KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/96
- Karar No
- 2024/1090
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/01/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
2.334 kelime·12 dk okuma
Davacı vekili, ... tarihinde saat ... sıralarında davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen ... plaka sayılı aracın davalı ...'in sevk ve idaresinde iken ... istikametine dönüş aldığı, akabinde aracının sol ön, yan, köşe kısımları ile seyir istikametine göre yolun solundan sağına doğru karşıya geçme eğilimi için taşıt yolu üzerinde bulunan müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını,
kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturmada alınan bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in asli kusurlu olduğu, kaza nedeniyle müvekkilinde meydana gelen yaralanmaya bağlı oluşan zararların giderilmesi için davalı sigorta şirketine ... tarihinde yapılan başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500TL maddi tazminata davalılardan müştereken ve müteselsilen,
20.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı sürücü ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini istemiş, maddi tazminat kalemlerinin açıklanmasına yönelik ... tarihli celsede; dava dilekçesinde talep edilen 500,00 TL maddi tazminatın 200,00 TL'lik kısmının sürekli iş göremezlik tazminatına, 200,00TL'lik kısmının geçici iş göremezlik tazminatına ve 100,00 TL'lik kısmının ise tedavi giderlerine ilişki olduğunu beyan etmiş, ... havale tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden talep sonucunu 142.116,88 TL'na ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 17.572,41 TL'na yükseltmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketinin ancak sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve maddi zararın ispat edilmesi kaydıyla poliçedeki azami teminat limiti ile sorumluluğunun bulunduğunu, kusur ve maluliyet durumunun tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı dışında olduğunu, tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, davacının kaza tarihinden faiz talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Usulüne uygun tebligata rağmen diğer davalı ... davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları, UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu soruşturma dosyası ile fiziken Diyarbakır ...
Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celb edilerek dosya arasına kazandırılmış, davacı ile davalı ... hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davaya konu kazada kusur durumun tespiti yönünden mahallinde keşif yapılarak trafik bilirkişisinden, davacının maluliyet durumunun tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumundan,
geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması için aktüer bilirkişiden ve tedavi giderinin hesaplanması için sağlık uygulamaları alanında uzman Adli Tıp Uzmanı bilirkişiden bilirkişi raporları alınarak sonuca gidilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen sürücü ile aracın ZMMs sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri istemine ve sürücüye yöneltilmiş manevi tazminat istemine ilişkindir.
... tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davacı yayaya çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 430.000,00 TL olarak belirlendiği, davaya konu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı,
dava açılmadan önce davacı tarafından ... tarihinde yapılan başvuruya istinaden davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi, davacının tedavi gideri talep edilip edilemeyeceği, koşullarının oluşması halinde maddi ve manevi tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Kaza tespit tutanağı, soruşturma ve kovuşturma dosyası ile mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan; ... tarihinde saat ... sıralarında, davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... istikametine dönüşü esnasında kullandığı aracın sol ön/yan/köşe kısımları ile seyir istikametine göre yolun solundan sağına doğru karşıya geçme eyleminde bulunan davacı yayaya çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Davalı ... hakkında taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan basit yargılama usulüne tabi olarak yapılan yargılama sonucu Diyarbakır ... Asliye Ceza mahkemesinin ... tarih ve ... esas, ... karar sayılı ilamı ile; soruşturma aşamasında kazanın meydana gelmesinde ...'in asli kusurlu olduğuna yönelik düzenlenen bilirkişi raporu hükmü esas alınarak sanığın adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın ... tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davalı ...'in sevk ve idaresindeki araç ile ... istikametine doğru sola manevrayla katılımında, kullandığı aracın hızını azaltması, yolun yapısına uygun şekilde geniş kavisle manevra alması gerekirken sayılan bu hususlara riayet etmediği, üç yönlü T kavşak bölgesinde davacının görüş açısında olmasına rağmen herhangi bir tehlikeyi algıladığında reaksiyona geçebilecek ölçüde güvenli duruş/manevra yapabilecek seviyede aracının hızını azaltmadığı/ayarlamadığı,
duraksamadan sola manevra eylemine devam ettiği, trafik akımını/manevra alanını yeterince kontrol etmediğini, yola ve çevresine gereken önemi vermediği, müteyakkız bir sürüş gerçekleştirmediği, bu kapsamda yaya kaldırımını takiben taşıt seyir/manevra alanına giren davacı ile çarpışmadan kaçınamadığı, sayılan bu davranışlarının olaya zemin hazırladığı ve davaya konu kazanın meydana gelmesine asli oranda katkı sağladığı ve kazanın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nın ise, karşıya geçişler için uygun alanlardan kavşak bölgesini kullandığı,
ancak trafik işareti veya levhalarıyla kavşak olarak belirtilmeyen noktada en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda karşıya geçiş eylemini tamamlaması gerektiği, kamera görüntüleri ve olay mahallinde keşif icrası sırasında gösterdiği çarpışma noktası irdelendiğinde, karşıya geçme eylemine başladığı noktanın karşı istikametindeki yaya kaldırımını karşılamadığı, bu kapsamda karşıya geçiş eylemi için uygun olmayan bir noktadan taşıt seyir alanına indiği, ...
Sokakta bulunan yaya kaldırımını kullanması ve karşı istikametinde bulunan yaya kaldırımı hizasında karşıya geçme eyleminde bulunması gerektiği, uygun olmayan bir noktadan taşıt seyir alanına inmesi nedeniyle çaprazlama bir şekilde geçme eyleminde bulunduğu, karşıya geçiş eylemi sırasında taşıt seyir alanını yeterince kontrol etmediği, karşıya geçiş eylemi için uygun olmayan/tehlike arz eden anda, yaklaşan araç/araçlar olmasına rağmen karşıya geçiş eylemini sürdürerek davalının kullandığı aracın manevra alanına girdiği, trafik ile can güvenliğini tehlikeye düşüren, sayılan bu davranışlarının olayın gelişimine katkı sağladığı,
karşıya geçiş eylemi sırasında dikkatsiz davrandığı, olaya hâkim şartlara göre dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek gerekli tedbirleri almadığı değerlendirildiğinden kazanın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi raporunu soruşturma ve kovuşturma dosyasındaki beyanlara ve tespitlere ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle mahkememizce denetime elverişli olduğu kabul edilmiş ve mahkememizce rapordaki tespit ve oranlara iştirak edilerek davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in %60 oranında, davacının ise %40 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli maluliyet durumu oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının kaza nedeniyle yaralanmasına bağlı tüm vücut engellilik oranının %5 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir.
Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatının için aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, %5 sürekli maluliyet ve 9 ay geçici iş göremezlik süresi üzerinden asgari ücrete göre hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının geçici iş göremezlik tazminatı 29.287,35 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı (bilinen dönem 18.525,92 TL+bilinmeyen dönem 2018.335,56) 218.281,24 TL olarak hesaplanmış ve geçici iş göremezlik tazminatı ile sürekli iş göremezlik tazminatından davalı tarafın %60 kusuruna isabet eden toplam miktar ise 159.739,30 TL olarak hesaplanmıştır.
Tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporunda, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 1.500,00 TL olarak hesaplandığı mütala edilmiştir.
Maluliyet, sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderinin hesaplanması yönünden alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran ve süre ile miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek benimsenmiştir.
1-Davacının maddi tazminat istemlerine ilişkin olarak değerlendirmede;
Davacı taraf açılan davada, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderine ilişkin istemini davalı sürücü ile sigorta şirketine yöneltmiştir.
Davalılar, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %60 kusuruna isabet eden 142.166,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 17.572,41 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 900,00 TL tedavi giderinin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olup, davacı sürekli iş göremezlik tazminatının 142.216,88 TL üzerinden, geçici iş göremezlik tazminatının 17.572,41 üzerinden, tedavi giderinin ise taleple bağlı kalınarak 100,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
(Açılan davada davacı tarafından tedavi gideri talep edilmiş olup, mahkememizce kısa kararda tedavi gideri yerine sehven bakıcı gideri ibaresi yazılmıştır.
Yine kısa kararda davacı yönünden kabul edilen 142.166,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 17.572,41 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderinin toplamı 159.839,29 TL olduğu halde sehven 142.516,88 TL olarak yazılmış olup, yapılan bu yanlışlıklar maddi hataya dayalı olmakla birlikte kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki olmaması için gerekçeli kararın hüküm fıkrasında değişikliğe gidilmemiştir.)
Faizin türüne ilişkin olarak; davalı sigortalı araç hususi olduğundan davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir.
Faiz başlangıcına ilişkin olarak; kaza sonrası dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine ... tarihinde başvuru yapıldığı iddia edilmiş, davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabında da davacının ... tarihinde başvuru yaptığı belirtilmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda ... tarihinde temerrüdü gerçekleşmiştir. Diğer davalı sürücünün sorumluluğu haksız fiile dayalı olup, kaza tarihi itibarıyle zararı giderme yükümlülüğü doğmaktadır. Bu nedenle kabul edilen tazminat kalemlerinin tamamına davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalı sürücü yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davacının tazminat istemi BK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda, kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, iyileşme süresi ve maluliyet durumu nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik şartları, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı lehine ve davalı sürücü ... aleyhine 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ve kabul edilen edilen tazminat miktarına kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderine ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 17.572,41 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 142.166,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda 142.216,88 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise, kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından manevi tazminata ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.918,62 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 350,09 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 10.568,53 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20 TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ve 350,09 TL peşin harcın toplamı olan 529,99 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından 880,25 TL tebligat ve posta gideri, 3.345,00 TL ATK rapor ücreti, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 3.030,30 TL keşif harcı ile 800,00 TL keşif yol ücreti olarak sarf edilen toplamda 13.055,55 TL yargılama giderinin, davalı sigorta şirketin bu bedelin 11.603,51 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Kabul edilen maddi tazminat yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/96, K. 2024/1090, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama