KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2018
- Esas no
- 2016/996
- Karar no
- 2018/556
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ....
- Davacı
- ... MADENCİLİK MÜHENDİSLİK İNŞAAT TAAHHÜT HAFRİYAT NAK. MÜŞAVİRLİK TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ.
- Üçevler Mah. Tanay Cad. Esra Sk. No
- 12/2 Nilüfer/BURSA
- Vekili
- Av. ...
- Adliye Yanı Gül Sok. Gül İş Merkezi No
- 11 K:2 Osmangazi Bursa
- Davalı
- ...
- Uzunçiftlik Mahallesi Sapanca Caddesi No
- 72 / B Kartepe/Kocaeli
- Vekili
- Av. ... - Mustafa Kemal Paşa Caddesi, Seyit Gazi Sokak No.66, Hukukçular Towers B Blok Daire:13 Cevizli 34865 Kartal-İstanbul
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 27/07/2016
Karar Metni
1.287 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirket ile davalı şirket arasında Bursa Nilüfer İlçesi Kuruçeşme Köyünde bulunan 72837 ruhsat nolu kalker sahasının rödövans verilmesine dair Bursa ili 3.Noterliğinden 12/01/2016 tarih ve 1081 yevmiye nolu sözleşme yapıldığını, sözleşme konusu kalker sahasının davalıya tesliminin hazır hale getirilmesi için saha beton işi nedeniyle 127.000 TL, şantiye tadilatı için 150.603-TL, muhtelif vergiler için 72.500 TL, toplam.
350.103 TL harcama yapıldığını, davalıya kalker sahasını devralması için bursa 10.Noterliğinden ihtar çekildiğini, davalının ihtara olumlu cevap vermediğini, yapılan giderlerin ve kar mahrumiyetinin ödenmesi için yeniden çekilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığından; davalı hakkında Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas sayılı takip dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takip durduğundan.
350.000 TL asıl alacak, 3.692,92TL işlemiş faiz, 520,04 TL ihtarname gideri yönünden itirazın iptali ile %20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf süresinde cevap vermemiştir.
Ancak 22/02/2017 tarihinde ön inceleme duruşması sırasında sözlü beyanda bulunmuş, öncelikle protokolün (Ek 12) harca tabi olduğunu ve harçlandırılmadığından delil olarak kabul edilemeyeceğini, ayrıca protokol tarihinin 08/01/2016 tarihi olduğunu ancak dosyaya sunulan tüm fatuarlardan önemli bir kısmının 2015 yılına ait olduğunu, buna göre davacının protokol tarihinden önce taşınmazına yaptığı masrafları davalıdan talep ettiğini, bu iş için davalının ayırdığı bütçenin iş makineleri ile ilgili olduğunu ve 5.000.000,00 TL' civarında olduğunu,
su yerle ilgili davacı ''patlatma ruhsatı almadığından'' tesisin teslim alınması ve bu kadar büyük bedel yönünden riske girilmesinin davalının mağduriyetine sebep olacağından teslim alınamadığını, bu iş için davacı şirket müdürünün T.Garanti Bankası A.Ş.'deki Şenay Çebi hesabına 40.000,00 TL ödeme yaptıklarını, bu parayı maden işleme izni ve ruhsatının alınması için ödediklerini, bu ruhsatların alındığını, aracı olan Hüseyin Başka'ya da 50.000,00 TL ödeme yaptıklarını, açıklanan nedenlerle davayı kabul etmediklerini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. İlamsız takibe dayanak yapılan alacağın ise taraflar arasındaki bir rödovans sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Kural olarak ispat külfeti davacı üzerindedir. Davacı taraf hem sözleşmeyi hem sözleşmeye aykırılığın davalı taraftan kaynaklandığını, hem de bundan doğan zararını ispat etmek zorundadır.
Davacı taraf bu ispat külfeti kapsamında Bursa 23. Noterliğinin 12/01/2016 gün ve 1081 numaralı sözleşme örneğini sunmuştur. Taraflar arasında noterden düzenlenmemiş 08/07/2015 tarihli başka bir yazılı rödovans sözleşmesi de mevcuttur. Yine aynı sözleşme kapsamında unsurları eksik 200.000 USD tutarlı bir bono tanzim edildiği de anlaşılmaktadır. Sunulan sözleşmeler işletme hakkı davacıya ait bir taş ocağının işletme hakkının davalıya devri konusunda tarafların anlaştığına dair yeterli veri içermektedir.
Davalı taraf süresinde davaya cevap vermemiş olmakla aslen münkir durumdadır. Ancak yaptığı sözlü savunmada taraflar arasında bir sözleşmenin varlığını gösteren ifadeler mevcuttur. Taş ocağı işletmesinin "patlatma ruhsatı alınmadığından" teslim alınmadığını, ancak bu sözleşme sebebiyle şirket müdürünün hesabına bir kısım ödemeler yaptığını ikrar etmiştir.
Bu durumda davacının sunduğu 08/07/2015 tarihli yazılı sözleşmenin bir ön sözleşme olduğu, tarafların bazı edimlerini yerine getirdikten ve devir için gerekli prosedür belli bir aşamaya geldikten sonra noter sözleşmesinin yapıldığı kabul edilmelidir. Davalı tarafın inkar sadedindeki beyanları ve sözleşmenin harçlandırılmadığına ilişkin savunmaları temel dürüstlük kuralına aykırıdır. Üstelik davalı taraf sadece inkar sadedinde delil sunabilir.
Uyuşmazlığın temelinde davalı tarafın sözleşmeye uymaması sebebiyle davacının uğradığı zararı talep edip edemeyeceği hususu vardır. Bunun için öncelikle davacı tarafın maden ocağını sözleşmeye uygun biçimde teslime hazır edip etmediğinin belirlenmesi gerekir. Bunun için davacının sunduğu deliller toplanmış, tanıkları dinlenmiştir.
Davacı tanığı ... davacı şirkete maden mühendisi olarak danışmanlık hizmeti verdiğini, sözleşme imzalanmadan önce kendisine haber verildiğini, anlaşmaya göre sahanın hazırlanması gerektiğini, ön protokolden sonra asıl sözleşme imzalandığını, davacının yer yer revizyon yaparak beton dökerek üzerine düşeni yaptığını, ancak sezon başladığında davalının sahayı teslim almadığını açıklamıştır. Davacı tanığı Ali Altay'ın beyanları da benzer mahiyettedir.
Bu tanık da tüm harçların davacı tarafça ödendiğini, sahanın hazırlandığını, masraf edilmesine rağmen davalının sahayı teslim almadığını anlatmıştır. Yine davacı tanığı ... de ocakta işletme müdürü olarak çalıştığını, davalı tarafın ocağı işletmek istediklerini, bu kapsamda hazırlanan ön protokol ve sözleşme çerçevesinde sahada bir takım masrafların yapıldığını, cezai şart karşılığı olmak üzere bir bono da verildiğini anlatmıştır.
Tanıklar da dinlendikten sonra mahallinde keşif yapılarak maden mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişilerden davacının sözleşmeye hazırlık amacıyla yaptığı masrafların miktarı ve gerekliliği konusunda rapor alınmıştır.
Bilirkişiler 15/09/2017 tarihli raporlarında keşif yerinde yaptıkları gözlemlere ve dosya arasındaki bilgilere dayanarak uyuşmazlığı özetlemişler, işletme ruhsat bedeli, çevre uyum bedeli, arazi kullanım bedeli gibi bedellerden kimlerin sorumlu olacağını açıklamışlardır. Keşif gününde taş ocağı başka bir firma tarafından işletilmektedir. Bu nedenle davacının davalı için yaptığı hazırlıkların bir kısmının daha sonraki işletmeci için de işe yarıyabileceği değerlendirilmelidir.
Davalı taraf sözleşmeyi yerine getirmemekte geçerli bir haklı sebebi olduğunu ispatlamdığı müddetçe davacının sözleşmeye hazırlık amacıyla yaptığı masrafları karşılamak zorundadır. Bilirkişiler yaptıkları ölçüm ve değerlendirmeler sonucunda davalı taraf için hazırlık amacıyla dökülen betonlar, yapılan imalatlar ve masraflar konusunda bir hesaplama çıkarmışlar, ödenen harçları da ayrıca bir tablo halinde göstermişlerdir.
Bilirkişilerin görüşüne göre mevzuat gereğince ödenmesi gereken maddi yükümlülükler ruhsat sahibi tarafından karşılanmalıdır. Nitekim 72.501,45 TL'lik harçların ödemesi davacı tarafça yapılmıştır. Bilirkişiler sorumluluğun ruhsat sahibinde oluşunu gerekçe göstererek bu bedelin davalıdan istenemeyeceğini görüşündedir. Sözleşmeye göre bu bedellerden davalı taraf sorumlu olacaktır. Elbette davalı taraf sözleşmedeki bu hükümle bağlı olmalıdır.
Ahde vefa kuralı gereğince harçlardan sorumluluğu bulunmalıdır. Ancak sözleşmenin feshedilmiş olduğu ve daha sonra sahanın başka bir işletmeciye rödovans sözleşmesiyle kiralandığı nazara alındığında bilirkişilerin görüşüne uyularak bu miktardan davacının sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Ancak davacı tarafın sözleşmenin ifası için hazırlık amacıyla harcadığı bedeller davalı tarafça ödenmelidir. Davacı taraf sözleşmenin ifa edileceğine duyulan güvenle hareket etmiş, ve sahayı teslime hazırlamıştır. Bunun için yapılan masrafların davacıya yararları olanları tenzil edilmek kaydıyla 277.975,72 TL'ye ulaştığı bilirkişiler tarafından hesaplanmıştır. Mahkememizce bu hesap hükme esas alınmaya uygundur.
Elbette keşif tarihi itibariyle yapının üzerine başka bir eklemeler yapılması yüzünden tam bir kesinlikle belirleme yapılması mümkün değildir. Ancak mevcut verilerden yola çıkılarak yapılan bu hesaplama yeterlidir.
Bu itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş davalı tarafın baştan beri yapılan işlemleri ve masrafları bildiği kendisine noter ihtarıyla durumun bildirildiği, yapılan masrafların faturalarla da belgelendirildiği nazara alındığında davalı tarafın kabul edilen kısma yönelik itirazının alacağın tahsiline geciktirmeye yönelik ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip .....
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/996, K. 2018/556, 18 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama