İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/750 K.2026/95

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/750Karar2026/95Tarih2 Şubat 2026Okuma11 dk · 2.186 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
2 Şubat 2026
Esas no
2024/750 Esas
Karar no
2026/95
Dava
Ticari Ünvanın Korunması
Dava tarihi
14/08/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
23/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.186 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalının, faaliyetlerini "..." adlı ticari unvan ile yürütmekte olduğunu, dolayısıyla unvanında müvekkilinin unvanında çekirdek ibaresi olan "..." ve yine ticari unvan işletme konusu alanında da "Metal Sanayi Ticaret" ifadeleri ile neredeyse müvekkili ile aynı ticari unvanını kullanmakta olduğunu, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının, bu benzerlikte bir ticari unvanı kullanması durumu, TTK m. 52 uyarınca açıkça tecavüze sebebiyet vermekte olduğunu, zira gerek müvekkilinin ticaret ünvanının ana belirleyici çekirdek ibaresi olan, gerekse de markası olan “....” ibaresinin ilgili sektörde ülke çapında,

hatta yurt dışında tanınmış bir isim ve marka haline getiren müvekkilinin davalının kullandığı ticaret unvanının, müvekkilinin ticaret unvanına benzer olması nedeniyle tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının davaya konu ticaret unvanını kullanmasının yasaklanmasına ve davalının ticari unvanındaki "..." ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, müvekkilinin ticaret unvanına yönelik olan tecavüzün önlenmesine ve davalı şirketin her türlü tanıtım, tabela, internet sitesi, basılı evrak ve dijital ortamdan kaldırılmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini,

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'un 2. maddesi uyarınca herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bu bağlamda, bir hak sahibinin, sahip olduğu hakka yönelik saldırıları durdurma ve önleme yetkisine rağmen, ya pasif kalarak bu yetkisini uzun süre kullanmaması ya da bu yetkisini kullanmayacağına ilişkin aktif bir davranış gösterdikten ve karşı tarafta da hakkın kullanılmasına karşı çıkılmayacağına ilişkin güven ve haklı beklenti oluşturulduktan sonra,

kendisine duyulan güveni ihlal edecek ve karşı tarafı zor durumda bırakacak şekilde sahip olduğu haktan kaynaklanan yetkisini ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğini, müvekkili şirketin 13.11.2020 yılında ticaret siciline tescil edildiğini, 4 yıldır sicile tescilli olan bu durumun 1982 yılından beri sicile tescilli olan davacı şirket tarafından bilinmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bunun yanında davacı şirket ile müvekkili davalı şirket arasında Kasım ve Aralık 2021 tarihlerinde cari hesap ilişkisinin, alım – satım ve ticari ilişkisi gerçekleşmiş olduğunu,

davacı tarafından müvekkili şirkete faturalar kesildiğini, müvekkili şirket hesabından ödemeler tahsil edildiğini, dolayısıyla, davacı yanın, davalı şirketin ticaret unvanından uzun zamandır haberdar olduğunu, bu kapsamda, davacı tarafın, şirketin kuruluşundan itibaren 4 yıl sessiz kalması,

2021 yılında gerçekleşen karşılıklı ticari alım satım ile ticaret unvanına muttali olmasının üzerinden 3 yıl geçmiş olması karşısında huzurdaki davanın dürüstlük kuralına aykırı ikame edildiğinin, hakkın kötüye kullanıldığının açık göstergesi olduğunu, ticaret unvanı asıl olarak tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemleri yaparken kullandığı isim olduğunu, 'Ticaret Unvanları Hakkında Tebliğ' in 5/3. maddesine göre " daha önce tescil edilmiş bir ticaret unvanından yalnızca şirket türünü gösteren ibareleri farklı olan diğer bir unvana, ayırt edici ek yapılmadan tescil edilemez." davacı tarafın ticaret unvanının "..." şeklinde olduğunu,

müvekkili şirketin ticaret unvanının ise "..." olduğunu, tarafların işletme konusunu gösteren ilk ibareleri birbirinden farklı olduğu müvekkili şirket unvanında "..." ibaresinden sonra "Proje Metal" ibaresini kullandığını, bu durumun hukuka uygun olduğunu ticaret unvanının haksız kullanımını teşkil etmediğini, bu nedenle, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER

İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, İstanbul Ticaret Odasına yazılan yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, Davalının ticari unvanının TTK m. 52 uyarınca terkin edilmesini, "..." ibaresinin ticaret sicilden silinmesi ile davalının, davacının ticaret unvanına tecavüzünün önlenmesi istemine ilişkindir.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Bilirkişi 28/05/2025 tarihli raporunda; Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;

Tarafların Ticaret Unvanına İlişkin İnceleme: davacı yanın ve davalı yanın ticaret unvanları incelendiğini,

Davacı yanın ticaret unvanın “... ÇELİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş” olduğu, davacı yanın faaliyet alanın ise demir ve çelikten ürünlerin üretimi olduğunun tespit edildiğini,

Davalı yanın ticaret unvanın “...” olduğunu, 13.11.2000 tarihinde sicile kayıt edildiğini, davalı yanın faaliyet alanın ise demir ve çelikten bar ve çubukların toptan ticareti olduğunun tespit edildiğini,

Hukuki İnceleme: 1. TK 18/I ve 39/I uyarınca her tacirin bir ticaret unvanı seçmesi ve bunu iş ve işlemlerinde kullanması zorunlu olduğunu, usulüne uygun olarak tescil edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının sahibine ait olduğunu, TK 50, 52, 52/1, 52/11 ve TK 54 vd. Maddeleri dikkate alındığından,

ticaret unvanının sahibinden izin alınmadan, aynısının veya benzerinin kullanılması halinde unvana tecavüz edilmiş olacağını, söz konusu durumun, unvanın aynısının veya benzerinin yine ticaret unvanı veya başka bir şekilde kullanılmasıyla meydana geldiğini, bu bağlamda, tescilli ticaret unvanının, yine bir ticaret unvanı olarak veya işletme adı, marka, FSEK anlamında eser veya eserin önemli bir parçası olarak veya internet alan adı olarak kullanılması halinde de tecavüzün gerçekleşmiş olacağını, ticaret unvanına bir tecavüzden bahsedebilmek için, esas itibariyle ticari işletmelerin iştigal konularının aynı veya benzer olması gerektiğini,

ticaret ünvanı terkini istemli davanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ... Esas, ... Karar sayılı ve 21.03.2019 tarihli kararında “...

Ticaret unvanının sahibinden izin almadan, ticaret unvanının aynısının veya benzerinin kullanılması yahut işletme adı, marka, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu anlamında eser veya internet alan adı olarak kullanılması hâlinde de tecavüzün gerçekleşeceğini, 6762 sayılı TTK’nın 54. maddesinde belirtilen “ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından kullanılan” ibaresinden ticaret unvanının aynısının veya karıştırılma (iltibas) ihtimali oluşturacak derecede benzerinin bir başkası tarafından kullanılmasının anlaşılması gerektiğini, ticaret unvanını önceden tescil ettiren tacir,

6762 sayılı TTK’nın 54. maddesi gereğince daha sonra tescil ettirilen ve haksız olarak kullanılan ticaret unvanının sicildeki kaydının değiştirilmesini veya silinmesini dava edebileceğini,

2017 yılında yürürlüğe giren SMK ile ilk defa marka hukukunda hükümsüzlük davaları yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin bir düzenleme getirildiğini, SMK'nın 26/6. maddesi; “Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez” hükmünün haiz olduğunu, Yargıtay ... Hukuk Dairesi tarafından verilen 14.01.2014 tarihli, ... E. ve .... K. sayılı kararının örnek olacağını,

Buna göre, tarafların ticaret unvanları arasında iltibas ihtimali bulunduğu görüş ve kanaatine varıldığını, Davalı yanın ticaret unvanındaki “...” ibaresinin davacı yanın ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiği ve söz konusu ibarenin ticaret unvanından terkini koşullarının oluştuğu görüş ve kanaatine varıldığını,

SONUÇ

1- Davalı yanın ticaret unvanı 13.11.2000 tarihinde sicile kayıt edilmiş olup, huzurdaki davanın ise 14.08.2024 tarihinde ikame edildiğini, gerek yukarıdaki açıklamalara gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları gereğince davacı yanın sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramadığı,

2- Davacı, ...

SANAYİ VE TİCARET A.Ş. unvanını, davalı ise, ... unvanını kullanmakta olduğunu, her iki şirketin ticaret unvanında ayırt edici unsurun .... ibareleri olduğunu, ticaret unvanlarında yer alan “....” ibaresi iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davalı şirketin ticaret unvanındaki bu ayırt edici unsurun yanına ek unsur olarak aldığı kabul edilen diğer ibarelerin ticaret unvanının ayırt edici eki niteliğinde olmayıp, faaliyet konusuyla ilgili ek niteliğinde olduğunu, ayrıca davacı yanın faaliyet alanı davalı yanın faaliyet alanın benzer olduğunun tespit edildiğini, buna göre,

tarafların ticaret unvanları arasında iltibas ihtimali bulunduğu ,davalı yanın ticaret unvanındaki “....” ibaresinin davacı yanın ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiği ve söz konusu ibarenin ticaret unvanından terkini koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.

Bilirkişi 07/01/2026 tarihli raporunda. Davalı yanın ticaret unvanının 13.11.2000 tarihinde sicile kayıt edildiğini, huzurdaki davanın ise 14.08.2024 tarihinde ikame edildiğini, davacı yanın sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramadığı, davacı, ...

Çelik Sanayi Ve Ticaret A.Ş. unvanının, davalı ise, ... unvanını kullanmakta olduğunu, her iki şirketin ticaret unvanında ayırt edici unsurun ... ibareleri olduğunu, ticaret unvanlarında yer alan “...” ibaresi iltibas yaratacak derecede benzediğini, davalı şirketin ticaret unvanındaki bu ayırt edici unsurun yanına ek unsur olarak aldığı kabul edilen diğer ibarelerin ticaret unvanının ayırt edici eki niteliğinde olmayıp, faaliyet konusuyla ilgili ek niteliğinde olduğunu, davacı yanın ve davalının meslek grubunun ... olduğunun tespit edildiğini,

davacı yanın nace kodunda faaliyet alanının Demir ve çelikten sıcak veya soğuk çekilmiş yassı hadde ürünleri imalatı (demir veya çelik alaşımlı levha, şerit, sac, teneke sac, vb. dahil) olduğunun tespit edildiğini, davalı yanın nace kodu faaliyet alanın ise Demir/çelikten bar ve çubukların, profillerin, levha kazıkların (palplanş), tüp ve boruların toptan ticareti olduğunun görüldüğünü, ayrıca davacı yanın faaliyet alanının davalı yanın faaliyet alanına benzer olduğunun tespit edildiğini, buna göre, tarafların ticaret unvanları arasında iltibas ihtimali bulunduğunu,

davalı yanın ticaret unvanındaki “....” ibaresinin davacı yanın ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiği ve söz konusu ibarenin ticaret unvanından terkini koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.

SMK 25. Madde Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi

Madde 25- (1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.

(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.

(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.

(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.

(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.

(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.

(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.

İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre. Somut olayda davacı yanın ticaret unvanın “... ÇELİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş” olduğu, faaliyet alanının demir ve çelikten ürünlerin üretimi olduğu, davalı yanın ticaret unvanın “...” olduğu, 13.11.2020 tarihinde sicile kayıt edildiği, faaliyet alanın ise demir ve çelikten bar ve çubukların toptan ticareti olduğu, bilirkişi tarafından sunulan raporda, davacının ...

SANAYİ VE TİCARET A.Ş. unvanını, davalının ise, ... unvanını kullanmakta olduğu, her iki şirketin ticaret unvanında ayırt edici unsurun ... ibareleri olduğu, ticaret unvanlarında yer alan “...” ibaresi iltibas yaratacak derecede benzer olduğu, davalı şirketin ticaret unvanındaki bu ayırt edici unsurun yanına ek unsur olarak aldığı kabul edilen diğer ibarelerin ticaret unvanının ayırt edici eki niteliğinde olmayıp, faaliyet konusuyla ilgili ek niteliğinde olduğu, ayrıca davacı yanın faaliyet alanı davalı yanın faaliyet alanın benzer olduğunun tespit edildiği,

buna göre, tarafların ticaret unvanları arasında iltibas ihtimali bulunduğu ,davalı yanın ticaret unvanındaki “... ” ibaresinin davacı yanın ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiği ve söz konusu ibarenin ticaret unvanından terkini koşullarının oluştuğu davacı yanın sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramadığı sonuç ve kanaatine varıldığı şeklinde görüş bildirilmiş ise de, sessiz kalma yoluyla hak kaybı, önceki hak sahibinin, hakka konu ticari ad ve işareti iyi niyetli bir şekilde kullanan kişiye karşı dava açma hakkını uzun süre kullanmaması ve ihlallere sessiz kalarak ticari ad ve işareti koruma hakkını yitirmesi demektir.

Sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olabilmesi için, önceki hak sahibinin, ticaret unvanının aynısının veya benzerinin kullanılmasına belirli bir süre sessiz kalmış olması gereklidir. Ancak ticaret unvanı yönünden sessiz kalmanın ne kadar süre geçtikten sonra hak kaybına sebep olacağı TTK’de düzenlenmiş değildir.

Bununla birlikte 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile ilk defa marka hukukunda hükümsüzlük davaları yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin bir düzenleme getirilmiştir. SMK’nin 25/6. maddesi.

“Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez” hükmünü haizdir. Buna göre marka hükümsüzlük davalarında sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin uygulanabilmesi için beş yıllık sürenin geçmiş olması gerekmektedir.

Ancak ticaret unvanı yönünden mevzuatta bir süre belirlemesi bulunmadığından TMK’nin 2. maddesi de gözetilmek suretiyle her somut olayın özellikleri dikkate alınarak sürenin belirlenmesi gerekmektedir.

Davalı tarafça dosyaya delil olarak sunulu 2021, 2022, 2023 yıllarına ait mail yazışmaları, fatura ve banka dekont örneklerinden taraflar arasında ticari ilişki kurulduğu, davacının davalının ticari ünvanını bilmesinin yanı sıra davalı ile ticari alış veriş içinde de bulunduğu, sonrasında ise 17/01/2024 tarihli ihtarname keşide ederek ünvanın kullanımının durdurulmasını istediği,

bu durumun önceki davranışı ile çelişki oluşturup karşı tarafta yarattığı güven nedeniyle çelişkili davranma yasağı (Venire contra factum proprium) ilkesi uyarınca TMK’nın 2. maddesi ile düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğu değerlendirilmiş olup bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 427,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-AAÜT gereğince reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine

5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/02/2026

Katip ... · ¸e-imzalıdır · Hakim ... · ¸e-imzalıdır

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/750, K. 2026/95, 2 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/750
Karar No
2026/95
Tarih
2 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/750 K.2025/900
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/750 K.2026/49
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/751 K.2026/112
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/751 K.2026/98
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/751 K.2026/34
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/752 K.2026/7

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.