KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Esas no
- 2024/1098 Esas
- Karar no
- 2026/173
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/12/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 01/04/2026
Karar Metni
1.137 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait alışveriş mağazalarına klima bakım-onarım hizmeti verdiğini, bu
hizmetlerin karşılığı olan fatura bedellerini ödemeyen davalıya icra takibi başlatıldığını, davalının
haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu beyanla, Bakırköy .... İcra
Dairesi ... esas sayılı icra dosyasındaki borca itirazın iptaline, alacağın en az %20’si
oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin
davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 07/06/2024 tarihli ... numaralı faturaya dayanarak Bakırköy ... İcra
Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, davalının faturaya itiraz
ettiğini, faturanın iade edildiğini, faturaya konu hizmetlerin alınmadığını, davacının davalıdan
herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, alınan tüm hizmetlerin karşılığının ödendiğini beyanla,
davanın reddine, alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 24.000,00-TL fatura alacağı, 3.096,00-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 27.096,00-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu fatura nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "...Taraflar arasında takip tarihi itibariyle 24.000,00 TL tutarlı cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın
takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 07.06.2024 tarihli, ....
numaralı, KDV dahil 24.000,00 TL tutarlı 1 adet fatura kayıt işleminden kaynaklandığı, iş bu
faturanın sadece davacı tarafın yasal defterlerine kaydedildiği, faturanın e-fatura olarak
düzenlendiği ve taraflarca 2024 yılı BS-BA Formu ile beyan edilmediği/edilmeyebileceği, davacı tarafın işin yapıldığına dair dosya muhteviyatına bir takım belge ve bilgiler sunduğu, iş bu
belgelerin yukarıda tek tek incelendiği, dosya muhteviyatına sunulan tüm belge ve bilgiler ile yukarıda yapılan tespit, inceleme ve
değerlendirmeler ışığında, davacı tarafın takip talebinin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi kök raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
davacı tarafça icra takibine konu fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce her iki tarafın tarafın ticari defter ve belgeleri üzerine bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafın yasal defterlerine göre davacının icra takip tarihi itibariyle 24.000,00-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibari ile davacı tarafa borcunun veya alacağının bulunmadığının tespit edildiği,
aradaki farkın 24.000,00-TL tutarlı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, davalı tarafın davacı taraftan hizmet almadığına yönelik iddiası kapsamında davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanması nedeni ile davacı tarafa icra takibine konu faturaya konu hizmetin yerine getirilip getirilmediği hususunda yemin delilin hatırlatıldığı, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde yemin metninin sunulduğu,
davalı şirket yetkilisine yemin metninin HMK 228 maddesinde belirtildiği şekilde ihtaratlı olarak tebliğ edildiği halde davalı şirket yetkilisinin 03/03/2026 tarihli celsede hazır bulunmadığı, bu halde HMK 229/1 maddesi uyarınca yemin konusu vakıayı ikrar etmiş sayılacağı göz önünde bulundurulduğunda davacının icra takibine dayanak faturaya konu hizmeti yerine getirdiğini ispat etmiş olduğu, bu durumda davacının takip tutarında belirtilen asıl alacak tutarı kadar davalıdan alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı,
gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında icra takibine konu edilen borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu durumda davacının asıl alacağı yönünden davasını ispat ettiği, davalı tarafı temerrüde
düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmadığından davalı tarafın icra takibi başlatılmadan önce temerrüde düşürülmediğinin anlaşıldığı ve bu nedenle davacı tarafın işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptaline, işlemiş faiz talebi yönünden reddine, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip .... · ¸e-imza Hakim .... · ¸e-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1098, K. 2026/173, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama