KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/697 Esas
- Karar no
- 2025/543 Karar
- Dava
- İstirdat
- Dava tarihi
- 04/10/2024
- Kararın yazıldığı tarih
- 23/07/2025
Karar Metni
1.407 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Taraflar arasında 21.05.2024 tarihinde ..... Projesi ve ..... Dan. Hiz Verilmesi hakkında sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme gereği davacı tarafından davalı şirkete 150.000,00TL ve 250.000,00TL ödeme
yapıldığı ancak davalı tarafından söylenen edimlerin yerine getirilmediğini,
davalıya 27.8.2024 vade tarihli 230.000-TL bedelli çek verilmiştir(Ek-2). Ekte
sunulan sözleşmenin 9. Maddesi uyarınca davalı, sözleşmede yazılı projeler için
2 ay içerisinde onay almayı taahhüt etmiştir. Buna rağmen davalı tarafından
sözleşmede yazılı söz konusu proje başvuruları dahi yapılmamış ve onaylar
alınmamış olup hiçbir taahhüt yerine getirilmemiştir. Burada önemle belirtmek
gerekir ki; bu 2 aylık süreç müvekkil tarafından ileri sürülen bir tarih değildir. Davalı
şirket kendisi bu sürecin 2 ayda her halükarda bitirileceğini ifade etmiş ve böyle
bir taahhüdün altına girmiştir. Davacı müvekkil şirket Sözleşmeye aykırılık
sebebiyle davalıdan kendisine verilen çekin iadesi talep edilmiştir. Davalı çeki
iade etmediği çeki ödeme için bankaya ibraz etmiştir. tüm bu hususlar
neticesinde kısmına ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini,
davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile
vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresinde dosyaya sunulan herhangi bir cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflara ön inceleme duruşmasının usulüne ilişkin tebligat yapılmıştır.
Dava, istirdat davasından ibarettir.
Davaya konu çekin ait olduğu bankaya yazılan müzekkereleye cevap verildiği görüldü.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ..... Numaralı dosyasında; 11/09/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık, Davacı ile davalının arasındaki sözleşme ve ticari ilişki kapsamında 27.08.2024 vade 230.000-TL bedelli çekin iadesinin yapılmayarak ödenmesi nedeni ile bedelin iadesinin şartları oluşup oluşmadığı, çekin bedelsiz olup olmadığı ve davalıdan istirdadının şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 18/02/2025 tarihine inceleme günü verilmiş olup inceleme gününde hazır olan davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 24.04.2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez
belge, bilgi, takip dosyası, Davacı ..... Ait İncelenen ticari defteri ile yapılan
tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
Dava Konusunun; HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık
konularının; Davacı ile davalının arasındaki sözleşme ve ticari ilişki kapsamında
27.08.2024 vade 230.000-TL bedelli çekin iadesinin yapılmayarak ödenmesi nedeni
ile bedelin iadesinin şartları oluşup oluşmadığı, çekin bedelsiz olup olmadığı ve
davalıdan istirdadının şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı,
Davacı yan tarafından yapılan İstirdat talebi doğrultusunda 04.10.2024 tarihinde
T.C. Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. sayılı huzurdaki davanın ikame
edildiği belirlendiği,
Davacının iddiasına göre ; davacı ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olup, bu
ticari ilişki nedeni ile davalı tarafa iki adet çek verilmiştir. Davacı taraflar arasındaki
sözleşmenin ifa edilmeden feshi sebebiyle iadesi gereken çeklerin iade edilmeyip
tahsil edilmeye çalışıldığı belirtilip, bu çekler nedeni ile davalıya borçlu olmadığını
ileri sürmektedir.
Taraflar arasında 21.05.2024 Tarihinde A-4 Kağıdına Sözleşme Tutanağı
Başlığında Konu: ...... Projesi ve .....
Danışmanlık Hizmeti Verilmesi hususunda anlaşma akdedildiği görülmüştür.
Taraflar aralarındaki Sözleşmeye ilişkiye bianen davalı taraf davacı .... Alüminyum
Geri Dönüşüm … Ltd. Şti’nden aldığı dava konusu çeki, Davalı taraf 27.08.2024
Tarihinde ...... bankasından 230.000,00TL tahsil edildiği görülmüştür.
Somut olayda olduğu gibi davacının davalı ile aralarında ilişki bulunduğunu,
davaya konu edilen çekin ticari ilişki kapsamında davalıya sözleşmenin ifası
amacıyla önceden verildiğini, davalının üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmediğini
kanıtlaması gerekmektedir.
Tüm bu hususlar neticesinde Taraflar arasında 21.05.2024 Tarihinde A-4 Kağıdına
Sözleşme akdedildiği davacı tarafından verilen dava konusu çeki, Davalı taraf
27.08.2024 Tarihinde ...... bankasından 230.000,00TL tahsil edildiği
görülmüş davalı tarafından işin yapıldığı ispat edilmediği ve işin yapıldığına dair
delil sunulmadığı bu hususta davacı tarafından davalı yana verilen dava konusu
230.000,00TL çekin davalı tarafından alınıp davacı yana verilmesi görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ve “ispat yükü”ne ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır.
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
HMK'nın 222.maddesine göre; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Bu şartlara şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Somut olay bakımından dosya incelendiğinde; davacı 27/08/2024 keşide tarihli ve ..... nolu ..... Bankası/ ..... şubesinin 230.000,00 TL bedelli çekin davalıya verildiğini, veriliş amacının .... Projesi ve ......
1507 Kobi ARGE Dan. Hiz Verilmesi hakkında sözleşmeden kaynaklı olduğu, ancak davalının üzerine düşen edimi yerini getirmediği, bu nedenle çekin bedelsiz kaldığını iddia etmektedir. Taraflar arasında hizmet akti kurulmuştur. İspat yükü TMK'nın 6 ve HMK'nın 190. maddesine göre davacıda olup, davacının avans ödemesini yaptığını kesin delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmadığından davayı inkar kapsamında değerlendirilmiştir.
Davacının ticari defterlere ilişkin delile dayandığı anlaşılmakla taraflarıın ticari defter ve belgeleri üzerinden inceleme yapılmasına karar verilmiş olup davalıya HMK madde 222 sonuçları hatırlatır duruşma zaptı ve inceleme günü tebliğ olmuştur.
7251 Sayılı Kanun’la değişik HMK m. 222/3 hükmü ise HMK m. 222’nin uygulandığı tüm uyuşmazlıklar açısından ticari defterleri ibrazdan kaçınmanın sonucunu açıkça düzenlendiği, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları ve sunduğu tüm deliller göre davacının davalıya avans ödemesi yaptığı, karşılığında hizmet alınmadığı,
davacının davasını ispatladığı anlaşılmakla davacının ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne, Davalının 27/08/2024 keşide tarihli ve ..... nolu ..... Bankası/ .... şubesinin 230.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya ödenen 230.000,00 TL bedelin ödeme tarihi olan 27/08/2024 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Katip..... · ¸e-imzalı Hakim ...... · ¸e-imzalı
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/697, K. 2025/543, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama