KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/441 Esas
- Karar no
- 2025/793
- Küçükçekmece İcra Dairesi
- ... Esas
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/05/2025
- Karar yazım tarihi
- 23/10/2025
Karar Metni
1.494 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili hakkında Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, takip dayanağı yapılan ve müvekkilinin hissesine düşen vergi borcuna ilişkin alacak talebi haksız ve hukuka aykırı olarak tamamen sebepsiz zenginleştirme amacı taşıdığını, müvekkilinin davalı ve diğer ortak ... ile birlikte ...
Sanayi Ticaret Limited Şirketi ortakları olarak şirketi işlettiklerini, müvekkilinin ortağı olduğu şirkete ilişkin 10.10.2024 Tarihinde Bakırköy .... Noterliği ... Yevmiye Nolu Limidet Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile şirket hissesinin 150 Adet payın hukuki ve mali yükümlülükleri ile aktif ve pasifleri ile birlikte davalı ...'e devrettiğini yine şirket hissesinin 50 adet payın hukuki ve mali yükümlülükleri ile aktif ve pasifleri ile birlikte davalı ...'e devrettiğini,
müvekkili ve diğer ortaklar arasında devri işlemlerinin yapıldığında müvekkilin 200 adet hisse paya karşılık gelen hissesini davalı ve diğer ortak olan tüm aktif ve pasifleri ve mali yükümlülükleri ile devir işlemlerinin yapıldığına dair 2024/02 Karar Nolu 10.10.2024 tarihli Hisse Devri konulu Karar Metni düzenlendiğini ve taraflarca imzalandığını, devir işlemi yalnızca pay devri değil aynı zamanda borç, alacak ve mali yükümlülükleri de kapsar nitelikte olduğunu, davacının takip konusu borçtan sorumluluğu bulunmadığını,
müvekkilinin hesaplarına yapılan bloke ve hacizler sebebi ile borçtan haberdar olunduğunu ancak söz konusu icra takibi açıkça kötü niyetli olarak başlatıldığından huzurdaki davanın ikame edildiğini beyanla öncelikle İcra İflas Kanunu’nun 72/3 maddesi uyarınca icra dosyası kapak hesabının %100’ünün icra dosyasına, %15’inin mahkememiz dosyasına yatırılması halinde icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile hacizlerin kaldırılması ve icra takibinin durdurulmasını, taraflar arasında mevcut ve geçerli bir hukuki ilişki bulunmadığının tespiti ile Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı icra takibinin iptalini, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dava tarihi itibariyle kesin hükme kadar geçecek sürede müvekkilinden tahsil edilebilecek meblağın istirdadını, maddi ve manevi tazminat hak ve taleplerimizin saklı tutulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının %40 hisse sahibi olduğu, müvekkili ve dava dışı ...'ün %30 hisse sahibi olduğu ...
Sanayi Ticaret Limited Şirketi 13/07/2021 tarihli TTSG ilanı ile tescil edildiği ve faaliyetine başladığını, şirket kuruluşundan itibaren müvekkili şirkete ilişkin doğan tüm giderleri üstlendiğini ve şirket nezdinde doğan vergi yükümlülüklerinin tümünü bizatihi ifa ettiğini, dava dışı ... şirket nezdindeki %30 hisse payı gereği müvekkili tarafından yapılan söz konusu vergi ödemeleri ve sair giderlerin kendi namına düşen kısmını müvekkiline ödemişse de davacı tarafından icra takibine konu kamu borçları ödemelerine ilişkin müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, limited şirket ortakları,
ödenmeyen veya ödenmeyeceği anlaşılan amme borçlarından pay oranlarınca sorumlu olduklarını, davacı tarafından şirket kuruluşunda taahhüt edilen sermaye dahi ödenmediğini, şirketin hiçbir giderine katkıda bulunulmadığını, müvekkili şirket kuruluşundan itibaren bu maddi külfetle şirketin devamını sağlamaya gayret ettiğini ve taraflarca ortaklığın sürdürülmesinin makul görünmediği noktada davacı hisse payını devrettiğini, ne var ki müvekkili,
tarafların ortak oldukları dönemde tüm maddi yükümlülüğü üstlenmesi yanı sıra davacının hisse payının devri akabinde de davacının hissedar olduğu dönemden kaynaklanan vergi borç ve cezalarını yine tek başına üstlenmek zorunda kaldığını, müvekkili kendi hissesini devretmesine karşın düzeltme beyannameleri gereği doğan kamu borçlarını üstlenmişse davacı da işbu kamu borçlarından hisse payı oranında sorumlu olduğunu, müvekkilinin hisse payı oranından fazlasına tekabül eden alacağının tahsili adına davacı aleyhine ikame edilen icra takibi ile davacıya rücu edilmesi zorunluluğu doğduğunu,
yine ilgili icra dosyasına sunulan izaha davet yazıları ve buna istinaden verilen düzeltme beyannameleri gereği doğan vergi ve ceza ödemeleri de müvekkili tarafından üstelenilerek ödendiğini, davacının şirket uhdesindeki hisse payını 10/10/2024 devretmişse de söz konusu devir kapsamında geriye dönük amme alacaklarından doğan yükümlülüklerini devretmesi mümkün olmadığını, hissesini devreden davacının,
hissedar olduğu döneme ilişkin doğmuş olan amme alacaklarına ilişkin borç ve sorumluluklarını devrettiğine ilişkin açık bir mutabakat olmadığı da görüldüğünden davacı şirketin hissedarı olduğu dönemde doğmuş olan vergi borçlarından ve hissedar olunan döneme ilişkin daha sonra tahakkuk eden cezalardan sorumluluğu olduğunun sabit olduğunu, pay devrinin gerçekleştiği tarihte ödeme mükellefiyeti henüz doğmamış olan ancak davacının da hissedar olduğu dönemden kaynaklı vergi ödemeleri ve cezalarına ilişkin müvekkilinin tüm girişimlerine rağmen alacak tahsil edilemediğinden davacı hakkında icra takibi ikame edilmesi zorunluluğu doğduğunu,
kaldı ki müvekkili de söz konusu şirket uhdesindeki payını 19/11/2024 tarihinde devrettiğini, buna karşın hissedarı olduğu döneme ilişkin doğan vergi borç ve cezalarını hissesini devrettiği tarihten sonra dahi ödemediğini, zira hisse devri, devredenin amme borçlarından doğan yükümlülüklerini sona erdirmemekte birlikte devreden de devralanla birlikte işbu alacaktan müştereken sorumlu olduğunu, davacının şirket uhdesindeki hisse payı için ödemeyi taahhüt ettiği sermaye payını da ödemediğini, bu yönüyle de davacının şirkete kazandırımı olmadığını, müvekkilinin davacıdan yalnızca hisse payı oranıyla sınırlı alacağını talep ettiğini,
bu kapsamda söz konusu icra takibi gerek taraf sıfatı yönünden gerek alacağın konusu yönünden gerek ise alacağın miktarı yönünden usulüne uygun olduğunu beyanla davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı asilin davacı aleyhine 185.082,92 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Limited şirketin prim borçları ile ilgili olarak şirket ortaklarının sorumluluğu 6183 sayılı yasanın 35. maddesinde düzenlenmiştir.
6183 sayılı Yasa:
Limited şirketlerin amme borçları: (Madde 35)
(Değişik: 22/7/1998 — 4369/ 21 md.) Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.
Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fikra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fikra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
Taraflar arasında pay devrine konu olan şirketin limited şirket olarak kurulduğu ve tüzel kişiliğinin devam ettiği ticaret sicil ilanlarından görülmüştür.
Şirket ortaklarından ayrı hak ve fiil ehliyetine sahip olan tüzel kişi, vergi borcundan da bizatihi kendisi sorumlu olur. Mahkememizce celp edilen vergi dairesi yazı cevabında .... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin izaha davet edildiği, şirket adına tahsilatların yapıldığı ve mükellefin ihtirazı kayıtla düzeltme beyannamesi vermediği ve vergi davasının olmadığı anlaşılmıştır.
Bakırköy .... Noterliği 10.10.2024 tarihli ... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinde; davacının sahibi olduğu payların "hukuki ve mali yükümlülükleri ile aktif ve pasifleriyle birlikte" devredildiği imza altına alınmıştır.
Davalı tarafından; davacının kuruluştan itibaren vergi ödeme yükümlüğünü yerine getirmediği, davacının hissedar olduğu dönemden kaynaklanan amme borcundan sorumlu olduğu savunularak 6183 sayılı yasanın 35. maddesi kapsamında alacak talebinde bulunulmuştur. İlgili düzenleme vergi mükellefi olan şirketten tahsil edilemeyen alacaklar bakımından kamu otoritesi lehine getirilmiş istisnai düzenlemedir. Yani tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin vergi borcundan sorumluluğu fer'i niteliktedir ve verginin öncelikle tüzel kişiden tahsil edilmesi gereklidir.
Danıştay'ın tahsil imkansızlığının açık ve belirlenebilir olamaması durumunda, yasal yollar tüketilmeden, kanuni temsilciler adına ödeme emri düzenlenemeyeceğine ilişkin kökleşmiş içtihatları bulunmaktadır. Şirketten tahsil edilemeyen amme alacağı için kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlenmesi durumunda kendi ortaklık payından fazla ödeme yapan kanuni temsilci, diğer ortaklardan rücuen alacak talebinde bulunabilir. Davalı tarafından cevap dilekçesinde sunulan Yargıtay kararı bu konuya ilişkin emsal niteliktedir.
Tüm dosya kapsamından; davalı şirket ortağı hakkında ödeme emri düzenlenmediği, davalının da kanuni temsilci olarak ödeme yapmadığı, tüzel kişinin faaliyetine devam ettiği, şirket adına ihtirazi kayıt olmaksızın ödemelerin yapıldığı, hukuki ilişkinin tarafı olan tüzel kişinin hak ve borçlardan kendisinin sorumlu olduğu, şirket adına yetkilisi tarafından ödeme yapılmış olması halinde de bu durumun değişmeyeceği, 6183 sayılı yasanın 35. maddesinin somut olayda uygulanamayacağı, taraflar arasında yapılan ödeme bakımından rücu ilişkisinin doğmadığı,
davacı tarafından hukuki ve mali yükümlülükleri ile birlikte payın devredildiği ve şirketin de aktif olarak faaliyetlerine devam ettiği anlaşılmakla davanın kabulü ile davalının icra takibi yapmasında kötü niyeti ispatlanamadığından tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/441, K. 2025/793, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama