KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/529
- Karar No
- 2018/1595
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2018
- Esas no
- 2017/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- 1-
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
2- VEKİLİ :Av.
DAVALI
VEKİLİ :Av.
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 13/04/2017
KARAR TARİHİ : 05/12/2018
Öncesinde ... 7.Tüketici Mahkemesinin 2014/ esas 2015/ karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderilen dosyanın mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde davacılardan ...'in davalı bankadan kredi kullandığını, bu aşamada diğer davacı ... tarafından keşide edilen 10.000.-TL miktarlı bonoyu teminat olarak verdiğini, kredi taksitlerinin sözleşmeye uygun biçimde 36 ay düzenli ödendiğini, ancak davalı bankanın teminat olarak verilen bonoyu ... 15.İcra Dairesinin 2013/... sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, davacıların iş bu bono sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf ise, davanın reddini savunmakta, kullanılan kredinin işletme kredisi olduğunu, bu sebeple davaya ticaret mahkemesince bakılması gerektiğini, kredi sözleşmesi sebebiyle doğan borçların ödenmemesi sebebiyle davacı ...'in hesabının kat edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine iki ayrı takip başlatıldığını, kredi alacağından kaynaklanan takibe davacıların itiraz ettiğini ve itirazın iptali davasında muacceliyet şartı gerçekleşmemesi sebebiyle ret kararı verildiğini,
kredi kartından kaynaklanan borç sebebiyle başlatılan ikinci takipte yapılan itirazın ise mahkemeler arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığı sebebiyle bugüne kadar sonuçlanmadığını, bu sebeple bononun tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibine konu edildiğini, bononun teminat bonosu olmadığını, açılan davanın takip sürecini uzatmaya yönelik olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Mahkememizce 2015/... esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada; davacı ...'in davalı bankadan kredi kullandığı, davalı ...'in sözleşmeye kefil olduğu, kredinin tahsisi aşamasında keşidecisi ... lehdarı ... olan bir bononun düzenlenerek davalı bankaya teslim edildiği, somut olayda taraflar arasındaki temel ilişkinin bankacılık ilişkisi olduğu, hangi şartlarda kredi kullandırıldığının sözleşme ile belli olduğu,
aynı zamanda kefil olan birisinden alınan kambiyo senedi kredi borçlusu kefil olacak şekilde teslim alınmışsa bu bononun ancak teminat bonosu olduğunun kabulü gerektiği, davalı bankanın kredi ilişkisi yoluyla girdiği borç ilişkisinde kambiyo senedi almasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, takibin kötü niyetli yapıldığına dair yeterli kanaat elde edilemediğinden davalı aleyhine haksiz takip tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından ... edilmekle ...
19. Hukuk Dairesinin 26/09/2016 tarih 2016/ esas 2016/ karar nolu bozma ilamı ile bozulmuştur.Dava, kambiyo senedi niteliğindeki bonodan dolayı girişilen takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Dava konusu icra takibine dayanak oluşturan bonoda davacı ... keşideci, davacı ... lehdar, davalı banka ise ciro yoluyla hamil durumdadır.
Davacılar dava konusu bononun, davacı ...'in davalı bankadan almış olduğu kredinin teminatı olarak verildiğini ve kullanılmış olduğunu iddia etmektedir. Davalı banka ise senedin, alınan kredi borcunun ödenmesi amacıyla veridiğini savunmaktadır.
Davacılardan ... ile davalı banka arasında Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığı, diğer davacı ...'in bu sözleşmeye müteselsil kefil olarak imza koyduğu, sözleşme tarihi ile dava konusu senedin aynı tarihi taşıdıkları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.Bankaların verdikleri krediye karşılık teminat olmak üzere bono almalarını engelleyen yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Esasen senet üzerinde teminat olduğunu gösteren herhangi bir kayıtta bulunmamaktadır.
Ciroda "rehin içindir" , "bedeli teminattır" gibi açıklamalar bulunmadığı taktirde cironun temlik cirosu olduğunun kabulü gerekir. Davalı da dava konusu senedin kredi borcunun ödenmesi amacıyla, başka bir anlatımla ifa amacıyla düzenlendiğini belirterek teminat iddiasını kabul etmemiştir.Menfi tespit davalarında dava tarihi itibariyle borçluluk ve bunun sonucu olarak haklılık durumu saptanır.
Bu nedenle davacıların, ödeme ihtarları da gözetilerek dava tarihi itibariyle davalıya borçlu olup olmadıkları ve varsa borç miktarı ve bunun sonucu olarak haklılık durumu konusunda bilirkişi vasıtasıyla banka kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilmiş, bilirkişi 29/03/2018 tarihli raporunda 18/09/2014 dava tarihinde 1.923,88 TL davalı banka alacağı kaldığının tespit edildiğini bildirmiştir.
Dava tarihi itibariyle 6.521,36 TLlik takipte 1.923,88 TL davalı banka alacağının bulunduğu bakiye 4.597,48 TL kısım yönünden ise davacıların davalıya borçlarının bulunmadığı ve takibin kötü niyetli yapıldığına dair yeterli kanaat elde edilemediğinden davanın kısmen kabulü ile davalı aleyhine haksız takip tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imzalı Hakim · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/529, K. 2018/1595, 5 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama