KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/245
- Karar No
- 2025/205
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1-
Karar Metni
1.362 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
2-
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/02/2025
KARAR TARİHİ : 28/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalının ikamet ettiği dükkan vasfındaki taşınmazın alt katında ... / ...) ikamet ettiğini, 21/11/2023 tarihinde davalının maliki olduğu şirketin tesisatındaki bozukluk nedeniyle davalının şirketini su basmış ve bu su müvekkilin şirketine sızdığını, ancak müvekkil, üst katındaki şirketini su bastığından ve dairesine de su sızdığından olayın vukua geldiği davalılar tarafından öğrenildiği anda haberdar edilmemiş ve bu nedenle oluşabilecek zararın artmasını önleme hususunda gerekli önlemleri alamadığını,
davalı tarafımızca iletişime geçerek müvekkile şirketinin tamiratının yapılmasını yapıldıktan sonra çıkacak maddi zarar kalemlerin davalı şirket tarafından ödenerek oluşan zararlardan ilgileneceğini belirttiğini, ancak zararların ödenmesi için davalıya ulaşılmış birkaç kere zarar kalemleri ve zarar fotoğrafları iletilerek zararın giderilmesi istenilmiş olsa da tarafımıza herhangi bir dönüş yapılmadığını, davalının üst kattaki dairesinden müvekkilin şirketine su sızması sonucu müvekkilin şirketindeki alçıpanlar, masaj kabinleri duvar kağıtları, sedyeler, sandalyeler,
elektrik aksamları ve eşyaları yoğun bir şekilde küflenmiş kullanılamaz hâle geldiğini, iş bu hasar neticesinde iş yeri çalışamaz hâle geldiğini, müvekkilin zarar neticesinde şubesini çalıştıramamış kazanç kaybettiğini, tadilat süreçlerinde gösterdiği emek ve çaba sonucu yorgun düşmüş ve kendi işlerine bu nedenle yeterince vakit ayıramamış olup, bu olaydan maddi zarar görmesinin yanı sıra maddi zararından daha ağır bir şekilde manen yıprandığını, müvekkil iş yerinin tadilatı haricinde tamirat için gelen ustaları otelde ağırlamış çalışmayan işçilerinin maaşlarını ödemeye devam ettiğini,
müvekkilin zararın giderilmesi için 01.10.2024 tarihinde davalı ... ... Bankası ... Ortaklığı başvurmuş ise de olumlu sonuç alamadığını, davalılar ile müvekkil arasında arabuluculuk görüşmeleri yapılması amacıyla ... Arabuluculuk Bürosu’na 12.11.2024 tarihinde başvuru yapılmış, 25.11.2024 tarihinde ise davalı ... ... bankası ... ortaklığı temsilcileri ile görüşme yapılmış ancak anlaşmaya varılamadığını, ...
Arabuluculuk Bürosu’na 11.02.2025 tarihinde başvuru yapılmış, 14.02.2025 tarihinde ise davalı ...
Yöneticiliği temsilcileri ile görüşme yapılmış ancak anlaşmaya varılamadığını, davalı davaya konu olan su sızan dükkanda ikamet etmediğini, su basmasına sebebiyet veren tesisatındaki bozukluğu kontrol etmemek suretiyle özen ve dikkat gösterme yükümlülüğünü yerine getirmemiştir ve olası kazalara karşı önlemini almadığını, bu ihmali davranışları neticesinde dairesini su basmış ve bu su basma nedeniyle de müvekkilin şirketine su sızdığını, bu sızan su neticesinde yukarıda da bahsettiğimiz üzere müvekkilin şirketinde ve eşyalarında zarar meydana geldiğini,
kendisinin özen yükümlülüğüne aykırı olarak ihmali davranışı neticesinde müvekkile bu haksız eylem sonucunda zarar vermiş olup, iş bu zarardan TBK’nun 49. Vd maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulüne, bilirkişi marifetiyle müvekkilin zararının belirleneceği tarihe kadar şimdilik 1.000,00 TL maddi zararın, zararın meydana geldiği 21/11/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tazminine, müvekkilin şahıs varlığında meydana gelen zararın tazmini amacıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın,
zararın meydana geldiği 21/11/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur.
Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır.
Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545,
ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta;
borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır.
Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde işbu dava dosyası her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de mahkememizce yapılan araştırmalar neticesinde,
mahiyeti gereği mutlak ve tarafların tamamının tacir olmaması göre de nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği dikkate alınarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna, HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ...
Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip · ¸E-imzalıdır. Hakim · ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/245, K. 2025/205, 28 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama