KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1216
- Karar No
- 2024/1075
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/11/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.042 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Diyarbakır İcra Dairesinin ..... Esas sayılı başlatılan takibe dayanak yapılan .....BANK.....Şubesine ait ..... seri numaralı ..... keşide tarihli, 27.500 TL bedelli çek ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, takip dosyasına imza itirazında bulunulmuş olup, bu hususta Diyarbakır .... İcra Hukuk Mahkemesi .... sayılı dosyası ile dava açmış bulunduklarını, bunun dışında müvekkili hakkında Diyarbakır .....
İcra Ceza Mahkemesi .... Esas sayılı dosyası ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılması için müvekkili aleyhine dava açıldığını, söz konusu çek üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile Diyarbakır İcra Dairesinin ....
Esas sayılı İcra Takibinin iptalini ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın dava konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan icra takibinden dolayı imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasının Diyarbakır İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasına dayanak olarak yapılan ....bank A.Ş .... .... Şubesine ait, .... seri numaralı, .... keşide tarihli, ....TL bedelli çek üzerindeki imzanın davacı asile ait olup olmadığının tespiti ile buradan varılacak sonuca göre ilgili icra dosyası nedeni ile davacının borçlu olup olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı, dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca dosya numarası ile tarihinde arabuluculuğa başvurmuş, tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, davacının mukayeseye esas imza örnekleri alınmış, imza incelemesine esas olmak üzere davacıya ait ıslak imzalı belge asılları ve icra takibine konu edilen çek aslı ve Diyarbakır ..... İcra Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celbedilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu edilen çekteki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti amacıyla bilirkişi raporu alınmıştır.
Davalı-alacaklı tarafından, ....bank A.Ş .... .... Şubesine ait, .... seri numaralı, .... keşide tarihli, ....TL bedelli çeke dayalı olarak, keşideci ve lehtar aleyhine Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Elde ki dosyanın davacısı tarafından yine eldeki davaya konu edilen icra takibine dayanak çekteki keşideciye ait imzanın kendisine ait olmadığınndan bahizle takibin iptaline yönelik Diyarbakır ....İcra Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı, mahkemece grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan .... tarihli bilirkişi raporunda özetle ;
"..İmzaların tersim tarzı, İmza başlangıçları, imzalar içerisindeki el hareketlerinin yapılışı ve son hattın tersimi, İşleklik, eğim ve baskı derecesi, Şahsa ait itiyatlar, Kaligrafik ve karakteristik diğer özellikler, yönlerinden farklılıklar bulunduğu müşahede edilmiş olup, bahse konu çekin ön yüzünde atılı olan keşideci imzasının, mevcut mukayese imzalarındaki farklılıklara atfen, .... elinden çıkmayıp, adı geçenin orijinal İmzalarının model alınmak suretiyle takliden atılmış imza olduğu .." şeklinde rapor tanzim edildiği, tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak,
takibe dayanak yapılan çekteki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra takibinin davacı yönünden durdurulmasına karar verildiği, karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu, mahkememizin karar tarihi itibarıyle istinaf incelemesinin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18.02.2014 tarih ve 2014/663 E.-2014/3100 K. ve 05.06.2017 tarih ve 2017/379 E.- 2017/4531 K. sayılı ilamlarında, dar yetkili olan İcra Hukuk Mahkemelerince verilen kararların kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği ve yapılan bilirkişi incelemesinin genel yetkili mahkemelerde kesin delil olarak kabul edilemeyeceğine ve bu bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilemeyeceğine yönelik içtihatları göz önünde bulundurularak davacının elde ki davayı açmasında hukuki yararı bulunduğu kabul edilmiş ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davalı, dava konusu çeke ciro yolu ile hamil olmuştur. İmza inkarı, çeki elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'i niteliğindedir.
Takibe ve davaya konu edilen çekteki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığının tespiti amacıyla İstanbul ATK dan aldırılan .... tarihli raporda inceleme konusu çekte yer alan borçlu imzası ile davacının mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacının eli ürünü olmadığı mütalaa edilmiştir. Alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeni ile rapor hükme esas alınmıştır.
Elde ki davada, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibinin dayanağı davacının keşideci olarak gösterildiği çektir. Çekte yer alan keşideci imzasının davacıya ait olmadığının yapılan yargılama sonucu anlaşılması karşısında çekten dolayı davacının herhangi bir ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Öte yandan icra takibi davacı keşideci ile dava dışı lehtar aleyhine başlatıldığından imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince sadece davacı yönünden, davanın kabulü ile takibe konu edilen çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacının kötüniyet tazminatına ilişkin olarak, davalı-takip alacaklısı lehtardan sonraki ciranta olduğu, senetteki imzanın ciranta olmakla davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, kötü niyetli sayılamayacağı anlaşılmakla, yasal koşulları oluşmadığından davacının tazminat reddine karar verilmesi gerekmiştir(Benzer yönde karar için bakınız Yarg. 19.HD.'nin 2016/8699 E., 2017/3789 K. Sayılı kararı).
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1216, K. 2024/1075, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama