KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1561
- Karar No
- 2024/1169
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/12/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde meydana
Karar Metni
1.376 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
gelen trafik kazasında davalının nezdinde zorunlu trafik sigortası kapsamında sigortalı bulunan
... plaka sayılı aracın, davacının sahibi olduğu ... plaka sayılı araca çarptığını,
kazada ... plaka sayılı aracın %100 kusurlu olduğunu, kazada hasar gören davacıya ait
... plaka sayılı aracın doğan hasardan dolayı da araçta değer kaybı meydana geldiğini, söz konusu kaza neticesi davacıya ait araç ağır hasar gördüğünü ve 2. El piyasa değerinde kaza
neticesi ciddi bir değer kaybının söz konusu olduğunu, davacıya ait aracın 2. El piyasa
değerindeki değer kaybının hesaplanması ve davacıya ödenmesi için arabuluculuk
başvurusunun yapıldığını ancak görüşmeler sonucu anlaşamama olarak arabuluculuk sürecinin
son bulduğunu, belirtilen nedenlerle dava açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek;
Öncelikle adli yardım talebinin kabulü ile; ... sayılı tahkim dosyasının celbine,
... tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesi ... plaka sayılı aracın 2. El
piyasa değerindeki değer kaybının sonradan arttırılmak üzere şimdilik 100-TL'sinin zorunlu
karayolları trafik sigorta poliçesi kapsamında faiziyle davalıdan tazmin ve tahsiline, yargılama
giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı
tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... Esas sayılı dosyası ile araç hasarı
tazminatı ve değer kaybı tazminatını müvekkil şirketten talep ettiğini, İşbu dosyanın derdest
olduğunu, huzurdaki davanın derdestlik sebebiyle reddini işbu taleplerinin kabul edilmemesi
halinde tahkim dosyalarının celbi ile kesinleşmesinin beklenilmesini talep ettiklerini, Davacı
taraf aracı dava konusu kaza sonucunda hasarlanmıştır ve aracın onarım bedelini müvekkil
şirketten talep etmektedir. davacı tarafın müvekkili şirkete davadan önce yaptığı başvuru
üzerine ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, eksper incelemesinin yapıldığını,
ekspertiz incelemesi neticesinde mezkur vasıtanın ülkemiz sınırları içinde A sınıfı tam
donanımlı, anlaşmalı bir servisinizde onarılması halinde geçerli olan birim yedek parça ve
işçilik değerleri ile muhtemel asgari yedek parça ve işçilik iskontosu uygulanarak hasarın
müfredatının belirlendiğini, hasardan hemen sonra davacının araç hasarı talebi ile ilgili yapılan
ekspertiz raporunda 8.000,00.TL tazminat hesaplanmış ve davacı tarafa ... tarihinde
ödendiğini, davacı tarafın tüm zararının karşılandığını, davacının araç hasarının
karşılanmadığına ilişkin iddiasının yerinde olmadığını, davacının değer kaybı talebi ile davadan
önce yaptığı başvuru üzerine müvekkili şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, müvekkili şirket tarafından ekspertiz incelemesi yapıldığını, yapılan ekspertiz
incelemesi neticesinde değer kaybı bedeli kusurları uyarınca 1.045.TL tespit edildiğini ve işbu
tutarın davacı tarafa ... tarihinde ödendiğini, müvekkili şirket tarafından davacının
zararı karşılandığı ve ödeme yapıldığı halde aleyhlerine dava açıldığını, İşbu davanın reddinin
gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin faizden dava
tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle
birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihinde poliçede yazılı limitle sınırlı
olduğunu, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda KTK 96. Madde
gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini belirterek; aleyhlerine haksız olarak açılan
davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncellikler ferilerden
sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından
ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını,
davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa
tahmilini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, ... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 82.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ... tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarına ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
... tarihli, ... dosya numaralı değer kaybı tespit raporunda sigortalı araç sürücüsüne %100 kusur verildiği anlaşılmıştır. Anılan rapordaki tespitlerin kazanın oluşu ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün tali yoldan ana yolu çıkarken yol ve araç durumuna gerekli dikkat ve özeni göstermeden yola çıkarak %100 oranında kusurlu olduğu, davacının anılan kazanın oluşumunda atfı kabil kusurunun olmadığı kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle; "Davaya konu ... tarihli kaza nedeniyle, davacının ... plakalı aracında
oluşan hasara bağlı olarak araçta değer kaybının meydana geleceği ve araçta meydana gelen
değer kaybının, olay (kaza) tarihi itibariyle 7.500,00 TL olduğu ancak davalı sigorta şirketi
tarafından, davacıya değer kaybı bedeli olarak ... tarihinde ödenen 1.045,00 TL tenzil
edildiğinde, bakiye değer kaybı bedelinin 6.455,00 TL olduğu görüşünde olduğu" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davacının bakiye değer kaybı zararının 6.455,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Buna göre tüm dosya kapsamı ile dava değer artırım dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı miktarının 6.455,00 TL olduğu kabul edilerek ilgili miktara davalı sigorta şirketine başvuruyu takip eden 8. İş günü sonuna denk gelen temerrüt tarihi ... tarihinden itibaren sigortalı aracın özelliği dikkate alınıp yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D
Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1561, K. 2024/1169, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama