KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/923
- Karar No
- 2025/409
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/09/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.511 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... Plakalı aracına ,davalı tarafından sigortalanan ...Çekici ve ona bağlı ...Plakalı Yarı Römorkun çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, aracın iki ay tamirde kaldığını,araçta oluşan değer kaybının çok altında taraflarına bir ödeme yapıldığını, aracın bu kazası öncesi hiç bir parçasında değişim ve boya olmadığını belirterek; aracın ,dava konusu kazası kaynaklı değer kaybının belirlenerek tazminini talep etmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Şirketin nezdinde gerekli araştırmalar yapıldığını ve uyuşmazlığın ...numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını olan ...plakalı aracın, kazaya karıştığı ...plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybı bedeli talebiyle ilişkili olduğu anlaşıldığını, davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, parçanın nev’i, rayiç bedeli dikkate alınarak hesaplama yapıldığını ve eksper raporuna göre 19.500,00-TL değer kaybı tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, araçta 26.000 TL değer kaybı meydana geldiği tespit edildiğini,
işbu ödeme yapılırken sigortalı araç sürücüsünün %75 kusur oranına denk gelen 19.500 TL dikkate alındığını izah edilen ve resen gözetilecek sebepler ile; değer kaybına yönelik talepleri haksız ve mesnetsiz olmakla birlikte davacının yasa, usul ve Genel Şartlara aykırı tüm taleplerinin reddine, müvekkili şirket dava açılmasına keyfi ve haksız olarak sebep olmadığından, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen bakiye değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, ...plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 100.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ...tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık;ddavaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelden daha fazla miktarda değer kaybı oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin olduğu tespit edildi.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Mahkememize sunulan ...tarihli trafik bilirkişi raporunda özetle;" ...Plakalı Otomobil Sürücü ...dönüş adalı Işıklı Üç Yönlü Kavşağa geldiğinde, kavşaklarda sola ve geriye dönüş kuralları ile şerit izleme kuralları gereği kavşak öncesi sol şeride girerek ilerlemediği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun.
Madde 56/a- 2(maddesini ihlal ederek bölünmüş yolda yerleşim yeri dışında ilerlerken yukarıda belirtilen kural gereği 150 metre öncesi sol şeride geçerek kavşağa giriş yapmadığı ve aynı kanunda belirtilen kurallardan, sola dönüş kuralına uymayarak, Kanunun 53'üncü maddelerini ihlal ettiği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84'üncü maddesinde belirtilen trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıkı asli kusurlardan 84/f maddesinde yer alan “doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma” kurallarını ihlal ettiği, kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, yüzde yüz (%100) kusurlu olduğu,
...(...Yarı Römork Takılı) Çekicinin Sürücü ...ise bu kazanın oluşumunda dolayı herhangi bir kural ihlalinin olmadığı görüş ve kanaatinde" olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkememize sunulan ...tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; "sürücü ..., sevk ve idaresindeki yarı römork takılı çekici ile seyri sırasında geldiği olay yeri kavşak mahallinde sola dönüşle dönüş adasına giriş yapacağı sırada, yolun soluna iyice yanaşmayıp aracının teknik özelliği bakımından manevra alanını yeterince kontrolü altında bulundurmamış olup aynı alanı kullanmak isteyen sağındaki araçla çarpıştığı olayda, kusurlu olduğu,
sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile dönüş adasına giriş yapmak istediği sırada yola gereken dikkatini vermemiş, dönüşü sırasında yolun solunu kullanarak kavşağa girmediği gibi aynı alana dönüş yapmakta olan aracın da teknik özelliği ve hareketini kontrolü altında bulundurmayıp bu araca yakın şekilde sola dönüş yapmak istemiş olmakla, meydana gelen olayda kusurlu" olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce yapılan kusur değerlendirilmesi neticesinde trafik bilirkişi raporunda her ne kadar sigortalı aracın %100 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiş ise de ...tarihli adli tıp raporundaki kusur durum tespiti ve dağılımının dava konusu kaza fotoğrafları ve tutanakların incelenmesi neticesinde dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle.
"Diyarbakır Oto Galericiler Sitesi, araç alım satımlarının yapıldığı ilgili internet sitelerinde yaptığı piyasa araştırmalarına göre, emsal aracın ...kaza tarihinde ortalama rayiç değerinin 960.000 TL olduğu, aracın değişmesi gereken yedek parça listesi ve işçilik giderleri ve aracın kazalı halini gösterir fotoğraflar dikkate alındığında; sol ön kapının değişim ve boya işlemi, sol orta direk düzeltme ve boya işlemi ile sol marşbiyel sacı düzeltme ve boyama işlemlerine tabi tutulması,
ile KDV dahil 41.993,04 TL aracın oluşan hasar kaydı (tramer) oluşması durumu, aracın ikinci el rayiç değerinde bir kayıp yaratacağı görülmüş olup, aracın hasarı sonrası onarılmış halinin rayiç değerinin ise, (yaptığı piyasa araştırmalarına göre) 915.000 TL olacağı, aracın gerçek zarar miktarı üzerinden değer kaybı hesaplaması yapıldığı, dava dosyası kapsamında yaptığım incelemelere göre; ...Plakalı,...Model, ...km, ...Model Aracın, ...tarihli kazası sonrası, yukarıdaki açıklama ve hesaplamalarına göre ; araçta 45.000 TL değer kaybı oluştuğu kanaatinde " olduğu mütalaa edilmiştir.
Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davacının değer kaybı zararının 45.000,00 TL olduğu, mahkememizce kabul edilen kusur dağılımı neticesinde davalı sigorta şirketinin değer kaybı zararının %50 sine denk gelen 22.500,00 TLsinden sorumlu olduğu, dava açılmadan önce sigorta şirketince değer kaybı zararına ilişkin 19.500,00 TL kısmi ödemenin yapıldığı, neticeten davalı sigorta şirketinin bakiye değer kaybı sorumluluğunun 3.000,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Buna göre tüm dosya kapsamı ile dava değer artırım dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının talep edebileceği değer kaybı miktarının 3.000,00 TL olduğu gözetilerek belirlenen ve kabul edilen tazminata davalı sigorta şirketine başvurunun hangi tarihte ulaştığına ilişkin yeterli delil sunulmaması nedeniyle dava tarihinden itibaren dava değer artırım dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulduğu gözetilerek faiz türü yönünden taleple bağlı kalınarak yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/923, K. 2025/409, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama