KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/715
- Karar No
- 2019/1332
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- —
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
1.045 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
2- ... - ... VEKİLİ : Av.
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 25/04/2014
KARAR TARİHİ : 25/12/2019
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Yapı Kredi Bankası A.Ş. Nilüfer Şubesi ile ................... ve... Üretimi San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 06/12/2006 tarihinde Kredi Genel Sözleşmesi düzenlendiğini ve kredi sözleşmesine binaen kredi kullandırıldığını, söz konusu kredi genel sözleşmesini davacının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredi genel sözleşmesine binaen asıl kredi borçlusu ... ve ...Üretimi San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin kredi borcunu ödememesi sebebi ile 3. kişi kredi alacaklısı Yapı Kredi Bankası A.Ş. tarafından genel kredi sözleşmesi asıl borçlusu ve sözleşmede müşterek müteselsil kefil olan diğer borçlulara Bursa 16. Noterliğinin 29/03/2010 tarih ve 14702 yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesinin çekilerek borcun ödenmesinin talep edilerek borçluların temerrüde düşürüldüğünü, söz konusu ihtara borçlu ve müşterek müteselsil kefiller tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğinden borcun kesinleştiğini,
kredi genel sözleşmesinin müşterek borçlu müteselsil kefil konumunda olan davacının da 3. kişi alacaklı Yapı Kredi Bankası A.Ş. ile yaptığı görüşmeler ve anlaşma sonucu dosya borcunu 31/03/2010 tarihinde nakden ve defaten dava dışı 3. kişi bankaya ödemek sureti ile kapattığını ve 3. kişi kredi genel sözleşmesi alacaklısı Yapı Kredi Bankası A.Ş. ile Bursa 16. Noterliğinin 01/04/2010 tarih ve 18022 yevmiye nolu temlik sözleşmesi ile tüm alacağı ve alacağın teminatını temlik aldığını, temlik alanın alacak ve teminat sebebi ile borçlu... ve...
Ür. San. Tic. Ltd. Şti ve ( asıl borçluya ipotek veren ... ve ...) hakkında Bursa 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını ve bu takibe borçlu davalı şirket ve ipotek veren ... tarafından " temlik sözleşmesinin kabul edilemeyeceği, yasal olmadığı, davacı şirketin ve davalıların kredinin müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu,
dolayısıyla borcu ödeyen davacı şirketin asıl borçluya ( davalı şirkete ) ve diğer kefillere B.K.nun 483 vd maddeleri uyarınca takip yapılabileceği, takibe konu İpotek'in Yapı Kredi Bankası A.Ş. lehine verildiğini, temlik alacaklısı ile borçlu kefil arasında ipotek akdinin söz konusu olmadığı" belirtilerek borca itiraz edildiğini ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyasının durmasına sebebiyet verdiklerini,
dolayısıyla Bursa 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davacı tarafından temlik alınan alacağı ve alacağın teminatını teşkil eden ipoteklere ilişkin olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatmasına karşın borçlu davalıların yaptıkları itirazların tamamen kötü niyetli ve alacağın tahsilini engelleyen itirazlar olduğunun çok açık bir şekilde ortaya çıktığını, davacının 3. kişi alacaklı bankaya müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile borcu ödediği ve alacağı ve alacağa ilişkin teminatları temlik almış olmakla 3. kişi bankanın tüm haklarına sahip olduğunu ,
3. kişi durumunda olan banka tarafından da Bursa 16. Noterliğinin 29/03/2010 tarih ve 14702 yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesinin çekilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, borçluların temerrüde düşürüldüğünü, söz konusu ihtara itiraz edilmediğinden borcun kesinleştiğini belirterek davalıların Bursa 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine karşı haksız ve yersiz kötü niyetle yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı alacaklının icra takibini temlik alacaklısı sıfatı ile başlattığını ve davayı da temlik alacaklısı sıfatı ile açtığını, davacı şirketin dava dışı Yapı Kredi Bankası ile davalı Pusula şirketi arasındaki genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlu müteselsil kefili olduğunu, yani asıl borç ilişkisinin kefil sıfatı ile tarafı olduğunu, bu nedenle davacı şirketin temlik alacaklısı olamayacağını, dava dışı banka ile yapmış oldukları alacağın temliki sözleşmesinin hukuken geçersiz olup alacağın temliki hükümlerinden istifade edemeyeceğini,
banka ile davacının kendi aralarında yapmış oldukları alacağın temliki sözleşmesi ve hükümlerinin davacı ile davalılar arasında uygulanamayacağını, kredi alacaklısı bankaya kredi borcunu ödeyen davacı- kefil alacağın temlik hükümlerine göre değil kefalet hükümleri uyarınca asıl borçluya ve borçlunun kefili olan diğer borçlulara bankanın halefi sıfatı ile rücu edebileceğini,
takip ve davanın dayanağı alacağın temliki sözleşmesinin bu davada ve takipte yasal olarak uygulanma imkanı olmamasına rağmen bir an için temlik sözleşmesine itibar olunsa dahi borcu ödeyen davacı kefil ile alacaklı banka arasında yapılmış olan alacağın temliki sözleşmesi,
genel kredi sözleşmesinin taraflar arasında uygulanamayacağını, alacağın temliki sözleşmesinin ancak sözleşmenin tarafı olmayan 3. bir şahıs ile mümkün olacağını, zira taraflar arasında zaten bir borç ilişkisi bulunduğunu, alacağın temliki sözleşmesinin bir tasarruf işlemi olduğunu, asıl borç ilişkisinde davacı şirket ile davalı ...'nin yanında dava dışı ...................... Deri Dek. Ltd. Şti. ile Adec Ahşap Dek. Ltd.
Şti.'nin de müşterek borçlu müteselsil kefiller olduğunu, yani asıl borcun davacı şirket dahil 5 ayrı kefilinin bulunduğunu, bu durumda davacı şirketin davalı ...'ye BK. 488/2 maddesi uyarınca 1/5 nispetide rücu edebileceğini, davacı-kefilin icra takibini ve açtığı davayı BK.nun 496 maddesi uyarınca yasal halefiyet ilkesine değil BK.
162 ve devamında yazılı alacağın temliki hükümlerine dayandırdığını ve icra takibi ile dava dilekçesinde davacı şirketi temlik alacaklısı olarak gösterdiğini, kredi alacaklısının hesap katından sonra riskli kredi alacağını davacı kefilden tahsil ettiğini, bu durumda borcu ödeyen davacı kefilin BK.
496 maddesi uyarınca alacaklı bankanın yasal olarak halefi olduğunu, ancak kefilin müşterek borçlu müteselsil diğer kefillere müracaatının BK.nun 488/2 maddesi hükmü ile sınırlı olduğunu, sözleşmenin kefili olan davacının alacaklıya borcu ödemiş olmakla bankanın yasal halef olduğunu, ancak halefiyet ile borcun teminatı olan ipoteğin davacıya kendiliğinden geçmediğini, alacağın ferilerinden olan ipotek hakkının davacı -kefile geçmesi için tapu sicil müdürlüğünde işlem yapılmasının zorunlu olduğunu, kefiller arasında uygulanacak faiz oranının belirlenmediğini,
bu nedenle yasal oranın üstünde kredi sözleşmesi ile asıl borçlu için belirlenmiş olan yıllık %89,5 oranında faiz talebinin de davalı kefil yönünden yasal olmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 24/12/2019 tarihli dilekçesi ile davanın konusuz kaldığına ilişkin beyan bildirmiştir. Vekaletnamede vekilin feragat yetkisinin bulunduğu belirlenmiştir. Feragat; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup davaya son veren tek taraflı bir işlemdir. Bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/715, K. 2019/1332, 23 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama