KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/272
- Karar No
- 2025/456
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/04/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.686 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı şirketin yüklenicisi olduğu
..... Ortaokulu ve .....Anadolu Lisesinin inşası işinin elektrik tesisat, trafo ve jeneratör
işini müvekkili şirkete alt yüklenici olarak verdiği, müvekkilinin sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm
imalatları eksiksiz yerine getirdiği, tam mutabakatla imalatları faturalandırdığı, müvekkili tarafından
yapılan işlerin fatura bedellerinin kısmen ödendiği, .....tarihli faturanın ödenmeyen 188.000 TL
lik kısmı için Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe özgü icra
takibi başlatıldığı, davalı şirketin ödeme emrinin tebliği ile takibe itiraz ettiği ve itiraz dilekçesinde
sözleşmesel ilişkinin varlığı ve edimlerin yerine getirildiği ikrar edilmekle birlikte kesilen faturaların
sahte olduğu iddiasında bulunarak Kdv. iadesi alınamadığını bu nedenle bakiye borcun ödenmeyeceğinin
beyan edildiği, sözleşmesel ilişkinin varlığını ve edimlerin yerine getirildiğini ikrar eden davalı tarafın faturanın
sahte olduğu iddiasıyla ödeme yapmaktan imtina etmesinin abesle iştigal olduğu, müvekkili şirketin vergi
incelemesine girdiği ve mali müşavirinin defterleri ibraz etmemesi nedeniyle müvekkili hakkında Vergi
Usul Kanununa muhalefetten işlem yapıldığı, davalı tarafın buna istinaden Kdv. iadesi alamaması ki
müvekkili tarafından alındığının tespit edildiği, müvekkili ile arasındaki sözleşmenin sıhhatini veya
edimini yerine getiren müvekkili şirketin alacağının ödenmemesi noktasında haklı bir gerekçe
oluşturmayacağı,
yukarıda arz ve izaha çalışılan ve re' sen nazara alınacak nedenlerle; yapılacak yargılama sonucunda davalarının kabulü ile davalı yanın yapmış olduğu itirazın
iptaline, davalı tarafça hukuki ilişki ve edim kabul edildiğinden ve takibe konu alacak likit bir alacak olup
haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile davacının %20’tan aşağı olmamak kaydı ile tazminata mahkum
edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep
etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacının müvekkili şirket hakkında Diyarbakır İcra
Müdürlüğünün .....E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi yaptığı ve müvekkilin itiraz ettiğinden
bahisle işbu davayı açtığı, müvekkili şirketin davacı şirketle arasındaki işbu davaya ve dayanak icra
takibine konu edilen herhangi bir ticari ilişkisi ve borcu bulunmadığı, bu nedenle açılan davanın reddine
karar verilmesini, davacının icra inkar tazminatı dahil tüm taleplerinin reddine karar verilmesini vekaleten talep ettiği,
yukarıda açıklanan nedenlerle, haksız ve kötüniyetli açılan davanın ve tüm taleplerin reddine,
yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesi nedeniyle düzenlendiği iddia edilen ve dava dilekçesi ile bilgileri sunulan .....tarihli faturadan kaynaklı olarak bakiye 188.000,00 TL fatura bedelinin ve işlemiş faizin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olup olmadığı, ilgili sözleşmenin taraflar arasında akdedilip edilmediği ve davacı tarafından alt yüklenici olarak söz konusu işleri yapıp yapmadığı, bu işe istinaden davacı tarafından davalıya kesilen faturaya istinaden ödeme yapılıp yapılmadığı, buradan varılarak sonuca göre davacının fatura bedelinden kaynaklı bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarına ilişkindir.
Davacı taraf, icra takibine dayanak yapılan toplamda 217.120,00 TL fatura bedelinden davalı tarafından yapıldığı ileri sürülen ödeme mahsup edildikten sonra bakiye kalan miktarın ödenmediğini iddia etmiş, davalı taraf ise icra dosyasına yapılar borca itiraz talebinde sözleşmede kdv dahil anlaşma yapıldığı davacı tarafından konu edilen faturanın sahte fatura olarak işlem görmesi ve blokenin devam etmesi nedeniyle borca itiraz ettiklerini, iş bu dava dosyasında sunulan cevap dilekçesinde ise ticari ilişkinin bulunmaması nedeniyle borcun mevcut olmadığını savunmuştur.
Mahkememizce uyuşmazlık konusu dönem olan 2019 yılına ilişkin taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davalı taraf ilgili defterlerin davacı şirkete yönelik sahte faturaya yönelik vergi incelemesi nedeniyle vergi müfettişinde bulunduğunu belirterek ticari defterleri dosyaya sunamadıklarını belirtmiştir.
Bu kapsamda mevcut durum itibariyle davacı ticari defterlerinin bulunduğu mahalin bildirilmesi ve dosya arasın alınan ba/bs formları sonrasında dosyanın ve davacı ticari defterlerinin ve ilgili formların incelenerek tarafların talep ve beyanları ile özellikle sözleşme içeriği doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği, davalı tarafın ödemesi gereken meblağ, ödenmiş olan veya ödenmemiş olan bedellerin tespiti ve mahsubu ve sözleşmedeki faiz oranının belirlemesi,
taraflar arasında varsa ticari ilişki nedeniyle kesilen faturaların KDV iadelerinin davalı şirket tarafından alınıp alınmadığının saptanması için dosyanın bir SMMM bilirkişisine tevdiine karar verilmiştir. .....tarihli bilirkişi raporunda;
"- Davacı şirketin yasal ticari defter kayıtlarında yer alan ve ayrıntıları yukarıdaki tablo
içeriğindeki .....nolu satırdaki muhasebesel kayıtta yer alan, kasa işlemine (Davacı tarafça, davalı
şirketinde de içerisinde yer aldığı birçok firmadan/şirketten yapılan tahsilatlara ait kullanılan 100
kodlu
Kasa Muhasebe Hesabı bağlamında) istinaden tahsilat kaydı işleminden kaynaklı olarak (İş
bu
bahse konu tahsilata dair muhasebesel kayıtta aynen ifade ile ‘Fiş açıklama: Mükellefin
beyanına göre
tahsilat’ şeklinde açıklamanın olduğu tarafımdan görülmüştür.) genel toplamı
1.296.279,54 TL
tutarında davacı şirket tarafından davalı şirketin alacaklandırıldığı,
Ayrıntıları yukarıdaki bahse konu muhasebesel kayıtta yer alan, tahsilata ait muhasebesel
kaydın dayanağı noktasındaki tevsik edici mahiyette somut (Banka dekontu, banka hesap ekstresi,
PTT
ödeme makbuzu vb.) herhangi bir belgenin dosya kapsamında ve davacı taraf yönünden
yapılan
yerinde inceleme sürecinde tarafımdan görülemediği/tespit edilemediği, iş bu bahse konu
tahsilata
konu muhasebesel kayıt neticesinde; davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen,
ayrıntıları yukarıdaki tablo içeriğindeki 1.-8. nolu arası dâhil satırlardaki muhasebesel kayıtlarda
yer
alan, takibe dayanak dava konusu yapılan faturada dâhil sekiz adet faturanın vergiler dâhil
genel toplam tutarı olan 1.296.279,54 TL’lik davacı lehine olan alacak bakiyesinin iş bu bahse
konu muhasebesel kayıt ile sıfırlandığı/kapatıldığı, Ayrıca; davacı şirket tarafından davalı
şirkete düzenlenen ve takibe dayanak dava konusu yapılan faturada dâhil bahse konu sekiz
adet fatura bedellerinin muhasebesel bağlamda kaydi olarak değil fiziki olarak ödenmesi
noktasında davalı şirket tarafından/hesabından davacı şirkete/hesabına yapılmış tevsik edici
mahiyette somut (Banka dekontu, banka hesap ekstresi, PTT ödeme makbuzu vb.) herhangi bir
ödeme
belgesinin de dosya kapsamında ve davacı taraf yönünden yapılan yerinde inceleme sürecinde
tarafımdan görülemediği/tespit edilemediği" şeklinde mütalaada bulunulmuştur.
İlgili bilirkişi raporunun Mahkememizce değerlendirilmesi neticesinde her ne kadar davalı tarafça sözleşme ilişkisi kabul edilmemiş ise de icra dosyasında mukim itirazın içeriği, davalı tarafından verilen kesin sürelere karşılık ticari defterlerin sunulamamış olması ve davacı tarafın ticari defter incelemesine yönelik tespitler ile davalı tarafın ba formlarında itiraz edilmeksizin kesinleşen ve davacı tarafından davalıya kesilen faturalar dikkate alındığında dava konusu sözleşmenin akdedildiği mahkememizce sabit kabul edilmiştir.
Bu aşamadan sonra değerlendirilmesi gereken husus ilgili fatura nedeniyle davalı tarafından ödeme yapıldığına ilişkin delil bulunup bulunmadığı hususudur.
Anılan bilirkişi raporunda belirlenen muhasebe kayıtlarına göre 2019 yılında davalı tarafından davacıya dava konusu fatura ile birlikte 8 ayrı faturanın düzenlendiği, ilgili faturaların toplam bedelinin 1.296.279,54 TL olduğu, her ne kadar davacı ticari kayıtlarına göre ilgili fatura bedellerinin ödendiğine ilişkin herhangi bir banka dekontu, çek veya senet tahsilatı vb. ödeme belgesine rastlanılmamış ve davalı tarafından da bu minvalde bir ödeme belgesi sunulmamış ise de davacı yevmiye defteri kayıtların göre,
davacı tarafından davalının borçlandırılmış olduğu uyuşmazlık konusu fatura bedelinin de dahil olduğu 1.296.279,54 TL borcun tahsilat kaydı işlemiyle ve ilgili kayda ilişkin "mükellefin beyanına göre tahsilat" açıklamasıyla davalı tarafın alacaklandırıldığı ve borç bakiyesinin sıfırlandığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafın sunmuş olduğu ticari defter kayıtlarına göre takibe konu edilen fatura bedelinin fiziki ödeme ile tahsilat kaydı düşülmek suretiyle tahsilinin yapıldığı tespit edilmiştir.
Her ne kadar davacı vekilince dava dilekçesinde değinilmediği üzere muhasebesel olarak kapamanın yapılmış olmasınıh dava konusu tutarın ödendiği anlamını taşımadığını, müvekkili şirketin, defterlerini usulüne uygun tutmayan ve vergi dairesi tarafından istendiğinde kendisine süresinde teslim etmeyen bu nedenle cezai yaptırıma uğramasına neden olan muhasebecisi .....hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu,
söz konusu tahsilat kaydının muhasebeci tarafından gerçeğe aykırı olarak girildiğini aslında müvekkilinin takip konusu borcu tahsil etmediğini ve davalı vekilinin de takip dosyasında söz konusu borcu ödemediklerini bildirdiğini beyan ederek ilgili soruşturma evrakları ve duruşma zabıtlarını ek olarak sunmuş ise de ilgili evrakların incelenmesinde;
muhasebeci olduğu iddia edilen .....hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin .....soruşturma sayılı dosyasında davacı vekilince öne sürülen iddialara dair davacı şirket tarafından sahte fatura düzenlenmesi olayına ilişkin hazırlanan vergi tekniği raporuna göre ilgili muhasebecinin görevinin gereklerine aykırı bir eyleminin bulunmadığı ve suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği,
ilgili dosyada müşteki şüpheli olarak bulunan davacı şirket yetkilisi .....hakkında ilgili muhasebeciye karşı iftira suçunu işlediğine dair yeterli şüphe bulunduğu gerekçesiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda her ne kadar davacı vekilince söz konusu tahsilat kaydının davacı şirket yetkilisinin bilgisi ve rızası dışında muhasebeci tarafından yapıldığı iddiasının ispata muhtaç olduğu ve ilgili ispatın sunulan deliller kapsamında sağlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı vekilince her ne kadar borçlu vekilinin takip dosyasında vaki itiraz talebinde borcu kdv iadesi nedeniyle ödemediklerini ikrar ettiğini iddia etmiş ise de ilgili itirazda takip konusu faturanın sahteliği ve müvekkkili şirketin bu durumdan zarar gördüğü beyanlarıyla borcun kabul edilmediği ve itiraz edildiği ödeme durumuna ilişkin herhangi bir beyanın sunulmadığı nitekim takip dosyasında gönderilen ödeme emrinde fatura bilgilerine yer verilmediği ve dayanak belge olarak faturanın sunulup borçluya bu haliyle tebliğ edilmediği gözetildiğinde söz konusu itiraz içeriğinin ödeme ve tahsilat kaydı hususunda uyuşmazlığın esasına etki
etmeyeceği kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; Mahkememizce hükme esas alınan ve taraf ba/bs formları ile davacı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde hazırlanan ve içeriğinde belirlenen dava konusu fatura alacağının da dahil olduğu tahsilat kaydının bulunması ile davalıya yönelik dava konusu borcun sıfırlandığının mütalaa olunduğu bilirkişi raporu hükme esas alınarak ve ilgili tahsilat kaydının davacı şirket bilgisi dışında yapıldığı iddiasına itibar edilmeyerek dava konusu fatura nedeniyle davacının davalıdan bakiye alacağının bulunmadığı kanaatine varılmış ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D
Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/272, K. 2025/456, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama