KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/611
- Karar No
- 2024/1263
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
Karar Metni
3.873 kelime·19 dk okuma·16 bölüm
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/11/2021
NUMARASI : ... DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 18/12/2020
KARAR TARİHİ : 27/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2024
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında açılan konkordato davasında konkordato komiserler kuruluna alacak bildiriminde bulunulduğunu, müvekkilinin 2.295.103,78 TL anapara alacağının kabul edildiğini, bu miktarı aşan müvekkili alacağının konkordato tasdik projesinde yer almadığını, müvekkilinin davalıdan asaleten 2.574.983,48 TL nakit, 50.750,00 TL gayri nakit, dava dışı ... ... ... Ltd.
Şti.'ne müteselsil kefaletinden kaynaklanan 3.786.940,64 TL nakit, 1.115.840,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğunun hesap kat ihtarnamesi ile bildirildiğini, davalının dava dışı şirkete kefaletinden kaynaklanan gayri nakit alacağına ilişkin 742.500,00 TL teminat mektubunun 24/09/2019 tarihinde tazmin edildiğini belirterek nisaba dahil edilmeyen 4.398.954,10 TL nakit, 429.550,00 TL gayri nakit alacağın davalıdan tahsiline/depo edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı alacağının konkordato projesine dahil edildiğini, müvekkilinin kefaletinden doğan bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin borçlarının mahkemece tasdik edilen borç ödeme projesine göre ödendiğini, davacının iddia ettiği borçların kabulünün mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, İİK'nun 308/c maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bağlayıcı hale gelen konkordatonun talep tarihinden önceki tüm borçlar için mecburi olduğu nazara alındığında, geçici mühlet tarihinden sonra davacı banka hesabı kat etmiş olmakla, kanunen ödenebilir bir borç olmadığından kat ile alacak muaccel hale gelse de temerrüt yönünden kat ihtarnamesine itibar edilemeyeceği, davalı yönünden temerrüt faizinin işlemeyeceği, ibraz edilen ek bilirkişi raporuna göre 28/09/2018 olan geçici mühlet tarihi itibari ile davacı bankanın davalıdan asaleten 1.547.812,18 TL nakdi alacağının,
25 adet çek yaprağı için asaleten 50.750,00 TL gayrinakdi alacağının olduğu, genel kredi sözleşmesi uyarınca gayrinakdi alacağın davacı bankaca talep edilebileceği, ek bilirkişi raporuna göre davacı bankanın davalıdan 34 adet çek yaprağı için 66.440,00 TL ve 2 adet banka teminat mektubu için 306.900,00 TL olmak üzere toplam 373.340,00 TL gayrinakdi alacağının olduğu, 1 adet 745.500,00 TL tutarlı teminat mektubunun 20/09/2019 tarihinde nakde dönüştüğü, nakde dönüşen teminat mektubu bedeli de ilave edildiğinde kefalet tarihi itibari ile davacı bankanın davalıdan kefaleten toplam 4.190.559,55 TL alacaklı olduğu,
kefalet borcunda asıl borçlu sıfatına haiz ....
11/12/2020, 15/04/2021 ve 12/08/2021 tarihlerinde yapmış olduğu ayrı ayrı 432.610,91 TL'lik ödeme nakdi alacağından düşüldüğünde neticeten davalının kefaletten kaynaklanan nakdi borç miktarının 2.892.726,82 TL olduğu, genel kredi sözleşmesi uyarınca kefilin gayri nakdi alacaktan sorumlu olduğu, gayrinakdi alacaktan kefalet limiti dahilinde kefilin sorumlu bulunduğu, nakdi ve gayrinakdi alacağın kefilin kefalet limiti ve teminatı kapsamında kaldığı,
davalının asaleten nakdi 1.547.812,18 TL borcu ile kefaleten nakdi 2.892.726,82 TL borç miktarının toplamı olan 4.440.539,00 TL borcundan konkordato yargılamasında kabul edilen 2.295.103,78 TL alacak mahsup edildiğinde davanın 2.145.435,22 TL nakdi alacak üzerinden, davalının asaleten 50.750,00 TL gayrinakdi borcu ile kefaleten 373.340,00 TL gayrinakdi borcu toplamı olan 424.090,00 TL gayrinakdi davacı alacağı üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerektiği, nakdi alacak yönünden geçici mühlet tarihinden itibari ile hesap edilen alacağa İİK'nun 294/3 maddesi uyarınca faiz işlemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,
2.145.435,22 TL nakdi alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalının kabulünde olan 2.295.103,78 TL hariç) 424.090,00 TL gayrinakdi alacağın davalıdan tahsili ile faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının asaleten borcu yönünden Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.09.2020 tarih ve 2018/690 Esas 2020/538 Karar sayılı ilamı ile tasdik edilen konkordatonun konkordato şartlarının hükmün infazı sırasında nazara alınmasına,
davacının kefaleten borcu yönünden (... ... ... ...Şirketi için tesis ettiği) Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/740 Esas 2020/288 Karar sayılı ilamı ile tasdik edilen konkordatonun konkordato şartlarının hükmün infazı sırasında nazara alınmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından konkordato projesi kapsamında müvekkilinin alacağının 2.295.103,78 TL’lik anapara kısmının kabul edildiğini, mahkemece davalının dava dışı ... ... ... .... Dış Ticaret Limited Şirketi’ne müteselsil kefaletinden kaynaklı borçlarının hatalı tespit edildiğini, hükme elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı karar verildiğini, davalının dava dışı ... ... ... ...
İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’ne müteselsil kefaletinden kaynaklı ihracat kredisinden kaynaklanan müvekkili alacağının 3.638.711,11 TL olduğunu, bilirkişi raporunda bu alacağın 3.402.805,42 TL olarak hesaplandığını, 230.000,00 TL civarındaki farkın anapara ve faizin hatalı hesaplanmasından kaynaklandığını, davalıdan yapılan tahsilatların tamamının dava tarihinden sonra tahsil edildiğini, bu nedenle müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
mahkemece yapılan tahsilatlar düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden bir hesaplama yapıldığını, tahsilatların dava tarihinden sonra yapıldığının dikkate alınmadığını, dava tarihinde müvekkilinin davalıdan asaleten ve ... ... ... ...
İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’ne olan kefaletinden kaynaklı olan toplam 4.398.954,10 TL nakit, 429.550,00 TL gayrinakit alacağı bulunduğunu, mahkeme kararında belirtilen tahsilatların bu dava ve geçici mühlet tarihinden sonra gerçekleştiğini, davanın açıldığı tarihte herhangi bir tahsilatın söz konusu olmadığını, bu nedenle de davanın konkordato komiserliğine bildirilen alacak üzerinden açıldığını,
mahkemece davanın açılmasından sonra yapılan tahsilatlar mahsup edildikten sonra kalan tutar üzerinden hüküm kurulması ve reddedilen kısım yönünden müvekkili aleyhine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, çekişmeli alacaklara yönelik davaların konkordato tasdik kararından itibaren 1 ay içinde açılması gerektiğini, ancak davacının davayı süresinde açmadığını, süresinde açılmayan davanın reddinine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davalıya olan ayrı borcu, daha önce hukuki mesele yapılıp konkordato kapsamında değerlendirmeye alındığını, aynı alacağa ilişkin konkordato kapsamında ödeme yapıldığını,
aynı konu ve sebebe ilişkin tekrardan bu davanın açılması üzerine derdestlik itirazı ve hukuki yararın yoksunluğundan davanın reddinin talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu taleplerinin değerlendirilmediğini, eksik inceleme yapıldığını, mükerrer bir davanın açılmış olmasının mükerrer ödeme yapılması sonucunu doğuracağını, davanın usulden reddi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, konkordato borcu kapsamında davacıya toplamda 2.062.867.31 TL ödeme yapıldığını, bu rakamın davacının genel alacak tutarından düşüldüğünde geriye 2.145.435,22 TL tutarında alacağı kaldığının görüleceğini,
davacının hukuka ve kanuna aykırı olarak müvekkilinin borçları dışında faizleri ve hatta ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin kefilliğinden kaynaklanan dosyalarını da icra takibine konu ettiğini, ancak ... ... Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti'yi kefilliğinden dolayı sorumluluk altına sokan bir durum bulunmadığını, ... ...
Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'nin borcunun devam ettiğini, borçların Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/704 Esas 2020/288 Karar sayılı dosyasında borç ödeme projesine göre ödendiğini, hatta 4. taksit ödemesinin de gerçekleştiğini, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak iddia edilen borçların kabulünün mümkün olmadığını, aynı alacak için hem müvekkilinin hem de ... şirketine takip başlatmanın ileride mükerrer hesaplamalar ve mükerrer tahsilatla karşı karşıya kalınma tehlikesine sebebiyet vereceğini, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/690 Esas 2020/538 Karar sayılı mahkeme ilamının hukuka ve kanuna uygun olduğunu,
hukuka ve kanuna uygun bir mahkeme ilamı varken tekrar dava açıp, fazlaya ilişkin istemler de bulunmanın hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, alacak miktarının davacının iddia ettiği rakamlarda olmadığını, davacının iddia ettiği kadar bir alacağı bulunmadığını, davacının dava açmasında hukuki yararının da olmadığını, müvekkilin ... şirketine kefilliğinden kaynaklı borçlarının Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/704 Esas sayılı dosyasındaki projeye göre ödendiğini, hatta ilgili ödeme projesine göre de taksit ödemesinin de gerçekleştiğini,
konkordato projesine göre ödemesi devam eden borçlar dışında davacının başka alacaklarının olduğu iddiasıyla müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin hesaplarında bloke bulunduğu için ticari faaliyetlerinde aksamalar gerçekleştiğini, ticari faaliyetlerini gerçekleştirmekte zorlanan müvekkilinin zor bir durum yaşayacağını, müvekkilinin konkordato komiseri nezaretinde hemen ödenmesi gereken masrafları ve borçlarını tedbir kararının varlığı sebebiyle zorlanarak ödeyebildiğini, şirketin devamlılığının tehlike altında olduğunu,
bu durumun konkordato sürecini de oldukça olumsuz etkileyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; alacağın eksik kaydedilmesi ile tasdik edilen konkordato nedeniyle eksik kaydedilen nakit alacağın tahsili, gayri nakit alacağın depo edilmesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Hesap kat ihtarları, genel kredi sözleşmesi suretleri, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/704 Esas 2020/288 Karar sayılı karar sureti, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/690 Esas 2020/538 Karar sayılı karar sureti, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 08/07/2021 tarihli kök, 18/10/2021 tarihli ek rapor, Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2019/5419 sayılı icra takip dosyası, Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2019/6253 sayılı icra takip dosyası dosya içerisinde yer almaktadır.
Davacı ile davalı arasında 19/02/2018 tarihli 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasında akdedilen 19/02/2018 tarihli 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde davalının aynı limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunmakta olup, davalının sözleşmedeki imzası, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun nitelikte bulunduğu gibi, davalının kefalet imzasına yönelik bir inkarı bulunmamaktadır.
Davacı tarafından davalının asıl borçlu olduğu kredi hesabı kat edilerek 18/03/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi davalı ve diğer borçlulara gönderilerek 2.574.983,48 TL nakit alacağın ödenmesi, 50.750,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiş, borçlulara ödeme yapmak üzere 24 saat atıfet süresi verilmiştir. Anılan ihtarname 23/03/2019 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir.
Davalının müteselsil kefil olarak yer aldığı davacı ile dava dışı .... Ltd. Şti. arasındaki kredi ilişkisi davacı tarafından kat edilerek 01/04/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi dava dışı asıl borçlu, davalı ve diğer borçlulara gönderilerek 3.786.940,64 TL nakit alacağın ödenmesi, 1.049.400,00 TL teminat mektubundan kaynaklanan, 66.440,00 TL çekten kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiş, borçlulara ödeme yapmak üzere 24 saat atıfet süresi verilmiştir. Anılan ihtarnamenin dava dışı asıl borçluya 06/04/2019 tarihinde, davalı kefile 08/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2019/5419 sayılı icra takip dosyası ile, davacı tarafından davalının asıl borçlu olarak yer aldığı kredi ilişkisi sebebiyle dava dışı borçlular aleyhine toplam 2.671.200,48 TL nakit alacağın ödenmesi, 50.750,00 TL çekten kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesi talebiyle icra takibi başlatılmıştır.
Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2019/6253 sayılı icra takip dosyası ile, davacı tarafından dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin asıl borçlu, davalının müteselsil kefil olarak olarak yer aldığı kredi ilişkisi sebebiyle dava dışı borçlular aleyhine toplam 3.859.925,32 TL nakit alacağın ödenmesi, 1.049.400,00 TL teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesi talebiyle icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/704 Esas 2020/288 Karar sayılı dosyasında, davalının müteselsil kefil olarak yer aldığı kredi ilişkisinin asıl borçlusu olan dava dışı ... ... Ltd. Şti. tarafından konkordato talebiyle açılan davada 17/09/2020 tarihinde konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir.
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/690 Esas 2020/538 Karar sayılı dosyasında, davalı tarafından konkordato talebiyle açılan davada 24/09/2020 tarihinde konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, anılan projede konkordato komiserler kurulunca kabul edilen davacının 2.295.103,78 TL nakit alacağının yer aldığı, karara karşı alacaklı T.
İş Bankası vekili, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili, SGK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2020/1825 Esas 2020/1685 Karar sayılı kararıyla alacaklı banka vekillerinin istinaf başvurularının reddine, SGK vekilinin istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, karara karşı alacaklı banka vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23/11/2021 tarih 2021/1471 Esas 2021/1681 Karar sayılı kararıyla alacaklı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddine, T.
İş Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulüne, istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu, bozma kararına karşı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince 2022/138 Esas 2022/319 Karar sayılı kararıyla önceki kararda direnilmesine karar verildiği, karara karşı alacaklı T. İş Bankası A.Ş.
Vekilince temyiz kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/11/2022 tarih 2022/6-638 Esas 2022/1527 Karar sayılı kararıyla alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, direnme kararının değişik gerekçe ile bozulmasına karar verildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2023/29 Esas 2023/828 Karar sayılı kararıyla bozma ilamına uyularak alacaklı T. İş Bankası A.Ş.
Vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, konkordato tasdik talebinin reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine bu kez Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 11/01/2024 tarih 2023/2483 Esas 2024/93 Karar sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verildiği görülmüştür.
Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere, ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra, istinaf aşamasında davalı şirket hakkında açılan konkordato davasının reddine ilişkin karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Yargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi kök raporunda, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/690 Esas sayılı dosyasında davalı hakkında 28/09/2019 tarihinde 3 ay geçici mühlet, 28/12/2018 tarihinde geçici mühlet süresinin 2 ay süreyle uzatılması, 27/02/2019 tarihinde 1 yıl kesin mühlet, 11/02/2020 tarihinde kesin mühletin 3 ay süreyle uzatılması, 14/08/2020 tarihinde kesin mühlet süresinin 2 ay uzatılmasına karar verildiği, 24/09/2020 tarihinde ise 2020/538 Karar sayılı karar ile konkordato projesinin tasdikine karar verildiği,
davalının asıl borçlu olduğu kredi yönünden 26/03/2019, kefil olduğu kredi yönünden 10/04/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, 28/09/2018 geçici mühlet tarihinde davalının asaleten ve kefaleten olan borçlarından kaynaklanan kredilerin kat tarihleri dikkate alındığında önceki tarihe denk geldiği, hesaplamaların akdi faiz oranları dikkate alınarak yapıldığı, davalının davacıya 28/09/2018 geçici mühlet tarihi itibarıyla asaleten 2.312.846,77 TL nakit alacak, 50.750,00 TL çekten kaynaklanan gayri nakit borcu bulunduğu,
taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 11. maddesinde davacının kefilden gayri nakit kredilerin depo edilmesini talep edebileceğinin düzenlendiği, davalının dava dışı ....Ltd.
Şti'ne kefaleti nedeniyle 28/09/2018 geçici mühlet tarihi itibarıyla 4.190.559,55 TL nakit, 66.440,00 TL çekten kaynaklanan, 306.900,00 TL teminat mektubundan kaynaklanan toplam 373.340,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu, konkordato davası neticesi kabul edilen 2.295.103,78 TL dışında kalan 6.503.406,32 TL nakdi alacaktan kabul edilen 2.295.103,78 TL mahsup edildiğinde davacının davalıdan asaleten ve kefaleten olmak üzere toplam 4.208.302,54 TL nakit, 424.090,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.
İtiraz üzerine alınan ek raporda, kök raporda kredinin 15.03.2018 kullandırım tarihinden 28.09.2018 geçici mühlet tarihine kadar hesaplanarak toplam 3.402.805,42 TL alacak tespit edildiği, davacının itirazında talep ettiği tutarın ise kredinin 15.03.2018 kullandırım tarihinden kredinin vade tarihi olan 15.03.2019 tarihine kadar hesaplanan ve ekstrede de vade sonu faiz tutarı olarak görülen 538.711,11 TL'nin 3.100.000,00 TL anaparaya ilave edilmesi suretiyle 3.638.711,11 TL olarak talep edildiğinin anlaşıldığı, davacının itirazının hesaplamalarını değiştirir mahiyette olmadığı,
11/12/2020, 15/04/2021, 12/08/2021 tarihinde davalının kefil olduğu dava dışı ....Ltd.
Şti tarafından tasdik edilen konkordato projesi kapsamında toplam 1.297.832,73 TL ödendiği, 17/12/2020, 27/04/2021, 18/08/2021 tarihinde davalı tarafından tasdik edilen konkordato projesi kapsamında toplam 765.034,59 TL ödendiği, yapılan taksit ödemesinin düşülmesiyle asaleten ve kefaleten toplam 4.440.539,00 TL nakit alacak miktarından konkordato davasında kabul edilen 2.295.103,73 TL mahsup edildiğinde davacının davalıdan 2.145.435,22 TL nakit, 424.090,00 TL gayri nakit alacağının bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı yan taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalıdan asaleten ve kefaleten alacaklı olduğunu, davalının konkordato tasdik davasında komiserler kuruluna bildirilen alacağının tümünün kabul edilmediğini iddia etmiş, davalı yan ise konkordato davasında kabul edilen borç dışında davacıya asaleten ve kefaleten başka bir borcun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi ek raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlenen şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davacının davalının asaleten borçlu olduğu kredi hesabını ve dava dışı ....Ltd. Şti'ne kefaleten borçlu olduğu kredi hesabını kat ettiği, davalının konkordato davasında 2.295.103,73 TL nakit alacağının kabul edildiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacının genel kredi sözleşmeleri kapsamında konkordato davasında kabul edilen alacak dışında davalıdan asaleten ve kefaleten talep edebileceği başka bir kredi alacağı bulunup bulunmadığı, çekişmeli alacak var ise miktarı, geçici mühlet tarihinden sonra davacı alacağına faiz işletilip işletilemeyeceği, davacının alacağının rehin veya ipotek ile teminat altına alınıp alınmadığı, geçici mühlet tarihinden sonra davalıdan konkordato tasdik projesi kapsamında yapılan taksit tahsilatları ile davalının müteselsil kefil olduğu kredi nedeniyle dava dışı ....Ltd. Şti'nden bu şirketin tasdik edilen konkordato projesi kapsamında yapılan taksit tahsilatlarının işbu davada tespit edilen alacaktan mahsup edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı yan, dava dilekçesinde konkordato davasında kabul edilen alacak dışında davalıdan asaleten ve kefaleten başka alacağı bulunduğunu ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır. Açılan dava, çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğinde ise de, istinaf karar tarihi itibarıyla davalı şirket hakkındaki konkordato davasının reddine ilişkin karar kesinleştiğinden işbu davanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, genel hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere, gelinen aşamada işbu dava İİK'nun 308/b maddesi uyarınca açılan çekişmeli alacak davası olarak değil, genel hükümlere tabi alacak davası olarak görülmesi gerektiğinden davalı vekilinin işbu davanın İİK'nun 308/b maddesinde yer alan hak düşürücü süre içerisinde açılmadığına yönelik istinaf itirazlarının sonuca etkisi görülmemiştir.
Öte yandan, işbu dava konusu alacak davalı borçlu şirket tarafından açılan konkordato davasında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/690 Esas 2020/538 Karar sayılı dosyasında davacının kabul edilerek davalı şirketin tasdik edilen konkordato projesinde yer alan alacak dışında anılan dosyada tasdik edilen projede yer verilmeyerek çekişmeli hale gelen alacaktır. Bir başka anlatımla, işbu dava konusunu oluşturan alacak davalının konkordato davasında yer alan alacak değildir. Davacının anılan dosyada çekişmeli hale gelen alacağının tahsili/deposu amacıyla işbu davayı açmakta dava tarihi itibarıyla hukuki yararı da bulunmaktadır.
Bu durumda aynı davanın daha önceden açılması ve halen görülmesine ilişkin derdestlik söz konusu olmadığı gibi, davacının dava açmakta hukuki yararı da bulunduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile hazırlanmış olup, rapor tarihi itibarıyla davalı hakkında ilk derece mahkemesince konkordato tasdik kararı verilmiş olup, anılan kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince kaldırılarak davanın reddine ilişkin karar verilmemiş olduğundan, geçici mühlet tarihi itibarıyla davacının davalıdan asaleten ve dava dışı ....Ltd. Şti'ne müteselsil kefaletinden kaynaklanan nakit ve gayrinakit alacak miktarı tespit edilmiştir.
Geçici mühlet tarihi itibarıyla tespit edilen alacak miktarı yönünden bilirkişi kök ve ek raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile geçici mühlet tarihi itibarıyla tespit edilen alacak miktarı yönünden bilirkişi kök ve ek raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişlidir. Anılan tarih itibarıyla davacının davalıdan asaleten ve dava dışı ....Ltd. Şti'ne kefaletinden kaynaklanan nakit ve gayri nakit alacak miktarı tespit edilmiştir.
Bilirkişi ek raporunda geçici mühlet tarihi itibarıyla alacak miktarı tespit edildikten sonra, geçici mühlet tarihinden sonra, bir kısmı davadan önce, bir kısmı davadan sonra davalı ve dava dışı ....Ltd. Şti tarafından tasdik edilen konkordato projesi kapsamında yapılan taksit ödemeleri hesaplanan alacak miktarından mahsup edilmiştir. Yapılan bu mahsup işlemi mükerrer mahsup niteliğindedir.
Şöyle ki, bilirkişi kök ve ek raporunda davacının davalıdan asaleten ve kefaleten alacaklı olduğu nakit alacak miktarı 6.503.406,32 TL, gayri nakit alacak miktarı 424.090,00 TL olarak tespit edilmiş, tespit edilen nakit alacak miktarından davalının konkordato davasında tasdik projesinde yer verilen 2.295.103,78 TL mahsup edilerek davacının davalıdan asaleten ve kefaleten olmak üzere 4.208.302,54 TL nakit, 424.090,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu belirtilmiştir.
Anılan mahsup işlemi yapıldıktan sonra, davalı tarafından tasdik edilen konkordato projesi kapsamında yapılan toplam 765.034,59 TL ile dava dışı ....Ltd. Şti tarafından tasdik edilen konkordato projesi kapsamında yapılan toplam 1.297.832,73 TL'nin mahsup edilmesi suretiyle davacının davalıdan talep edebileceği nakit alacak miktarının tespiti hatalıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile hazırlanan ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi kök raporu ile davacının davalıdan geçici mühlet tarihi itibarıyla asaleten ve dava dışı ....Ltd.
Şti'ne kefaletinden kaynaklanan toplam 6.503.406,32 TL nakit, 424.090,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu, anılan nakit alacaktan davalının Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/690 Esas sayılı dosyasında konkordato tasdik projesinde yer alan 2.295.103,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.208.302,54 TL nakit, 424.090,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu, konkordato tasdik projeleri kapsamında davalı ve dava dışı ....Ltd.
Şti tarafından yapılan taksit ödemelerinin tespit edilen nakit alacak miktarından yeniden mahsup edilemeyeceği gözetilerek davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilen 4.208.302,54 TL nakit, 424.090,00 TL gayri nakit alacak yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken mükerrer mahsubu içeren ek raporun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü kararında mükerrer mahsup yönünden isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, sair istinaf itirazlarının reddine, davalı vekilinin istinaf itirazının reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kabul edilen kısım yönünden davacı lehine, reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine karar vermek gerekmiş, istinaf karar tarihi itibarıyla davalı hakkında açılan konkordato davasının reddine ilişkin karar kesinleştiğinden ve davalının dava dışı ... ...
Ltd. Şti'ne kefaleten borcu yönünden de kendi konkordato davasının reddine karar verilip, kefilin konkordatosundan söz edilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesi kararında yer alan davalının asaleten borcu yönünden Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.09.2020 tarih ve 2018/690 Esas 2020/538 Karar sayılı ilamı ile tasdik edilen konkordatonun konkordato şartlarının, davalının kefaleten borcu yönünden ... ... ... ....
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/740 Esas 2020/288 Karar sayılı ilamı ile tasdik edilen konkordatonun konkordato şartlarının hükmün infazı sırasında nazara alınması ibarelerine hükümde yer verilmemiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/611, K. 2024/1263, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama