KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/642
- Karar No
- 2026/366
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Esas no
- 2025/
- Karar no
- 2026/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.068 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Av.
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/05/2025
KARAR TARİHİ : 03/03/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirket aleyhine, müvekkili firma ile arasındaki ticari alım satım ilişkinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ile sabit olan bakiye 696.198,03-TL tutarındaki borçlarının tahsili amacıyla ... 2. Genel İcra Dairesi 2025/...
Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emri usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı tarafından 13/05/2025 tarihinde borca ve ferilerine yapılan itiraz sonucu takip durdurulduğunu, haksız, kötü niyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptaline, icra takibi 30/04/2025 tarihinde başlatıldığını, davalı tarafça icra takibinin başlatılmasından sonra 02/05/2025 tarihinde müvekkili şirket hesabına cari ödeme açıklamasıyla 300.000,00 TL ödeme yaptığını, buna rağmen borcun tamamına itiraz ettiğini, bu sebeple,
dava sonucunda davalının itirazının iptali ile takibin 396.198,03 TL üzerinden devamına karar verilmesine, % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının öncelikle müvekkili şirket ile ticari ilişkisini, mevcut sözleşme şartlarını, faturanın verilmesine neden olan motorini işin yapılmış olduğunu ve bahse konu motorini eksiksiz ve tam olarak müvekkili şirkete teslim ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlamalı, faturayı dayanaklandırması gerektiğini, aksi halde tek başına faturaya yasal süresinde itiraz edilmemiş olması yazılı işin yapılarak müvekkiline teslim edildiğini, faturanın kesinleştiğini göstermeyeceğini,
ayrıca kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla Borca itirazlarından doğacak hakları saklı kalmak üzere ve borcu kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın davaya konu icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunduğunu, ancak takip öncesinde müvekkili şirkete muacceliyet ihtarı yapılmadığını, bu nedenle takip öncesi dönem için işlemiş faiz istemi yasal olmadığını, bu nedenle işlemiş faiz istemine ve tutarına itirazlarının yerinde olduğunu, ödeme söz konusu olduğu için de faiz hesabı yapılması gerektiğini,
yine kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf her ne kadar icra inkar tazminatı talebinde bulunmuşsa da mahkememiz tarafından icra inkar tazminatına hükmedilmesi için alacağın likit olması gerektiğini, borca ve faize itirazlarından doğacak hakları saklı kalmak üzere ve borcu kabul anlamına gelmemek üzere, takipte B.K.nun 100.maddesi uygulanması isteminin koşulları oluşmadığını, bu nedenle B.K.nun 100.maddesi uygulanması istemine itirazlarının yerinde olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
İcra dosyası, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında, 696.198,03-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır.
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMMM ve Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişiler tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Alınan 04/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davacının davalı ile ticari ilişkisinin 2025 yılında 3 fatura içeriği mal/hizmet karşılğı başladığı davacının ticari defter kayıtlarına göre, 30/04/2025 takip tarihi itibariyle davalıdan 396.298,03-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, takip tarihinde 300.000,00-TL tahsilat yaptığı, takip talebinin 696.198,03-TL olduğu, davalını ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre, 30/04/2025 takip tarihi itibariyle 396.298,03-TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu,
takip tarihinden sonra 02/05/2025 tarihinde 300.000,00-TL ödeme yaptığı, icra takibine yapılan ödemenin TBK.m.100 hükmü uyarınca öncelikle alacağın feri'lerinden mahsubu neticesinde 02/05/2025 tarihinde bakiye borcun 541.043,19-TL olarak hesaplandığı anılan bedelin ana para borcu olduğu bildirilmiştir. Takip konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça , takip sonrası yapılan 300.000 TL ödeme düşülerek, davacının alacak bakiyesi 396.298,03 TL olarak takip tarihi itibari ile yapılan kayıt dikkate alındığında, davacının takip anında, takip talebindeki kadar davalıdan alacaklı olduğunun kabulü gerekir.
Takip anı itibari ile tarafların ticari defterleri, takip talebindeki alacak miktarı itibari ile mutabıktır.Takip 30.04.2025 tarihinde yapılmış; yukarıda değinilen davalı ödemesi ise 02.05.2025 tarihlidir.Davalı tarafa ödeme sonrası, ödeme emri tebliğ edilmiş, 13.05.2025 tarihli borca itiraz dilekçesinde davalı taraf borcun tamamına itiraz etmiştir.Alınan bilirkişi heyet raporunda, davalının ödeme tarihi 02.05.2025 tarihi itibari ile ödemenin öncelikle TBK 100.madde uyarınca faiz,icra gideri ve vekalet ücretine mahsubu sureti ile 541.043,19 TL olarak hesaplanmışsa da,
davacı vekilince dava açılırken 396.198,03 TL üzerinden dava açılıp harçlandırıldığı, dilekçe de açıkça bu miktar üzerinden davalının itirazının iptali istendiği, her ne kadar 19.02.2026 tarihli davacı vekilinin dilekçesinde , alacak miktarlarının 696.198,03 TL olarak hüküm altına alınması gerektiği, davalının ödemesinin infazda dikkate alınması gerektiği belirtilmişse de, takip tarihinden, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin TBK 100.
Madde uyarınca bakiye borcun tespit edilerek itirazın iptali davasında hükmedilmesi gerektiği, davadan sonra yapıla ödemelerin ise infazda dikkate alınması yönünde hüküm kurulması ... yerleşik uygulaması gereği olup; davacı taraf dava dilekçesinde talebini belirtilen şekilde kısıtladığından, davanın kabulü ile taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek 396.198 TL üzerinden davalının itirazın iptali ile alacak faturaya dayalı likit alacak olduğundan, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Takip konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça , takip sonrası yapılan 300.000 TL ödeme düşülerek, davacının alacak bakiyesi 396.298,03 TL olarak takip tarihi itibari ile yapılan kayıt dikkate alındığında, davacının takip anında, takip talebindeki kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü gerekmiş; alacak faturaya dayalı likit bir alacak olduğundan, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/642, K. 2026/366, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama