KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/980
- Karar No
- 2018/944
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2018
- Esas no
- 2017/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 26/07/2017
Karar Metni
949 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde, taraflar arasında özel bir güvenlik sözleşmesi ve ek protokol imzalandığını, bu hizmeti veren davacı şirketin işçilerinden ...'un uyuması sebebiyle tutanak tutulması gerekçe gösterilerek işçinin işten çıkarılmasının istendiğini, ancak davalı şirketin ısrarla hizmet akdinin sona erdirilmesini istediğini, anlaşma sağlanamayınca davalı şirketinin özel güvenlik hizmet sözleşmesini feshettiğini, halbuki işçinin ilk seferinde işten çıkarılmasının iş hukukuna aykırı olacağını hatırlattıklarını, nöbette uyuyan işçi gerekçe gösterilerek diğer işçilerin işten çıkarılmasının haksız olduğunu,
sözleşmeye göre özel güvenlik personelinin kıdem ve ihbar tazminatından davalı şirketin sorumlu olduğunu, işten çıkarılan ..., ... ve ... isimli personelin kıdem ve ihbar tazminatlarının davalı tarafından ödenmemesi üzerine davacı şirket tarafından ödendiğini, yapılan ödemenin geri alınması için ...
19.İcra Dairesinin 2017/... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, davalının ikametgahı itibariyle yetkili mahkemenin ...
Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın ticaret mahkemesinde değil tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini, açılan davanın kötü niyetli olduğunu, 29/05/2012 tarihli sözleşmeyi kabul ettiklerini ancak davacının dayandığı ek protokolü kabul etmediklerini, imzanın şirketi bağlayıcı bir imza olmadığını, davacı şirketin elemanının yerinin değiştirilmesini istediklerini ancak davacı şirketin bunu yerine getirmediğini, güvenlik hizmetinin önemli olduğunu, bu sebeple görev başında uyumanın haklı fesih sebebi olacağını, davalı şirketin ağır ve tehlikeli işler kategorisinde faaliyet gösterdiğini, iş akdini davacı tarafın feshettiğini,
kendilerinin sadece sözleşmeyi fesihle yetindiklerini ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. Davacı alacaklı taraf alacağını bir özel güvenlik hizmet sözleşmesine dayandırmıştır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davalı taraf savunmasında özel güvenlik hizmet sözleşmesini ve sözleşmeyi feshettiğini ikrar etmiştir. Ancak davacı şirketin işçisi konumunda bulunan ve özel güvenlik hizmetinde çalışan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarından sorumlu olmadığını savunmuştur.
Uyuşmazlığın çözümü büyük ölçüde hukuki değerlendirmeye bağlıdır. Zira tarafların arasındaki hizmet alım sözleşmesinin varlığı da, bu sözleşmenin davalı tarafça feshedildiği de tartışma konusu değildir. Esas tartışma, hizmeti veren işçilerden birinin görev başında uyuklarken veya gözleri kapalı dinlenirken yakalanmış olmasının davalı tarafa haklı fesih sebebi verip vermediği noktasındadır.
Bir çıktısı dosya arasında bulunan ve cep telefonuyla çekilen görüntüler, özel güvenlik hizmeti veren işçilerden birinin görev başında iken, en azından gözleri kapalı biçimde ve uyuyor izlenimi verecek şekilde koltukta oturur vaziyette olduğunu ispat etmektedir. Bu halin bir uyuma mı, uyuklama mı olduğu konusunda farklı açıklamalar yapılmıştır.
Ancak şu hususu açıkça belirtmek gerekir ki, gece saatlerinde bekçi kulübesine bir kişinin yaklaşmasına tepki vermeyen ve cep telefonuyla görüntüsü çekilene kadar pozisyonu bozulmayan bir güvenlik görevlisinin ister uyuyor, ister gözlerini dinlendiriyor olsun, görevini hakkıyla yerine getirmediği açıkça ortadadır. Bu işçinin değiştirilmesi yolundaki davalı talebi de gayet makuldür.
Davacı şirket, işçisini bir hareketi ile işten çıkaramayacağını, en azından bir uyarı verilmesi gerektiğini, aksi halde iş hukuku açısından sorumluluk doğacağını savunmuştur. Ancak bu davacı şirket ile işçisi arasındaki bir meseledir. O işçinin başka bir güvenlik işinde istihdam edilmesi ve sözleşmeye göre hakkıyla güvenlik hizmeti almak hakkı olan davalı şirketin fedakarlık yapmasının beklenmemesi gerekir.
Üstelik işçiyi özlerini dinlendirirken yakalayan tanık ..., işçinin ciddi ciddi uyuduğu, fotoğraf çekilmesi sırasında değil, seslenme üzerine uyandığı iddiasındadır. Her halükarda işyeri kampüsüne bir araç girdiğini fark etmeyen, kontrole gitmeyen, bir yayanın kulübeye gelişine kadar tepkisiz kalan birinin ihmali yeterlidir. Uyumasa bile kayıtsız davranışı ile hizmetin hakkıyla verilmesine engel olmuştur. Bunu önleyici tedbirler almak, işçiyi değiştirmek davacının görevidir.
Dinlenen tanıklardan ... davacı şirket işçilerinin daha önce de kayıtsız davranışlar sergilediği, mesela bir elektrik kesintisi ihbarını yetkililere iletmemeleri yüzünden gereksiz yere pazar günü çalışması planlanmasına neden olduğu, işe gelen işçilerin elektrik olmayınca geri döndükleri yolunda açıklamalar yapmıştır. Bu tanık da sadece uyuyan güvenlik görevlisi yerine başka görevli verilmesini istediklerini açıklamıştır.
Davacı tanığı ... nöbette uyuduğunu inkar etmiş, yol dahil günde on beş saat çalıştıklarını, olay anında uyumadığını, oturduğu yerde hafifçe gözlerini kapattığını, işten çıkarılma talimatlarının davalı şirket yetkililerince verildiğini düşündüğünü anlatmıştır. Ancak yukarıda açıklandığı üzere uyuyor olmasa da görevi hakkıyla yerine getirmediği takdir edilen işçinin davranışının sözleşmeye aykırı olduğu kabul edilmiştir. Güvenlik işi hassas bir iştir.
Nöbette uyumak görevi esaslı biçimde ihmal ve ihlal etmektir. Uyarı verilmesi gerekip gerekmediği iş mahkemesinin görev alanında olmakla birlikte davacı yönünden davalıya karşı sözleşmenin ihlali niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Davacı tarafın sözleşmeyi haksız biçimde feshettiğine dair bir dava ve iddia yoktur. Davalı tarafın işçinin iş akdini feshe yetkili olmadığı da ortadadır.
Madem bir anlık uyuma veya dalgınlık işçinin iş akdinin feshine gerekçe olmazsa, davacı şirket ...'un ve diğerlerinin iş akdini feshetmemelidir. Bu beyan ve tutum çelişkilidir. Üstelik işçinin işten çıkarılması 24/05/2017 tarihli fesih ihbarından sonra, 31/05/2017 günü gerçekleştirilmiştir. Davalı taraf işçinin değiştirilmesini isteyen açık bir ihtar çekmesine rağmen buna uyulduğunu gösteren bir şey yoktur. Davalı taraf ikinci bir ihtarla sözleşmeyi feshetmiştir.
Davalının üzerine düşen uyarıyı yaptığı nazara alınırsa davacı tarafın güvenlik görevlisini değiştirme zorunluluğu doğmuştur. Olayın oluş biçimine göre, iddia edilen sözleşme ek protokolü gereğince belli bir tarihten sonra kıdem tazminatından davalının sorumlu olacağı kararlaştırılmış olsa da işçinin iş akdinin sözleşmenin feshinden sonra gerçekleşmiş olması nazara alınarak bu husus değerlendirmeye alınmamıştır.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/980, K. 2018/944, 29 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama