KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/609
- Karar No
- 2024/1119
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 26/04/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
3.643 kelime·18 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, ... tarihinde saat ... sıralarında davalı ...'in maliki olduğu ... plaka sayılı aracın davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken ... önüne geldiğinde yaya konumundaki müvekkiline ve dava dışı ...'ye çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın kusurlu olduğunu, müvekkilinin yaşanan kaza nedeniyle travma yaşadığını ve yatağa bağımlı hale geldiğini, kaza nedeniyle Ergani Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturmanın devam ettiğini,
kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın fenni muayene bitiş tarihinin ... ve sigorta bitiş tarihinin ise ... tarihi olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri ile 100,00 TL tedavi giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise araç maliki ile sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiş, ... tarihli bedel arttırım dilekçesi ile,
talep sonucunu sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 82.322,27 TL'na, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 14.158,60 TL'na, bakıcı gideri yönünden 3577,50 TL'na, tedavi gideri yönünden ise 14.625,16 TL'na yükseltmiş, ... tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 127.683,95 TL'na, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise 20.885,19 TL'na yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde düzenlenen başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı gideri ile tedavi giderinin teminat kapsamı dışında olduğunu, kusur ve maluliyet durumunun tespiti yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin ... tarihinde Ergani İlçesinde otogar mevkiinden şehir merkezine doğru ... plaka sayılı araç ile sağ şeritte seyir halindeyken; önünde şehir içi yolcu taşımacılığı yapan bir minübüsün gitmekte iken minibüs aniden duraklayınca, müvekkilinin de karşıdan araç gelmediğini de kontrol ederek sinyal verip sol şeride geçtiğini, ancak tam o sollama esnasında duraklayan minübüsün önünden yaşında olan davacının çıktığını, davacının karşıya geçmeye çalıştığı yer yaya geçidi olmadığı gibi duraklayan araçların önünden kontrol etmeden geçiş yapmaya çalıştığını,
müvekkilinin de bu esnada çarpmamak için hem ayak, hem de el frenini çektiğini ve çarpmamak için aracı da sola manevra yaptığını, ancak tüm çabasına rağmen aracın sağ tarafının davacıya hafiften sürttüğünü ve bu sürtme sonucunda davacının yere düştüğünü, kaza sonrası müvekkilinin araçtan inerek yerde oturur vaziyette olan davacının yanına gidip 112 acil servisini aradığını, kaza sonrası davacının kaldırıldığı Ergani Devlet Hastanesinde yapılan tetkikler sonucunda davacının önemli bir rahatsızlığının olmadığı görülerek,
dinlenmesi için evine gönderildiğini, bu süreçte müvekkili ve ailesinin, hastayı ve hasta yakınlarını ziyaret ederek ihtiyaçları konusunda yardımcı olmaya çalıştığını, hatta bir rahatsızlık durumunda özel hastaneye götürmeyi teklif ettiklerini, müvekkilin, kazada kusuru olmamasına rağmen yaşlı bir kadının böyle bir kaza sebebiyle zarar görme ihtimaline binaen insanlık vazifesini yerine getirmeye çalıştığını, sonraki süreçte de müvekkilin ailesi tarafından tedavi giderlerinin karşılanmasının teklif edildiğini, ancak davacının ailesinin yardım teklifini kabul etmediğini,
kazadan 3 gün sonra davacının götürüldüğü Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan muayene sonrası davacının kalçasında çatlak olduğunun belirtildiği, kaza nedeniyle Ergani Cumhuriyet Savcılığı'nın ... nolu dosyası üzerimdem yürütülen soruşturmada alınan ... tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı ... "tam kusurlu" iken, davalı araç sürücüsü müvekkil ... ise kusursuz olduğunu, rapora yapılan itiraz üzerine alınan ... tarihli ek raporda ise davacının asli, davalının ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, görüldüğü gibi müvekkilin kazada kusurlu olmadığı,
en azından asli kusurlu olmadığının bilirkişi raporlarıyla da tespit edildiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen diğer hususların da yerinde olmadığını, davacının geçtiği yerde yaya geçidi olmamakla birlikte ileride başka bir yerde yaya geçidinin bulunduğunu, davacının yaya geçidinden çok uzak bir yerde karşıya geçmeye çalıştığını, müvekkilinin aracının hızlı olmadığını, bahsi geçen fren izinin yayaya çarpmamak için müvekkilin aracını iyice sola kırmasıyla oluştuğunu, tanık ...'ın olay yerinde olup olmadığının belli olmadığını, kaza tespit tutanağına göre, olaya karışan ..., ... ve araç sürücüsü ...'dan başka tanık bulunmadığını,
Ergani Cumhuriyet Savcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyasında bulunan ve polis memurları tarafından tutulan ... tarihli Kamera Tanık Araştırma Tutanağına göre, olay anını gösterir güvenlik kamerası olmadığını ve ayrıca "bahse konu olayı gören herhangi bir görgü tanığına rastlanılmamış" olduğunun tutanakla tespit edildiğini, bu nedenle, ... isimli şahsın beyanları gerçeği yansıtmadığını, olay esnasında tanık olarak tespit edilmediğini, olaydan bir hafta sonra beyanda bulunduğunu, polis tarafından tespit edilmediğine göre, muhtemelen davacı tanığı olduğunu,
şahsın beyanlarının kaza ile ilgili beyanda bulunan ... ve ...'nin beyanlarıyla da çelişkili olduğunu, hiçbirinin müvekkilinin hızlı olduğunu söylemediğini, davacıda oluştuğu iddia edilen kırıkların hayat fonkisyonlarını etkileyecek derecede ağır olmadığını, ayrıca davacı yaşlı olup, kan sulandırıcı kullanmasının bu nedenle olduğunu, yani, hematomi ve emboli tanısının kaza ile ilgisinin bulunmadığını, davacının daha önce geçirdiği tedaviler ve kullandığı ilaçların da incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusursuz veya en azından asli kusurlu olmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, davacıya ait tedavi evrakları, ... plaka sayılı aracın muayene kayıtları ile tescilinden itibaren oluşturulan ZMMS sigorta poliçelerine ilişkin kayıtlar, UYAP sistemi üzerinden Ergani ...
Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celb edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davacı ile davalı ... ve ... hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmış, Ergani ...
Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında kusur durumun tespiti yönünden Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan ... tarihli bilirkişi raporu taraflara tebliğe çıkartılmış, davacının maluliyet durumunun tespiti yönünden Dicle Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Ana Bilim Dalı Başkanlığından, tedavi gideri yönünden sağlık uygulamaları alanında uzman Adli Tıp Uzmanı bilirkişiden, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin hesaplanması için öncelikle bilirkişi ...'tan ... tarihli kök bilirkişi raporu ile .. tarihli ve ... tarihli ek bilirkişi raporları,
rapora yapılan itirazların değerlendirilmesi ve yargılama aşamasında asgari ücrette değişiklik olması nedeniyle bu sefer bilirkişi ..'ten ... tarihli bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir.
Dava, ... tarihinde gerçekleşen trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen sürücüsü ve işleteni ile aracın kaza tarihinde geçerli ZMMS sigorta poliçesinin bulunmadığından bahisle davalı ... yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri istemine ve sürücü ile işletene yöneltilmiş manevi tazminat istemine ilişkindir.
... tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davacı yayaya çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın kaza tarihindeki kayıt malikinin davalı ... olduğu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden celbedilen ZMMS poliçe kayıtları incelendiğinde ... plaka sayılı aracın trafik kazasının gerçekleştiği ... tarihinde geçerli ZMMS sigorta poliçesinin bulunmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı ... yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi, bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise süresi, davacının tedavi gideri talep edip edemeyeceği, koşullarının oluşması halinde maddi ve manevi tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulacağı, Yasanın geçici 2. maddesine dayanılarak çıkarılan ... yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca,
rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararların ... talep edilebileceği, düzenlenmiştir. Somut olayda, Türkiye Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden celp edilen ZMMS poliçe kayıtları incelendiğinde ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde geçerli ZMMS sigorta poliçesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu haliyle davalı ... kaza tarihinde ZMMS sigorta poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusuru oranında kaza tarihinde geçerli limitler dahilinde meydana gelen zararları karşılamakla yükümlüdür.
Öncelikle davaya konu kazada kusur durumunun tespiti gerekir.
Kaza tespit tutanağı ve soruşturma ve kovuşturma dosyası ile eldeki dava dosyasının incelenmesinden; ... tarihinde saat ... sıralarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Ergani İlçesi Ziya Gökalp Caddesi üzerinde Otogar Kavşağı istikametinden Saat Kulesi istikametine seyir halinde iken ... önüne geldiği esnada önünde seyreden aracın duruşa geçmesi ile aracının kontrolünü kaybederek sola manevra yapıp, aracının sağ yan ön kısımları ile; duruşa geçen aracın önünden yolun karşısına geçmek isteyen davacı yaya ... ile dava dışı yaya ...'ye çarpması sonucu davaya konu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Ergani Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda, davacı yaya ...'in tamamen kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu mütalaa edilmiş, aynı bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli ek bilirkişi raporunda ise, davacı yaya ...'in asli kusurlu, davalı sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Ergani ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama esnasında Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan ... tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, meskun mahalde seyir halindeyken yola gereken dikkatini vermesi, ön ilerisinde seyretmekte olan araç ile arasındaki güvenli takip mesafesini koruması gerekirken bu hususlara riayet etmediği,
önünde duruşa geçen araç nedeniyle duramayıp sevk ve idare hatası ile aracının hakimiyetini kaybederek sola manevra ile bu aracın önünden yolun karşısına geçmek isteyen yayalara çarpması sonucu meydana gelen kazada dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışı nedeniyle asli kusurlu olduğu, davalı yaya ... ile dava dışı yaya ...'nin yolun karşısına geçmek istedikleri esnada, hakimiyetini kaybeden aracın kendilerine çarpması sonucu meydana gelen kazada, kazaya etken hatalı tutum ve davranışları olmadığından, atfı kabil kusurlarının bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
Davaya konu kaza nedeniyle davalı ... hakkında taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan yapılan yargılama sonucu, Ergani ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve ... E.-... K. sayılı ilamı ile, kusura ilişkin Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalı ... hakkında taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan neticeten 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve koşullarının oluştuğu kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, HAGB kararının itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinde belirtilen hükümlerden olmadığından, bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtanda söz edilemeyecektir.(Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.05.2011 gün ve 2011/4-61, E., 2011/79 K; 06.10.2009 gün ve 2009/4-169 E, 2009/223 K sayılı ilamları). Bu açıklamalar ışığında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 74. maddesine ilişkin değerlendirmeye gelince;
"Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.
Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." hükmünden anlaşılacağı üzere ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerekir. Eğer bu yönden kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmuyorsa, hukuk hakimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz etmek mümkün değildir.
Somut olaya bakıldığında maddi olgunun belirlenmesi yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, hukuk hakimini bağlamıyacağının kabulü gerekir.(YHGK'nun 01.02.2012 gün 2011-19/639 E, 2012/30 K sayılı ilamı)
Yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da belirtildiği gibi, somut olayda, davalı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu kabul edilerek verilen mahkumiyet kararı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmış olması nedeniyle ilgili karar kusur tespiti yönünden mahkememizce bağlayıcı değildir.
Mahkememizce, yargılama aşamasında, ceza yargılaması esnasında Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporu taraflara tebliğe çıkartılmış, rapora karşı davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından itirazda bulunulmuştur.
Davalı ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde seyir halinde iken önündeki aracın yavaşlayarak durduğu esnada gerekli takip mesafesini korumayarak önünde duran aracın solundan geçiş yaptığı esnada önündeki aracın ön kısmından yolun karşısına geçmeye çalışan davacı yaya ile dava dışı yaya ...'ye çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği tüm dosya kapsamından sabittir.
Mahkememizce, kusur durumunun tespitine yönelik rapor alınmasına gerek görülmemiş ve ceza yargılamasında Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporu benimsenerek davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı ve davacının bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının kaza nedeniyle yaralanmasına bağlı tüm vücut engellilik oranının %7 ve sürekli olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği ve bu süreçte %100 özürlü sayılması gerektiği, kaza tarihinden itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce, tazminat hesabı yönünden bilirkişi ...'tan alınan ... tarihli kök ve ... tarihli ve ... tarihli ek bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmaması, ek raporların itirazları karşılamaması ve asgari ücrette değişiklik olması nedeniyle bu sefer başka bir aktüre bilirkişiden tazminat hesabı yönünden rapor alınması cihetine gidilmiştir.
Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin hesaplanması için bu sefer bilirkişi ...'ten rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, %7 sürekli maluliyet, 6 ay geçici iş göremezlik süresi ve 1 ay bakıcı ihtiyacı süresi üzerinden asgari ücrete göre hesaplama yapılarak düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda; davacının geçici iş göremezlik tazminatı 20.885,19, sürekli iş göremezlik tazminatı (bilinen dönem 25.767,58 TL+bilinmeyen dönem 101.916,37) 127.683,95 TL, bakıcı gideri ise 3.577,50 TL olarak hesaplanmıştır.
Tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporunda, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 2.200,00 TL olarak hesaplandığı mütala edilmiştir.
Davacının geçici ve sürekli iş göremezliği oluşup oluşmadığı ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespitine yönelik Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin hesaplanması için bilirkişi ... tarafından düzenlenen ve tedavi giderinin hesaplanması yönünden alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran ve süreler ile miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek benimsenmiştir.
1-Davacının maddi tazminat istemlerine ilişkin olarak değerlendirmede;
Davacı taraf açılan davada, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin istemini tüm davalılara yöneltmiştir. Davalı ... yönünden kaza tarihinde geçerli teminat limiti 430.000,00 TL'dir. Davalılar, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusuruna isabet eden 127.683,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 20.885,19 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 3.577,50 TL bakıcı gideri ve 2.200,00 TL tedavi giderinin ödenmesinden müteselsilen sorumludur.
Davacı vekili, ... tarihli bedel arttırım dilekçesi ile, talep sonucunu sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 82.322,27 TL'na, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 14.158,60 TL'na, bakıcı gideri yönünden 3577,50 TL'na, tedavi gideri yönünden ise 14.625,16 TL'na yükseltmiş, ... tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 127.683,95 TL'na, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise 20.885,19 TL'na yükseltmiştir.
Dava belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Mahkememizce davacı vekilinin ... tarihli dilekçesi bedel arttırım dilekçesi, ... tarihli dilekçesi ise ıslah dilekçesi olarak kabul edilmiştir. Belirsiz alacak davalarında, 6100 sayılı HMK.'nun 107. maddesi kapsamında dava değerinin yükseltilmesi davacının ıslah hakkını ortadan kaldırmayacaktır.
Bu nedenle Mahkememizce, davacının bedel arttırım dilekçesi ve ıslah dilekçesi doğrultusunda değerlendirme yapılarak, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin istemin 127.683,95 TL üzerinden kabulüne, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istemin 20.885,19 TL üzerinden kabulüne, bakıcı giderine ilişkin istemin 3.577,50 TL üzerinden kabulüne, tedavi giderine ilişkin istemin ise 2.200,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, tedavi giderine ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Faizin türüne ilişkin olarak; davalı ...'na ait aracın kullanım amacı hususi olduğundan davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir.
Faiz başlangıcına ilişkin olarak; kaza sonrası dava açılmadan önce davacı tarafından davalı ... ... tarihinde başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince ... ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda ... tarihinde temerrüdü gerçekleşmiştir. Diğer davalı sürücü ve işletenih ise kaza tarihi itibarıyle zararı giderme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu nedenle kabul edilen tazminat kalemlerine, bedel arttırım dilekçesi ile talep edilen miktarlara ilişkin, davalı ... yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalı sürücü ve işleten yönünden ise kaza tarihinden, bedel arttırım dilekçesinde talep edilmeyen ancak ıslahla talep edilen miktarlara ilişkin ise, tüm davalılar yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davacının tazminat istemi BK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda, kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, iyileşme süresi ve maluliyet durumu nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Davacı ile davalı işleten ve sürücünün ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik şartları, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı lehine ve davalı sürücü ... ile davalı işleten ... aleyhine talep gibi 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ve kabul edilen tazminat miktarına kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1)Davacının maddi tazminat istemleri yönünden;
a)Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin KABULÜNE, 127.683,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bu bedelin 82.322,27 TL'lik kısmına, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, bakiye kalan 45.361,68 TL'lik kısma ise, tüm davalılar yönünden ıslah tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
b)Davacının geçici iş göremezlik tazminatı isteminin KABULÜNE, 20.885,19 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bu bedelin 14.158,60 TL'lik kısmına, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, bakiye kalan 6.726,59 TL'lik kısma ise, tüm davalılar yönünden ıslah tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
c)Davacının bakıcı gideri isteminin KABULÜNE, 3.577,50 TL bakıcı giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bu bedele, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
d)Davacının tedavi gideri isteminin KISMEN KABULÜNE, 2.200,00 TL tedavi giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bu bedele, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2)Davacının manevi tazminat istemi yönünden;
Davacının manevi tazminat isteminin KABULÜNE, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bu bedele, kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
3-Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.543,41 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 172,15 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 302,00 TL tamamlama harcı ile 525,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 9.544,26 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50 TL karar ilam harcının davalılar ... ile ...'ndan müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazineye İrat Kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve 172,15 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 302,00 TL tamamlama harcı ile 525,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.079,85 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından 1.113,50 TL tebligat ve posta gideri ile 5.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 6.613,50 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 6.234,41 TL'lik kısmının, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 4.708,94 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Kabul edilen maddi tazminat yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Kısmen reddedilen tedavi gideri kalemine yönelik maddi tazminat yönünden; davalı ... ile davalı ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 12.425,16 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ile davalı ...'a verilmesine,
9-Manevi tazminat yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davanın sadece davalı ... yönünden dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu ve arabuluculuk aşamasının görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmakla, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/ red oranı dikkate alınarak, 1.443,76 TL'lik kısmının davalı ..., bakiye kalan 116,24 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/609, K. 2024/1119, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama