KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı
- Esas No
- 2018/668
- Karar No
- 2019/602
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1-
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 11/05/2018
Karar Metni
804 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde, davacı banka ile davalı ... Polimer İplik Ltd. Şti arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, davalının bu sözleşmede kefil olarak imzası bulunduğunu, ayrıca bir aracını rehin olarak verdiğini, kredi ilişkisinden kaynaklanan borcun üzerine hesabın kat edildiğini, asıl borçlu ve davalı kefile ihtar tebliğ edildiğini, buna rağmen bakiye alacağın ödenmediğini, alacağı tahsil etmek için davalı aleyhine Bursa 18.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, hesap kat ihtarlarına süresinde itiraz ettiklerini, sözleşmenin genel işlem şartlarına uygun olmadığını, uygulanan faiz oranlarının fahiş olduğunu, alacağın yargılamayı gerektirdiğini ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı banka taraflar arasında bir bankacılık ve kredi sözleşmesinin varlığını, bu sözleşme sebebiyle davalıya veya davalının müteselsil kefil olduğu bir gerçek veya tüzel kişiye kredi kullandırıldığını, kredi sözleşmesine aykırı davranış sebebiyle hesabın kat edilip borçlunun temerrüde düşürüldüğünü ve takip tarihi itibariyle ne kadar bakiye kredi borcu olduğunu ispat etmek zorundadır.
Banka kayıtları aksi ispat edilinceye kadar geçerli kayıtlardır. Elbette davalı tarafın sunacağı ödeme belgeleri ve diğer kayıtlar da dikkate alınmak kaydıyla, davacı bankanın tuttuğu kayıtlara itibar edilmesi gerekir. Bu amaçla banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması uygun olacaktır.
Bu durumda davacı banka kayıtları ile sonuca gitmek gerekir. Mahkememizce seçilen bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi 14.02.2019 havale tarihli raporunda taraflar arasındaki kredi ilişkisini özetlemiş, davacı banka ile davalı ... ... İplik San. ve Tic. Ltd.
Şti. arasında 14.03.2016, tarihli 1.000.000.TL limitli sözleşme bulunduğunu, davalı ...’in de bu sözleşmeye müteselsil kefil olarak imza attığını, kefalet limitinin 2.750.000.TL olduğunu, bu sözleşmeler kapsamında kredi kullandırıldığını ve kredi kartı verildiğini belirtmiştir. Dava konusu alacaklar şirket kredi kartından, kredili mevduat hesabından, borçlu cari hesap kredisinden, taksitli ticari araç kredisinden ve Çek garanti bedellerinden oluşmaktadır.
Taraflar arasındaki kredi hesabı 21.11.2017 tarihli bir ihtarla kat edilmiştir. İhtarda verilen ödeme süresi nazara alındığında temerrüt tarihi 25.11.2017 olacaktır. Bilirkişi, ayrı ayrı kredilere göre akdi faiz oranını ve temerrüt faiz oranını belirlemiş, kredi kartlarına uygulanacak azami faiz oranlarını da dikkate almıştır.
Bilirkişi sözleşmede yer alan hususları dikkate alarak hesaplama yapmış ve takip tarihi itibariyle nakdi krediden toplam 411.287,83.TL borç bulunduğunu, 65.380.TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi ve ticari kredi için %39 oranında, kredi kartına kredili mevduat hesabı için %28,08 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiğini açıklamıştır.
Genel itibariyle bilirkişinin hesapladığı miktarlar davacı bankanın talebi arasında anlamlı bir fark yoktur. Fark sadece BSMV hesabındadır. Taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde küçük farklar ve kefalet sınırı da dikkate alınarak davalının kısmen kabulü gerekir. Sözleşmeye göre kefillerin gayri nakdi krediden de sorumlu olduğunu gösteren açık hüküm yoktur.
Davacı banka ispat külfetini yerine getirmiş, buna karşılık davalı taraf başkaca ödeme yaptığını ispat edememiştir. Bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak muayyen ve davalı tarafından bilinebilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Reddedilen kısımlar yönünden davacı banka kötü niyetli bulunmayarak aleyhine haksız takip tazminatına hükmedilmemiştir. Takip ve dava tarihinden sonra tahsil edilen 202.000.TL tutarlı tahsilat icra dairesince nazara alınmalıdır.
15/05/2019 Başkan Üye Üye Katip
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/668, K. 2019/602, 15 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama