KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/820
- Karar no
- 2025/132
- Dava
- İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/10/2024
- Kararın yazıldığı tarih
- 11/03/2025
Karar Metni
1.223 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin..... Servis ve Dağıtım Ltd.
Şti., 1965 yılından bu yana faaliyet gösteren ve alanında dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketi olarak 200’den fazla ülkede üretim faaliyetinde bulunan ve bununla birlikte aynı zamanda pazarlama ve dağıtım hizmeti sunan çok uluslu bir firma olduğunu, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalı tarafa sağlanan ürünleri koymak üzere emaneten soğutucu cihaz teminini sağladığını, anlaşma dahilinde davalının kullanımına bırakılan ve mülkiyeti davacı şirkette yer alan .... barkod numaralı soğutucunun iadesinin talep edildiğini,
davalı tarafından söz konusu soğutucu dolabın müvekkili şirkete teslimi ve iadesinin gerçekleşmediğini, bunun üzerine davalı tarafa 29.12.2023 tarihinde ... barkod numarası ile sözleşmede yer alan adresine iadeli taahhütlü ihtarın gönderildiğini, söz konusu ihtar davalının adresten ayrılmış/taşınmış olması nedeniyle iade olarak döndüğünü, davalı tarafın bahse konu sözleşmede yer alan cihaz bedelini ödemesi gerektiği belirtildiğini, davalı yanın söz konusu bedeli ödeyeceği hususunu kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, davalı aleyhinde Büyükçekmece ...
İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, ancak davalı işbu takibe de haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı/borçlu tarafından Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü’nün ......
E. sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun, dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin .... Numaralı dosyasında 04.10.2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.250,00 USD asıl alacak yönünden 14.07.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak .... Barkod nolu soğutucu bedeline dayalı alacak olarak gösterildiği, davalı tarafından 06/08/2024 tarihinde borcun tamamına, ferilerine ve yetkiye itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, 20.11.2020 tarihli Emanet Cihazların Geçici Kullanılması Hakkında Teslim ve İzin Belgesi ticari ilişki kapsamında davalıya teslim edilen soğutma cihazının iade edilmemesi nedeni ile bedelinin iadesi gerekip gerekmediği noktasındadır.
6100 sayılı HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 379. Maddesinde; "Kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklindedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 380. Maddesinde; "Ödünç alan, ödünç konusunu ancak sözleşmede kararlaştırılan şekilde, sözleşmede hüküm yoksa niteliğine veya özgülendiği amaca göre kullanabilir. Ödünç alan, ödünç konusunu başkasına kullandıramaz. Ödünç alan, bu hükümlere aykırı davrandığı durumlarda, beklenmedik hâllerden doğan zararlardan da sorumludur. Ancak, bu hükümlere uymuş olsaydı bile zararın doğacağını ispat ederse sorumluluktan kurtulur."şeklindedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 381. Maddesinde; "Ödünç alan, ödünç konusunun olağan bakım ve koruma giderlerini karşılamakla yükümlüdür. Ödünç alan, ödünç verenin yararına yapmak zorunda kaldığı olağanüstü giderlerin ödenmesini isteyebilir." şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde. "Emanet Cihazların Geçici Kullanılması Hakkında Teslim ve İzin Belgesi " başlıklı belgenin incelenmesinden anlaşıldığı üzere taraflar arasında ariyet akdi (kullanım ödüncü sözleşmesi) bulunduğu, nitekim davacı davaya konu .....
Barkod nolu soğutucuyu davalıya kullanım bedeli ödemeksizin davalıya kullandırmayı vaadettiği, taraflar arasındaki bu sözleşmenin 2. Bendinde davacının bu nedenle teslim ve iade talebini davalı tarafa 29.12.2023 tarihinde ..... barkod numarası ile sözleşmede yer alan adresine iadeli taahhütlü ihtar gönderilmiş olduğu ancak iadenin gerçeklemediği,
taraflar arasındaki sözleşmenin 2 no.lu hükmünde açıkça cihazın teslim edilmemesi durumunda cihaz bedelini ödeme taahhüdünde bulunduğu anlaşılmakla TBK m.379 vd. Hükümleri ile taraflar arasındaki Emanet Cihazların Geçici Kullanılması Hakkında Teslim ve İzin Belgesi başlıklı sözleşme hükümleri dikkate alındığında davacının davasını ispatladığı anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz.
Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir.
Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir.
Davacının ticari sözleşme ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/820, K. 2025/132, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama