KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi Birleşen Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/107 Esas Sayılı Dosyası
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/610
- Karar no
- 2024/1992
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 17/12/2021
- Numarası
- 2018/404 Esas - 2021/1154 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 19/04/2018
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 20/04/2020
Karar Metni
1.736 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; davacılar ... ve ...'ün anneleri, davacı ...'ün eşi ...'ün 24/9/2017 tarihinde davalı ... San Tic. Ltd.
Şti.'ne ait davalı ...'un idaresindeki ... plakalı servis minibüsünün kaldırıma aşırı hızla girerek arkadan çarpması ve sürüklemesi sonucunda olay yerinde hayatını kaybettiğini, davalı şirket hakkında Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/404 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, müteveffanın ezildiği anda kendisinin yanı başında davacı ...ün de olduğunu belirterek davacı ... için 50.000,00TL, ... için 50.000,00TL, ... için 50.000,00TL olmak üzere toplam 150.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsiline,
davacılar ... ve ... için 20.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatının ise kaza tarihi itibariyle davalılardan tahsiline ve birbiriyle bağlantılı dosyaların Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/404 Esas sayılı dosyasında birleştirilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatını 79.915,72 TL olarak arttırmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza yapan aracın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin işleten de olmadığını, manevi tazminat davasının zamanaşımına uğradığını, kaza yapan aracın işleteni ile kira sözleşmesi olmadığını, müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında bu kazanın gerçekleştiğini, müvekkiline atfedilecek bir kusurun söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...
Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından, ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, söz konusu poliçeden doğan sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı ...'ün müteveffanın kızı olup 1992 doğumlu ve kaza tarihinde 25 yaşında olduğunu, kız çocuklarının evlenmemeleri halinde ebeveynlerinden 22 yaşına kadar destek gördüklerini, bu kapsamda davacının yaşı dikkate alındığında Yargıtay kararları kapsamında destek süresi sonra erdiğinden davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını,
davacı ...'ün müteveffanın eşi olup kaza tarihinde 56 yaşında olduğunu, davacı yanca sunulan belgeler kapsamında aktüer incelemesinde adı geçen davacının destekten mahrum kaldığı sürenin 20 yıl olup müteveffanın destek oranının %50 kabul edilerek bu kapsamda hesaplama yapılarak, Yargıtay kararları doğrultusunda desteğin aylık kazancı konusunda dosyada belge olmadığından asgari ücret üzerinden hesaplanarak kendisine 132.000,00 TL ödendiğini, müteveffanın çalışmadığını, ev hanımı olduğunu ve gelirinin bulunmadığını belirterek, sınırlı sorumluluk, gerçek zararın giderilmesi,
kusur oranında sorumluluk ilkeleri gözetilerek kusur ve tazminat miktarının hesaplanmasını, müvekkili şirketin tazminattan sorumlu olduğu varsayımında uygulanması gereken faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; asıl ve birleşen dava davacısı ...’ün maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 69.915,72 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 19/04/2018 tarihinden itibaren sigorta poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olarak, diğer davalılar asıl dava davalısı ... ve birleşen dava davalısı ...’nın ise kaza tarihi olan 24/09/2017 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizle sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
asıl ve birleşen dava davacısı ... yönünden fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, Asıl ve birleşen dava davacılarının manevi tazminat taleplerinin kabulü ile ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ...için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte asıl dava davalısı ... ve birleşen dava davalısı ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davanın, davalı ... San.
Tic. Ltd. Şti. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın talep artırım dilekçesine karşı taraflarınca zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de mahkemece bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, dava konusu edilen miktar bakımından zamanaşımının kesildiğini, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1.8 faiz esas alınmadığında raporun Trafik Poliçesi genel şartlarına uygun olmadığını, müteveffanın vukuatlı nüfus kayıt örneğinin dosyada yer almadığını, müteveffanın anne ve babasının hayatta olup olmadığı konusunda dosyada herhangi bir bilgi bulunmadığını, bu husus hakkında herhangi bir araştırma da yapılmadığını, destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı,
diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerektiğini, davalı şirket yönünden yalnızca ...'ün 69.915,72 TL maddi tazminat talebinin kabulüne ve ...'ün tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş olmasına karşın kabul ve ret oranları dikkate alınmaksızın ve tüm davacılar için hükmedilen maddi ve manevi tazminatın tamamı üzerinden harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır.
Kaza tarihi olan 24/09/2017 tarihi ile maddi tazminat yönünden dava tarihi olan 19/04/2018, manevi tazminat yönünden birleşen dava tarihi 20/04/2020 tarihi ve ıslah tarihi olan 29/03/2021 tarihleri dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava ve ıslah zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davalı tarafın zamanaşımına yönelik istinaf iddia ve itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir.
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak, progresif rant formülüne göre hesaplama yapıldığından 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi hesap raporu istinaf eden davalı vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edilmiş, davalı vekili dilekçe sunarak rapora itiraz etmiş ise de açıkça müteveffanın anne ve babasının sağ olup olmadığı konusunda itiraz etmemiştir.
Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemeyeceğinden davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince davalı ... Sigorta A.Ş.
69.915,72 TL maddi tazminattan sorumlu olacak şekilde hüküm kurulduğu halde kabul edilen tüm maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden yapılan hesaplama sonucu belirlenen harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması doğru olmadığından istinaf talebi yerinde görülerek hüküm düzeltilmiştir. Bu nedenle; davalı ...
Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/610, K. 2024/1992, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama