KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1057
- Karar No
- 2024/649
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/10/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
985 kelime·5 dk okuma
Davacı vekili, Diyarbakır İlinde bulunan müvekkili şirkete ait taş ocağında yol yapımında ve inşaatlarda kullanılmak üzere çıkarılan malzemelerden davalıya satış yapılarak taş ocağında teslim edildiğini, müveklili ile davalı arasındaki alım-satımdan kaynaklı faturalar ve irsaliyeler düzenlendiğini, bu kapsamda oluşan cari hesaba göre müvekkilinin davalıdan .....TL alacağının bulurduğunu, davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin yerleşim yerinin Batman olması nedeniyle yetkili mahkemenin Batman Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra takibine konu faturanın müvekkiline ibraz veya tebliğ edilmediğini, faturanın müvekkili şirketin kayıtlarına ve ticari defterlerine işlenmediğini, davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğunu yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu durumun ticari defterlerin incelenmesi sonucu ortaya çıkacağını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacının kötü niyetli takip başlattığından bahisle davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Dosyaya sunulan deliller incelenmiş, Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya arasına eklenmiş, taraf ticari defterleri üzerinde ayrı ayrı bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonuca gidilmiştir.
Dava, faturalara dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası incelendiğinde, .....tarihinde davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu aleyhine cari hesap ekstresine konu edilen faturalara dayalı toplamda .....TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalının .....tarihinde sunmuş olduğu borca itiraz dilekçesinde; icra dairesinn yetkisine, borca ve ferilerine itiraz dilekçesi sunduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, eldeki itirazın iptali davasının .....tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, takibin yetkili icra dairesinden başlatıldığının ve uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olduğunun kabulü halinde, icra takibine dayanak yapılan faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının alacak talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkindir.
Davalı taraf, takipte gönderilen ödeme emrine karşı sorca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz da bunmuş ise de, yetki itirazında yetkili icra dairesini göstermediğinden usulunce yapılmış bir yetki itirazından bahsedilemez. Kesin yetki hali de bulunmadığından davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itiraz yerinde görülmemiştir.
6100 sayılı HMK'nun 190. maddesi gereğince, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
6102 sayılı TTK.'nun 21/2. Maddesi gereğince, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Mahkememizce, taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak ayrı ayrı düzenlenen ve içerik olarak birbirini doğrulayan bilirkişi raporlarında, davacının davalıdan bakiye .....TL bakiye alacağı olduğu mütalaa edilmiştir.
Takibe ve davaya dayanak yapılan faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğunun, davaya konu alacağın sözleşmeden kaynaklanan para alacağına ilişkin olması nedeniyle davacı-alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olan mahkememizin de uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğunun anlaşılmasına göre davalının mahkemenin yetkisine yaptığı yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı arasında akdi ilişki nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla takip başlattığı, tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbiri ile uyumlu olduğu ve delil niteliğine haiz ticari defterlere göre davacının ticari ilişki kapsamında davalıdan .....TL alacaklı olduğu anlaşılmakla takipte talep edilen asıl alacak miktarı üzerinden davalının itirazının iptaline, icra takibinin devamına, alacağın faturalara dayalı olması sebebiyle bilinebilir olduğu ve bu haliyle likit olduğu kabul edilerek hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1057, K. 2024/649, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama