KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/564
- Karar No
- 2026/380
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
- Esas no
- 2025/
- Karar no
- 2026/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/04/2025
- Karar yazım tarihi
- 09/03/2026
Karar Metni
940 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ... Unlu Mamuller Şirketi ... ... İlçesi ... mahallesinde bulunan işletmesine müvekkillerin tanımadığı bir şahıs gelerek müvekkilin işletmesinin yol tarafında bulunan açılır kapanır alanının çevresine cam yapabileceğini belirtmesi üzerine müvekkili şirket yetkilisi tarafından kabul edilerek 360.000,00-TL davacı ... Şirketinin ...
Bankası Hesabından davalı Şirket hesabına gönderildiği, müvekkili şirkete gelen şahsın bir daha gelmemesi üzerine müvekkili şirket yetkilileri ödedikleri paranın geriye iade edilmesi yönünde davalı şirketle irtibata geçilmiş sonuç alınamaması üzerine davalı şirket aleyhine ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/...
E sayılı dosyası ile "ilamsız icra takibi" başlatıldığını, borçlu davalının icra dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunmuş ve icra takibinin durdurulmasını sebebiyet verdiğini, itirazın iptali ile % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirket tarafından iddialarında yer verdiği müvekkili şirket hesabına gönderilen tutara ilişkin herhangi bir ödeme belgesini icra dosyasına sunmadığını, icra dosyasına sunulan herhangi bir belge olmadığı da göz önüne alındığında huzurdaki davada itirazın iptalinin talep edilmesi usul ve yasaya uygun olduğunu, ayrıca davacı şirket hesaplarının incelenmesi halinde müvekkil şirkete ilgili tutarın ödenmediği ortaya çıkacağını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
İcra dosyası, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında, 417.166,03-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır.
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce davacı tarafça inceleme için bilirkişiye takdir edilen 6.000,00-TL bilirkişi ücreti dosyaya yatırılmadığından inceleme yapılamadığına dair tutanak düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190. maddesinin ilk fıkrası "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" düzenlemesini içerir.
Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatlamakla mükelleftir.
Davacı taraf, ticari defterlerini sunmayacağını bildirmiş; verilen kesin sürede de bilirkişi ücretini yatırmamıştır.İcra ve İflas Kanunu'nun 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için icra takibi hususunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.
6100 sayılı HMK’nın 6. maddesine göre ilâmsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi iken, aynı Kanunun 10.maddesinde akdin ifa edileceği yer icra dairesinin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda sözleşmede aksine bir şart konulmamış ise para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yeri de alacaklının yerleşim yeri olacaktır.
Böyle bir durumda alacaklı, TBK m. 89 hükmü uyarınca kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabilecektir (...
25/04/2018, E. 2017/ K. 2018/ tarih ve sayılı kararı).Somut olay değerlendirildiğinde; davacı, eser sözleşmesi ( davacıya ait açılır kapanır alanın cam yapılacağı iddiası ile) nedeni ödenen alacağın tahsili için takip başlatmış, davalı tarafça icra dairesine sunulan itiraz dilekçesinde davalı/takip borçlusunun yerleşim yerinin .../... olduğu ve bu sebeple ... Adliyesi İcra Dairelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetki itirazında bulunulmuş ve borca da itiraz edilmiştir.
İİK 67.m. uyarınca açılan itirazın iptali davalarında, icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmış olması bu davaya özgü bir dava şartı olduğundan, öncelikle icra dairesine yapılan yetki itirazının yerinde olup olmadığının incelenmesi gerekir. HMK’nun 114.maddesinde düzenlenen dava şartları mahkemece davanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalı, dava şartının bulunmaması halinde HMK’nun 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmelidir.
İcra dairesinin yetkisine itirazın İİK 50.m. yollamasıyla HMK’nun yetkiye ilişkin hükümlerince çözümlenmesi gerekir. HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir.
TBK.'nun 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Somut olayda davacı eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili isteminde bulunmuş olup, taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun kabulü halinde HMK 10. ve TBK 89.m. uyarınca davacı alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesinin de yetkili olacağı açıktır.
Ne var ki davalı akdi ilişkiyi inkâr etmiş ve davacı da dosya kapsamı itibari ile akdi ilişkiyi (davacı açıkça yemin deliline de dayanmamıştır) ispat edememiştir.Bu durumda , HMK 6.maddesinde düzenlenen genel yetki kuralı gereği davalının yetki itirazında haklı olduğu, davacının ikametgahının bulunduğu yer olan ... İcra Daireleri’nin yetkisiz olduğu, davalının ikametgahının bulunduğu yer olan ...
İcra Daireleri’nin yetkili olduğu dikkate alınarak, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/564, K. 2026/380, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama