KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/824 Esas
- Karar no
- 2024/311 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 09/10/2024
Karar Metni
1.318 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 13/12/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkili ...'ın 17.04.2019 ile 01.05.2021 tarihleri arasında ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.'nde çalıştığını, 01/05/2021 tarihinde iş akdi işçilik alacakları ödenmeden feshedildiğini, taraflarınca 29.07.2021 tarihinde Bakırköy ... İş mahkemesinin ....
E. sayılı dosyası ile işçilik alacaklarının ödenmesi talepli dava açıldığını, dosyanın halen derdest olduğunu, açılan dava devam ettiği esnada davalı şirket ortaklarının 06.02.2023 tarihli genel kurul kararı ile şirkete tasfiye memuru olarak davalı ...'ın atanmak sureti ile tasfiye haline girmesine karar verdiklerini, şirketin daha sonra yasal prosedür usulüne aykırı olarak ve davadan haberdan olunmasına rağmen 06.11.2023 tarihli genel kurul kararı ile şirketin tasfiyesinin sonuçlandırıldığını, Tasfiye memurunun tasfiye sürecinde yapmış olduğu usulsüzlüklerle müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu,
Tasfiye memurunun (aynı zamanda şirket ortağı ve müdürü) dava tasfiye memuru sıfatı ile kendisine ihbar edilmiş olmasına rağmen bile bile şirketi tasfiye etmek suretiyle görevini kötüye kullandığını, tasfiye memuru hakkında Küçükçekmece cumhuriyet başsavcılığına ....soruşturma nolu dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, tahkikatın halen devam ettiğini, Bakırköy ... İş mahkemesinin ...
E sayılı dosyasının duruşmasında ihya davası açmak hususunda süre verildiğini, neticede TASFİYE HALİNDE ...
SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin yeniden ihyası ile ticaret siciline kayıt ve tesciline, şirket aleyhine açılmış olan davanın neticelendirilmesi ve dava konusu alacaklarının tahsili bakımından eksik kalan tasfiye işlemlerinin tamamlattırılmasını, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin Avukat olarak adlarına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde. Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M.
34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise,
terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde,
şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M.
547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine,
mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a mahkememizce tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görüldü.
Davalı ... 04/12/2024 tarihli celsedeki beyanında; Açılan davayı kabul etmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava; 6102 sayılı TTK' nın 547 maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin adresinin, ... Mah. ... Sk. No: 12/1 Bahçelievler/İSTANBUL olduğu görülmüştür.
İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
6102 TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirketin Bakırköy .... İş mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili davada da davacı sıfatında, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve talebin alacak istemine ilişkin olduğu, davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği, davanın derdest olduğu, bu haliyle derdest davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK' nın 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin ortağı ve yetkilisi ... (TCKN: ...)'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı ... Müdürlüğü' nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı)
6100 sayılı HMK.' nın 326/1. maddesi; " Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. " şeklindedir. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenilen şirket tasfiye suretiyle sicilden terkin edilmiş ise de, terkinden evvel adı geçen şirket aleyhine açılmış davalar bulunduğu, davanın tasfiye memurunun bilgisinde bulunduğu, dava sona ermedikçe tasfiyenin sonlandırılmasının mümkün olmadığı, hatta tasfiye kararının davadan evvel alınmasının dahi sonuca etkisi bulunmadığı; bu sebeplerle yargılama gideri ve vekalet ücretinin tasfiye işleminin eksik yapılması ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/824, K. 2024/311, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama