KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Mart 2018
- Esas no
- 2017/466 Esas
- Karar no
- 2018/326
- Hakim
- ... ...
- Katip
- .. ...
- Davacı
- ... SİGORTA A Ş - Rüzgarlıbahçe Mah. Kavak Sk. No: 31 Kavacık. İSTANBUL
- Vekili
- Av. ... - Ankara Yolu Cad. Evke Trade Tower Kat:13 D:56 Osmangazi/ BURSA
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...- Demirtaşpaşa Mah. 3. Selvili Sk. Modül İşhanı N:1/4/14 Osmangazi /Bursa
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 05/04/2017
- Karar yazım tarihi
- 12/03/2018
Karar Metni
1.377 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirket tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigorta edilen ... plaka sayılı araç, 18/04/2015 tarihinde davalı yanın maliki bulunduğu ... plaka sayılı aracın çarpması neticesi ağır şekilde hasarlandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı yanın maliki bulunduğu ... araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, ekspertiz raporu ile belirlenen toplam 8.046,00 TL hasar bedeli 16/06/2015 tarihinde müvekkiline ödendiğini, davadan önce, davalı yana sigortalılarına ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili hususunda başvurulmuş ise de bir netice alamadıklarını,
... plakalı vasıtanın ve davalı yanın trafik kaydı ve Vergi kimlik numarası üzerinden yapılacak araştırma ile dava konusu borca yetecek kadar başkaca menkul ve gayrimenkullerinin de üzerine 3. Şahıslara devrinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati haciz vasfında icrai satışa da engel olacak şekilde ihtiyati tedbir kokulmasını, ilgili trafik tescil müdürlüğü ve tapu kayıtları üzerine UYAP kanalı ile işlem yapılmasını, 8.046,00 TL'nin 16/06/2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz, dava masrafları ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: Mustafa Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/351 - 2017/133 E/K sayılı dosyasında alınan kusur raporunda; taraflarına ait ... plakalı araç sürücüsü ...'a diğer sanıkla birlikte EŞDEĞER kusur ifade edildiğini, kazanın oluşumunda kusurun tümüyle taraflarına ait olduğu görüşünü kabul etmediklerini, olaya sebebiyet veren asıl kusurlu itfaiye araç sürücüsü ve Mustafa Kemalpaşa Belediyesi olduğunu, kazanın oluştuğu yerin kavşak olduğu, ana cadde sürücüsünün seyir halinde olduğu Balıkesir yönünden Mustafa Kemalpaşa şehir merkezi girişinde olduğu,
itfaiye aracının çıktığı yerin bu ana yola tali yoldan çıkışlı olduğu, trafik lambalarının bulunduğu bu kavşağa Mustafa Kemalpaşa belediyesi'nin duvar büyüklüğünde reklam tabelası koyduğunu, bu nedenle her iki yönden de gelen araçların birbirini görmediklerini, kazaya tabelanını neden olduğunu, kazadan sonra Mustafa Kemalpaşa Belediyesi'nin bu tabelayı kaldırdığını, kazanın oluşumunda en ağır kusur sahibi olan Mustafa Kemalpaşa Belediyesi'nin dava dışı kalmasının adaletin yerine gelmesine zarar vereceğini,
sürücülerinin trafik lambalarının 50 metre ilerisinde servis yaptığı işçileri indireceğinden seyir suratının yüksek olduğu gerekçesiyle verilen kusuru kabul etmediklerini, kusurlu olan Mustafa Kemalpaşa Belediyesi'nin davaya dahil edilmesini talep ettiklerini, araçlarının ... Sigorta'ya yaza tarihiyle sigortalı olup ... Sigortaya davanın ihbar edilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, kasko sigorta poliçesi, kaza tutanakları, olay ile ilgili tutanaklar, ödeme kayıtları, tazminat ibra makbuzları, ekspertiz raporu, fotoğrafların fotokopileri ve faturalar, hasar dosyası, tarafların beyanı, Mustafa Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/351 - 2017/133 E/K sayılı dosyası ve içinde bulunan kayıtlar, sigorta poliçesi, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları.
Mustafa Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından alınan Trafik Bilirkişisinin 22/10/2015 tarihli Bilirkişi Raporunda: "...
Park halindeki ... plakalı otomobilde herhangi bir kusur tespit edilmediği, ... plakalı otobüs sürücüsü ...' un sürücüler 'kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken dönemeçli yollarda ilerlerken yaya geçitlerine hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken hızlarını azaltmak zorundadır' hükmünü ihlal ettiğini, ... plakalı itfaiye aracı sürücüsü ...'in ' kavşaklarda geçiş hakkı başlığı altında;
trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı trafik işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda tali yoldan ana yola çıkan sürücüler ana yoldan gelen araçlara geçiş hakkını vermek zorundadırlar' hükmünü ihlal ettiğinden ve aynı kanunun 84/h maddesinde belirtilen asli kusur sayılan hallerde 'kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, hallerinde asli kusurlu sayılırlar hükmünü ihlal ettiğinden asli derece kusurlu olduğunu, yolun yapım ve bakımından sorumlu olan kuruluş'un;
'kara yolu dışında, kenarında veya kara yolu sınırı içinde trafik işaretlerinin görülmelerini engelleyecek anlamlarını değiştirecek veya güçleştirecek tereddüte sebep olacak veya yanıltacak ve trafik için tehlike veya engel yaratacak şekilde levhalar, ışıklar, işaretlemeler ile ağaç, direk, yangın musluğu, çeşme parmaklık gibi yapı elemanları veya benzerlerini dikmek, koymak veya bulundurmak yasaktır' hükmünü ihlal ettiğini ... " belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472. Maddesine dayalı kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere halefiyet ilkesi Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı ..., sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açacak idi ise o mahkemede davasını açmalıdı
Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;,
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir.
Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacının kasko sigortacısı olduğu, sigortalı olan ... plakalı araç ile davalının maliki olduğu ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacının sigortacısı olduğu ... plakalı aracın hasarı sebebiyle bu aracın malikine ödenen 8046,00 TL' nin davalıdan tahsilini talep ettiği, davacının sigortacısı olduğu ... plakalı aracın özel amaçlı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına kayıtlı İtfaiye aracı olduğu, araç maliki Bursa Büyükşehir Belediyesinin tacir olmadığı ve ticari işletmesini ilgilendirmediği,
itfaiye aracının kamu yararı gözettiği ve nispi ticari dava olmadığı gibi açılan davanın yukarıda sayılan mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir.
Katip ... · ¸E-imzalıdır. Hakim ... · ¸E-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. · Aslının aynı olduğu tasdik olunur. · Katip ... · ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/466, K. 2018/326, 8 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama