KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Esas no
- 2024/84 Esas
- Karar no
- 2025/234 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/09/2024
- Kararın yazıldığı tarih
- 13/04/2025
Karar Metni
1.912 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin, davalı şirket ile ticari iş ilişkisinden kaynaklı 15.04.2023 vade tarihli 11.063,56 TL ve 25.05.2023 vade tarihli 22.258,48 TL tutarlarında cari hesaba dayalı borcunun bulunduğunu, borcun tahsil edememesi sebebiyle 08.07.2024 tarihinde Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmanın sağlanamadığını, davalı tarafın ticari defterleri de incelendiğinde müvekkili şirkete borcu olduğunun görüleceğini, açıklanan nedenlerle, alacağın temini bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalı borçlunun Küçükçekmece İcra Dairesi .... esas numaralı dosyasına vaki itirazın iptali ile %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesin karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile delil listesi HMK'nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığını, dava dilekçesi içinde davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrakların sunulmadığını, müvekkilinin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği gibi davacı tarafa borcunun bulunmadığını, davacı tarafın talep ettiği faizin fahiş olduğunu, davacı tarafından başlatılan icra takibine taraflarınca işleyecek ve işlemiş faize ve oranına borca itiraz ettiklerini, davacının iddiasının aksine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını,
davacının faturadan kaynaklı borcun varlığını ispatla yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin takibe konu edilen alacağa ilişkin cari ilişkiden dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirketin icra takibine konu ettiği sözleşme ve faturalar üzerinde müvekkili şirket yetkilisine ait bir imzanın bulunmadığını, açıklanan nedenlerle, menfi tespit davası açma haklı saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmaması nedeniyle davanın esastan reddine, davacı şirket aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin; .... Numaralı dosyasında, 29.08.2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 11.063,56-TL fatura ve 22.258,48-TL fatura olmak üzere toplam 33.322,04-TL alacak yönünden 18.07.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak fatura alacağı olarak gösterildiği, davalı tarafından 12/08/2024 tarihinde tarihinde borcun tamamına ve ferilerine ve itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın asıl alacak bakımından bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Davacı; ticari ilişki kapsamında fatura nedeni ile alacaklı olduğu ileri sürmüş; davalı davacının faturalar karşılığında hizmet verdiğini ispat edemediğini borçlarının olmadığını savunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, satım sözleşmesi nedeni ile düzenlenen fatura nedeni ile alacağını olup olmadığı, faturaya konu toptan satışa ilişkin edimin ifa edilip edilmediği noktalarındadır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 10/12/2024 tarihinde inceleme günü verilmiş olup davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış, davalı ticari defter ve belgelerini sunmamıştır.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; dosyaya mübrez belge, bilgi, davacıya ait ticari defter-belgeleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; dava konusunun, davacının, davalı ile arasında ticari işlemlerden dolayı ödenmeyen fatura alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı ..... San. Ve Tic. Ltd.
Şti.'nin 2023 ve 2024 yılı defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle Davalı ....
Teknolojileri A.Ş.'nden 33.322,04 TL alacağının bulunduğu, takip konusunun davacının davalıya düzenlemiş olduğu 2 adet toplamda 33.322,04 TL tutarlı faturalardan kaynaklı olduğu, mezkur faturalar davalı taraf ticari defter ve belgelerini sunmadığından karşılaştırma yapılamamakla birlikte, takip konusu faturaların davacı tarafından davalıya teslimine ilişkin dosyaya mübrez evraklardan herhangi bir evrak tespitinin de yapılamadığı, netice olarak, davacının davalıya düzenlemiş olduğu 2 adet toplamda 33.322,04 TL tutarlı faturaların mahkemece kabul edilmesi halinde davacının davalıdan 33.322,04 TL alacağının bulunduğu,
davacının davalıya düzenlemiş olduğu 2 adet toplamda 33.322,04 TL tutarlı faturaların mahkemece kabul edilmemesi halinde davacının davalıdan alacağının bulunmadığı, görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekilince rapora karşı beyan dilekçesi sunulmuştur. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir.
Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez.
Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
HMK'nın 222.maddesine göre; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Bu şartlara şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde. Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır.
Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar.
Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir.
Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır.
Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir.
Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Somut olay bakımından ise bilirkişi raporunda, davacının ..... San. Ve Tic. Ltd.
Şti.'nin 2023 ve 2024 yılı defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle Davalı .... Teknolojileri A.Ş.'nden 33.322,04 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca davalıya tebliğ edilmiş olup itirazı olmamıştır.
Takibe konu bu faturanın davalıya tebliğ edildiği, TTK madde 21/2 uyarıca davalının faturalara itirazına rastlanılmadığı da rapor da tespit edilmiştir.
Her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine işlenmesi gereken ticari işten kaynaklanıyor olduğuna şüphe bulunmamaktadır.7251 Sayılı Kanun’la değişik HMK m. 222/3 hükmü ise HMK m. 222’nin uygulandığı tüm uyuşmazlıklar açısından ticari defterleri ibrazdan kaçınmanın sonucunu açıkça düzenlemektedir.
Buna göre, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak faturalar bakımından 33.322,04-TL alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz.
Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir.
Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir.
Davacının ticari defterleri ve faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır .Hakim ..... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/84, K. 2025/234, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama