KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/870
- Karar No
- 2018/177
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2018
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- ....................TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LTD ŞTİ. -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ULUDAĞ ELETRİK DAĞITIM A.Ş. -
- Vekili
- Av.
- Dava
- İstirdat
- Dava tarihi
- 19/10/2012
- Karar yazım tarihi
- 20/02/2018
Karar Metni
1.596 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesindeki ve duruşmalardaki beyanlarında özetle; davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile davacı şirketin davalı şirketin abonesi olduğu, davalı tarafından davacıya gönderilen 16/08/2011 tarih .......nolu 11.568,04 TL, 13/09/2011 tarih ........... nolu 2.558,13 TL, 13/10/2011 tarih ............... nolu 2.087,30 TL 23/11/2011 tarih ........ nolu 154,14 TL, 17/12/2011 tarih ...............nolu 1.244,00 TL, 27/01/2012 tarih ............... nolu 1.817,56 TL,
17/02/2012 tarih ........... nolu 773.41 TL ve 22/03/2012 tarih .................. nolu 1.796,33 TL bedelli faturalarda toplam 23.385,97 TL kayıp kaçak bedeli adı altında herhangi bir hizmet karşılığı olmayan ve yasal dayanağı olmayan tahsilatın yapıldığını, bu bedelin davalının kötü niyetli diğer kullanıcılar ile davalı dağıtım şirketinin ağır ihmal ve kusurları ile alt yapısının eksikliklerinden kaynaklanan kayıp ve kaçak tüketimlerinin davacı şirketten tahsil edildiğini,
davalı şirketin yasa ve yönetmelikler gereği kendisinin temin etmesi gereken kayıp kaçak bedelinin davacı şirkete yansıtması ve ondan tahsil etmesinin hukuka açıkça aykırılık oluşturduğunu belirterek 23.385,91 TL kayıp kaçak bedeli ile 22/03/2012 tarihinden 17/10/2012 tarihine kadar davaya ödenmek zorunda kalınan kayıp kaçak bedelinin tespiti ile ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kayıp kaçak bedeli adı altında herhangi bir bedelin faturaya yansıtılmasının men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde.
Borçlar Kanununun 66.maddesi gereğince; davanın bir yıllık zaman aşımına tabii olduğunu ve bu sürenin de geçtiğini, bu sebeple davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın esası yönünden ise dava konusu bedellerin kanun, yönetmelik ve EPDK kurul kararlarına dayanmakta olduğunu, 4628 Sayılı Kanunun 5/6,c maddesinde kurulu tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyette elektrik enerjisi verilmesi hizmeti için gerekli düzenlemeleri yapacağının belirlendiğini, dağıtım sistemi gelirinin düzenlenmesi hakkındaki tebliğ 4.maddesinde ise, kayıp-kaçak hedeflerinin belirlenmesi hükmünün yer aldığını,
kayıp-kaçak bedelinin fatura edilmesine ilişkin olarak EPDK'nın 28/12/2010 tarih 2977- 2998 ve 2999 sayılı kurul kararlarının halen yürürlükte olduğunu, bundan dolayı davalı şirketin kayıp-kaçak bedelinin faturalandırılması ve abonelerden talep etmesinin tamamen yürürlükteki mevzuatın gereği olduğunu, bu bedellerin tahsilinin davalı şirketin ihtiyarına bırakılmadığını, davalı şirketin keyfi davranmasının mümkün olmadığını, ilgili mevzuat hükümleri yürürlükte bulunduğu sürece alınan bedellerin haksız olduğundan bahsedilemeyeceğini,
elektrik piyasasında faaliyet gösteren perakende satış lisansı sahibi dağıtım şirketlerinin kullanıcılarına yansıtabilecekleri tariflerin EPDK tarafından belirlendiğini bu kapsamda başta 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu olmak üzere Elektrik piyasası tarifeler yönetmeliği ile diğer tarife tebliğleri hükümlerinin dikkate alındığı,
bu tarifleri düzenlemeye 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanununa göre EPDK olduğunu ve tarifenin EPDK tarafından belirlendiğini ve tüm dağıtım şirketleri tarafından uygulandığını, bu tarifeleri değiştirme veya farklı olarak uygulama yetkisinin dağıtım şirketlerinde bulunmadığını, elektrik piyasası kanununun 12.maddesinde kurul kararlarına karşı ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da dava açılabileceğini, bu sebeple davanın EPDK'ya yönelik açılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Davacı davalı şirketin elektrik abonesidir. Davacı gerek dava dilekçesinde, gerekse ön inceleme duruşmasında ihtilaf olarak belirlediği beyanlarında davalının düzenlediği elektrik faturalarında kayıp kaçak bedeli olarak belirlenen bedelin davacıdan kanun ve yönetmeliklere aykırı olarak tahsil edildiğini, bu sebeple davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda. Davanın reddine karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3.HD'nın, 09/05/2017 tarih ve 2016/11404 - 2017/6787 E/K sayılı kararı ile; ".....Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve Dairemiz kararları ile Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73.maddesindeki “...
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği,
özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.
Ne var ki, uyuşmazlığın temyiz yolu ile Dairemize geldiği aşamada geçmişede etkili olan 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanun "17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile.
"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış,
bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK.nun Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir. Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen.
Geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü, Geçici madde 20;
"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.Hal böyle olunca, karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişikliklerinin,
yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan ve halen görülmekte olan davalar da) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17., geçici 19. ile 20. maddelerinin, somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir...." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememimzce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, incelemeye devam olunmuştur. Davacı vekili oturumdaki beyanında, kayıp kaçak bedelleri ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinde görülmekte olan olan iptal davaları bulunduğunu, Anayasa Mahkemesindeki davanın sonucunun beklenmesini, aksi takdirde ise mahkemece Anayasa'ya aykırılık iddiası ile dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesini talep ettiğini bildirmiştir. Mahkememizce benzer dosyalarda Anayasa Mahkemesine gidilme tarihinden itibaren 5 aylık süre geçtikten sonra kararın beklenilmesine gerek görülmemiş, zaten kararın yazımı aşamasında Anayasa mahkemesi tarafından başvuru esastan red edilmiştir.
Dava tarihinden sonra, 17.06.2016 tarihinde 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun'un 21.maddesi ile 6446 sayılı Kanun'un 17.maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bent ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; Tüketici Hakem Heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır" hükmü getirilmiştir.
Ayrıca, 6719 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen Geçici 19.madde de.
"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur" ve Geçici 20.madde de ise, "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümleri uygulanır" hükmü düzenlenmiştir.
Söz konusu maddeye göre Tüketici Hakem Heyetleri'nin ve mahkemelerin bu konuda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmıştır.
Dava tarihi olan 25.01.2013 tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin Kanunun 17.06.2016 yürürlük tarihinden önceki dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak tahsil edilmiş dava konusu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden alacak davalarında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki kanıt ve belgelere, tüm dosya kapsamı ve Yargıtay bozma ilamına göre; davacı şirketin, davalı şirketten satın aldığı elektrik enerji bedeline karşılık düzenlenen faturalarda kayıp kaçak bedeli adı altında tahsilatlar yapılmasının 6719 Sayılı Kanunun 20.maddesi gereğince yapılan değişiklik ile 446 Sayılı Kanunun değiştirilen 17.maddesinin uygulanacağı belirtildiğinden, buna göre; ''Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda.
Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, kurumun (EPDK nun) düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.'' hükmü gereğince; davacıdan tahsil edilen kayıp ve kaçak bedellerinin EPDK'nun bu konudaki düzenleyici işlemlerine ve tarife yönetmeliklerine uygun tahsil edildiği anlaşıldığından; mahkememizin, davacıdan alınan kayıp kaçak bedellerinin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetlenmesi ile sınırlı yetkisi nazara alınarak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · ¸E-imzalıdır. ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/870, K. 2018/177, 12 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama