KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2024
- T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/1405 Esas - 2024/196
- Esas no
- 2022/1405 Esas
- Karar no
- 2024/196
- Başkan
- .....
- Üye
- .......
- Üye
- .....
- Katip
- ...
- Davacı
- ... - ....
- Vekili
- Av. ....
- Feri müdahil
- TÜRKİYE HALK BANKASI
- Vekili
- Av. ......
- Dava
- İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 178)
- Dava tarihi
- 12/12/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 15/02/2024
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 178)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının yapmış olduğu ticari faaliyetler neticesinde, işlerinin iyi gitmemesi sebebi ile büyük borçlar altına girdiğini ve borçlarını ödeyemez hale geldiğini, davacının bütün aktif ve pasifi ile alacaklıların isim ve adresini gösteren liste sunacaklarını beyan etmiş. İflas talepleri nedeniyle tüm kamu kurum ve kuruluşlarına şirketin iflas talebinde bulunduğu konusunda bilgilendirilmesini, gerekli tedbirlerin alınmasını, şirketin borca batık olması sebebi ile iflasını talep etmişlerdir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dava borca batık olduğu gerekçesiyle davacı şirketin doğrudan doğruya kendi iflasını istemine ilişkindir.
İİK m. 179 uyarınca iflas davası iki şekilde ortaya çıkabilir. Birinci ihtimalde sermaye şirketi (anonim ve limited şirket, TTK m. 124) veya kooperatifin borca batıklık sebebiyle kendisi iflasını isteyip davanın davacısı olurken, ikinci ihtimalde herhangi bir alacaklı şirketin iflasını isteyip davanın davacısı olabilir. Ancak eldeki davada davacının konkordato projesi tasdik olduğundan borca batık davacının iflası alacaklılar tarafından yalnızca İK m.308/f ve onun yollaması m.308 uyarınca istenebilir. Pasifi (borçları) aktiflerini (mevcut ve alacaklarını) karşılamaya yetmeyen sermaye şirketi veya kooperatif, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden şirketin iflâsını isterse, davacı şirket veya kooperatif olup, kanunî mükellefiyete uymuş olur.
İflâsı isteme yetkisi ve görevi, şirket veya kooperatifi idare ve temsille görevlendirilmiş kimselerde, yani yönetim kurulundadır (TTK m. 376); ancak yönetim kurulunun organ sıfatıyla hareket etmesi sebebiyle davacı yine şirket olacaktır. Böylece, aktifleri (mevcudu ve alacakları) borcunu karşılamaya yetmediği (borca batıklık durumu) anlaşılan şirketin faaliyetine daha fazla devam etmesi önlenmekte ve sınırlı sorumluluğu dikkate alınarak gayri muayyen bir kitle korunmaktadır.
İflâs tâbi bir borçlunun borca batıklık nedeniyle kendi iflasını istediği davada davalı yoktur. İflâsın “kamusal bir talep” olma niteliği burada daha açıkça göze çarpmaktadır. İflâs talebini alan mahkemenin, İİK m. 166, 2’deki usûlle bu talebi ilân etmesi üzerine alacaklılardan bazıları, doğrudan doğruya iflâs talebinin reddi istemiyle, onbeş gün içinde iflâs davasına müdahale veya itiraz edebilir.
Ticaret mahkemesi, iflâs davası açılınca davayı basit yargılama usûlü ile (HMK m. 316-322) görür ve duruşmalı olarak inceleme yapar.
İflas istemi İİK da düzenlenen usulle ilan edilir. Eldeki davada bu ilan tamamlanmış ve ilanla duruşma günü arasında en az 15 günlük süre bırakılmıştır. İlanda duruşma gün ve saatine de yer verilerek müdahil olmak isteyen alacaklılara davaya müdehale edebilme imkanı tanınmıştır.
İflas avansı ve gider avansı depo edilerek, ilan ve diğer giderlerin yapılabilmesi ve yine olası bir iflas kararı halinde iflas tasfiyesi sırasında giderlerin karşılanabilmesi bakımından avans yatırma işlemi tamamlanmıştır.
Müdahalede bulunan alacaklı Halk Bankası vekili iflasın kötü niyetli olarak istenildiğini ileri sürmüştür. Alacaklı İİK 178/2. Maddesi uyarınca borçlunun iflas talebini, hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Getirilen aktif ve pasif tapu kayıtları incelendiğinde pasif kayıtlar itibariyle davacı tarafın bir kısım gayrimenkullerinin mülkiyetinden çıktığı, ancak üzerinde çokça haciz ve ipoteklerin bulunduğu, devir tarihlerinin 2018-2012-2007-2009 yılları olduğu, iflasın hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için talep edildiği yönünde kesin bir olgunun dosya kapsamı itibariyle oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının güncel kamu borçları ile güncel icra dosyalarından kapak hesapları celp edilmiş, davacıya ait ticari defter ve belgeler de incelenmek suretiyle dosya bilirkişilere tevdii edilerek iflas şartlarının oluşup oluşmadığının hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiştir.
Düzenlenen bilirkişi raporuna göre; Bursa İli, Nilüfer İlçesi, Demirci Mahallesi, Dumlupınar Caddesi ile Atmaca Sokağın kesiştiği köşedeki 6 nolu dükkanın, arsa ve bina dahil tamamının, rapor tanzim tarihindeki güncel değerinin 6.750.000,00 TL, Bursa İli, Nilüfer İlçesi, Demirci Mahallesi, Dumlupınar Caddesi ile Atmaca Sokağın kesiştiği köşedeki 7 nolu dükkanın, arsa ve bina dahil tamamının, rapor tanzim tarihindeki güncel değerinin 3.500.000,00 TL, Davacı ... firmasının faaliyeti süresince borca batık durumunun olmadığı, 2023 yılı değerleme sonrasında firmanın iflas halinin oluşmadığı, borca batık durumunun bulunmadığı hususu rapor edilmiştir.
İtirazlar üzerine bilirkişiden ek rapor alınmış, düzenlenen ek rapor alınmıştır.
Yapılan araştırma ve incelemede ilk raporda davacının aktifinde belirtilen taşınmazların davacının mülkiyetinden çıkmış olduğu, alacaklı Halk Bankası tarafından icra dosyası kapsamında satışının yapıldığı ve mülkiyetinin davacıda olmadığı, bu kapsamda Davacıya ait aktif (varlıklar) toplamının 1.558.562,33 TL olduğu, Davacıya ait pasifler (borcalar) toplamının 64.019.685,7 TL olduğu, Davacının mal - varlıkları toplam borçlarını karşılamadığı, rayiç bilançoya göre güncel olarak - 62.461.123,37 TL borca batık olduğu görülmüştür.
Bu sebeple davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Başkan .... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ..... · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1405, K. 2024/196, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama