren davalı tarafın, davacının, davalıya sebepsiz yere bir ödemede bulunmayacağı dikkate alındığında başka bir alacağa mahsuben bu ödemelerin yapıldığını savunan alacaklının bu iddiasını yazılı belgeyle kanıtlaması gerekir.

Davalı yan ise bu ödemeleri kabul etmiş, ancak aralarında ticari ilişki bulunduğunu, bu ödemelerin dava konusu çeklere bağlanmayan ticari ilişki nedeniyle yapıldığını iddia etmiştir. Bu iddiasını kanıtlar bir yazılı delil sunmamıştır.

O halde dosya içeriği ve toplanan delillerden takibe konu çeklerin takip tarihinden önce ödendiği, davalının ödemelerin başka bir borca mahsuben yapıldığını kanıtlayamamasına ve davalı tarafın kötü niyetinin ispat edilmemiş olması ve davanın kabul edilme sebebinin ispat yükünün taraf değiştirmesi ve buna bağlı olarak da dosya içerisinde davalı asilin kötü niyetini gösterir delil olmaması sebebiyle davacının kötü niyet tazminatının reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davanın kabulü ile;

1-Davacının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasına konu çeklerden kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespitine,

2-Koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine,

3-Alınması gerekli 5.625,37-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.406,35-TL harcın mahsubuyla bakiye 4.219,02-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yapılan 31,40-TL başvurma harcı, 1.406,35-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.437,75-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 4.508,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/09/2024

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/677, K. 2024/895, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/677
Karar No
2024/895
Tarih
23 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/677 K.2024/552
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/677 K.2024/528
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/678 K.2024/827
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/678 K.2024/684
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/678 K.2024/511
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/678 K.2024/479

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.