KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1336
- Karar No
- 2024/993
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/
- Karar no
- 2024/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.269 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Av.
DAVALI
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/12/2023
KARAR TARİHİ : 03/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu tarafından ... 1. Genel İcra Dairesi 2023/... İcra sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali, takibin devamına karar verilmesi ve borçlu tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Deliller; ... 1. Genel İcra Dairesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.SMMM Bilirkişisinin Raporunun Sonuç Kısmı: "Davacı ... Tarafından Davalı ... Dış Ticaret Mobilya Limited Şirketi'ne düzenlenen dava konusu 16.02.2023 tarihli ve ... Nolu 622.671,74 TL tutarlı faturanın davacı ... “ün Ticari Defterlerine kayıtlı olduğu, davalı tarafından 493.075,00 TL fatura kesilmeden önce ödeme yapıldığı görülmüştür. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı ...'ün Davalı ... Dış Ticaret Mobilya Limited Şirketi “nden 129.596,74 TL alacaklı olduğu kanaatimdir." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, satış sözleşmesi gereğince keşide edilen faturanın ödenmeyen kısmının tahsili amacına yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı ticaret odasına kaydolduğundan tacirdir ve dava nisbi ticari dava olduğundan mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış ve yargılama yürütülmüştür.Dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya cevap vermemiştir.
Davacı satıcı, davalı alıcıya sattığını iddia ettiği ve açık hesap ilişkisinde kaydettiği her bir faturadaki malların alıcıya teslim edildiğini yazılı olarak ispatlamalıdır. Davalı alıcı da ödeme iddiasında bulunuyor ise ödeme iddiasını yazılı olarak ispatlamalıdır. Davalı borca itiraz dilekçesinde faturaya konu malların kendisine teslim edildiğini ikrar etmiş, ancak teslim edilen malların ayıplı olduğunu beyan etmiştir.
Mahkememizce keşide edilen faturadan kaynaklı ödemelerin de tespiti yönünden tarafların ticari defterlerinin incelenmesi cihetine gidilmiştir. Ticari defterlerin delil olma durumu ile ilgili yasa maddesine de değinmekte fayda vardır. Şöyle ki.
HMK m.222'de aynen, "MADDE 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için,
diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükümleri öngörülmüştür.
Davalıya ticari defterlerinin bulunduğu yeri bildirmek üzere süre verilmiş, ancak davalı defterlerinin bulunduğu adresi mahkememize bildirmemiştir. Davacının defterleri üzerinde yapılan inceleme de ise davaya konu faturanın davacının defterinde kayıtlı olduğu, davacının ayrıca toplam 493.075,00 TL ödeme aldığı ve bakiyenin 129.596,74 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davalı borca itiraz dilekçesinde açıkça söz konusu malların teslim edildiğini ikrar ettiğinden malların teslim edilip edilmediğine dair taraflar arasında bir ihtilaf yoktur. İhtilaf davacının teslim ettiği malların ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı davaya cevap vermemiş ve ayıp defini ileri sürmemiştir. Borca itiraz dilekçesinde ayıp savunmasını ileri sürmüş ise de süresinde ayıp ihbarı yapıldığına dair bir belge sunmamıştır. ...
BAM 5. HD. 2020/ Esas ve 2023/ Karar sayılı ilamında aynen, "Buna göre. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesinde malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise (2) gün içinde, açıkça belli değil ise alıcı malın teslim aldıktan sonra (8) gün içinde incelemek veya incelettirip mal ayıplı çıkar ise bu süre içinde ayıbı ihbar etmelidir.
Ayıp ihbarının yapıldığını ispat yükü de alıcıdadır.Eldeki davada; dosyaya sunulan cihaz satış sözleşmesine konu edilen klimaların 10/03/2017 tarihli devreye alma formları ile " sistem pc kaydı alınarak devreye alındığı, çalışır durumda teslim edildiği" belirtilmiştir.
Davalı tarafça ; teslimi yapılan malların ayıplı olduğu ileri sürülmüş ise de ; malları teslim almasına rağmen süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığı, başka bir söyleyişle usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında bulunduğunu ispat edemediği anlaşılmıştır. Ayıp ihbarının sözlü yapılması tarafların tacir olması nedeni ile geçerli değildir.
Süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarı yapılmadığına göre ayıp savunmasının dinlenme olanağı yoktur." şeklinde ayıp ihbarının satış sözleşmelerinde yazılı olarak yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Davalı alıcı, malların ayıplı olduğuna dair ihbar yaptığını ispatlayamamış ve yazılı ayıp ihbarı belgelerini sunmamış olduğundan malların ayıplı olduğunun davalı tarafça ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.Davacının faturasına konu malları teslim ettiğinin sübut bulduğu, davalının ise 622.971,74 TL'lik fatura bedelinden yalnıza 493.075,00 TL ödeme yaptığı, davacının ödenmemiş bakiye alacağının 129.596,74 TL olduğu anlaşılmıştır.
Takipte talep edilen asıl alacak miktarı taleple bağlılık ilkesi gereğince aşılmayarak davanın kısmen kabulüne ve itirazın kısmen iptali ile 122.671,74 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar dahilinde takibin aynen devamına karar verilmiştir. Talep edilen asıl alacak davalı tarafça belirlenebilir olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmolunmuştur.Davacı takibinde 122.671,74 TL asıl alacak talebinde bulunmuş ve ayrıca işlemiş faiz talebinde bulunmuştur.
TTK m.1530 yalnızca mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. TTK m.1530 borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmesi ve faize hak kazanmasını öngörür. Ancak TTK'nın 1530. maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerine uygulanmaz.
İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. (...
19 HD. 2017/-2018/ E-K sayılı ilamı) Somut olayımız yönünden davacı davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir belge sunmadığından ve taraflar arasında mal veya hizmet tedariki sözleşmesi olmamakla TTK m.1530'un şartları oluşmadığından davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi reddedilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1336, K. 2024/993, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama