KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/101 Esas
- Karar no
- 2024/257
- Dava
- Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli
- Dava tarihi
- 11/10/2019
Karar Metni
1.606 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili ...'ın tüm hakları kendisine ait bir TV program yaratmış olduğunu ve ...
8.Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı tasdikle... isimli yarışma formatının tescilini yaptırmış olduğunu, müvekkilinin 2018 yılından itibaren tüm kanallar ile program ile ilgili görüşmelerini yapmaya başladığını, ... ile yapılan görüşmelerde programı çok beğendiklerini ancak bütçeleri olmadığı için hayata geçiremeyeceklerini belirttiklerini, ancak müvekkiline hakkını ödemeden ve masraf yapmadan programı hayata geçirdiklerini, müvekkilinin izin ve onayı olmadan ...'de yayınlanmaya başlandığını, davalılardan ...'in de müvekkilinin formatına sponsor olacaklarını kabul ettiklerini,
sonrasında diğer davalı tarafa sponsor olmak suretiyle müvekkilinin formatını izinsiz kullandıklarını, müvekkilinin yapmış olduğu program ile ilgili davalılar ile pazarlık yapma aşamasında iken ... ekranlarında ... isimli bir programın tanıtımlarının yayınlanmaya başlandığını, programın konusu ve yarışmanın aşamaları tam olarak müvekkilinin tescili ile aynı olduğunu, tanıtımlarda ... ürünlerinden biri olan ...
Sponsorluğunda programın yapılacağının ilan edildiğini, programın yapımcısı ile diğer davalı ...'nın prodüksiyon olduklarını, bu sebeplerle davalılardan ...'ye ...
33. Noterliğince ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarname gönderilmiş olduğunu sonuç olarak müvekkiline ait ürün tescilli bir format olduğundan bu formatın haksız kullanımının bir an önce yayınının durdurulmasını, ilgili programın kaldırılmasını ve tekrarlarının yapılmasının engellenmesini, bu güne kadar oluşmuş zararlara ilişkin dava, şikayet ve her türlü tazminat hakkı saklı kalmak kaydı ile mahkemenin ivedilikle tedbiren yayının durdurulması kararı verilmesini, '...' isimli programın formatının müvekiline ait olduğunun ve davalıların yaptığı hak ihlallerinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı...
A.Ş. vekili, müvekkilinin Türkiye'nin en büyük televizyon medya kuruluşları da dahil olmak üzere birçok medya kuruluşu için program yapımcısı olarak çalıştığını, söz konusu davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, TTK madde 5/A hükmü gereği davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğunu, ayrıca davacının kendisine ait olduğunu belirttiği "..." isimli formatın 5846 sayılı kanun uyarınca eser niteliğinde olmadığını bu nedenle huzurdaki davanın mahkemenin görev alanına girmediğini, davacı tarafın tedbir talebinin hukuki bir menfaatinin olmadığını,
aksi durumda tedbir kararı verilerek müvekkili açısından telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağını, davaya konu edilen ... isimli programın format dahil her türlü hakkının müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkilinin söz konusu formatı ... yevmiye numarası ile ...
15.Noterliğinde kendi adına tasdik ettirmiş olduğunu, davaya konu temizlik programının müvekkili tarafından yapılan ilk temizlik tarzında program olmadığını öncesinde "..." isimli bir programın daha yayınlandığını, müvekkilinin davaya konu program veya format ile ilgili davacı taraf ile asla görüşmediğini, müvekkili şirket ile ...'de yayınlanmak üzere ... isimli program için 18/08/2019 tarihinde ...Şti ile program yapım sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin formatının gerek orjinalliği gerekse almış olduğu başarılı reytingler neticesinde yurt dışına açılmak üzere olduğunu,
şayet yurt dışında veya yurt içinde müvekkilinin programının aynısı olması durumunda formatın yurt dışı pazarlamasının mümkün olamayacağını, müvekkilinin formatının detaylı ve ince bir işlenmişlikle kendine has özgün bir format olarak fark yaratmakta ve FSEK anlamında eser vasfına haiz olduğunu, davacının formatının ise özgün tarafı olmayan toplumumuzdaki örf ve adetin yazıya dökülmüş hali olan genel ve anonim formatta olduğunu, açıklanan tüm sebeplerle haksız ve ispat edilmeyen dayanaktan yoksun yayın durdurma istemli tedbir talebinin reddini,
dava şartı yokluğundan davanın usulden reddini ve yine davanın mahkemenin görevsiz olması nedeniyle reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili, davacının tedbiren yayın yasağı konulması talebinin ihtiyati tedbirin şartlarını taşımadığını, söz konusu davanın konusunun davacının yapım formatının ve davalıların hak ihlalinin tespitine ilişkin olduğunu, davacının iddiasının dayanağı olan program formatının davacının eseri olarak kabul edilemeyeceğini, bir fikir ürününün eser sayılabilmesi için FSEK'te öngörülen eser türlerinden birine girmesi,
sahibinin hususiyetini taşıması ve fikrin bir çabanın ürünü olması gerektiğini, dava konusu yarışma formatının bu özellikleri taşımadığını, müvekkili şirketin yapımın yayıncısı konumunda olduğunu, ilgili yapımın müvekkili için bir iç yapım olmadığını, yapımın yapımcısı diğer davalı Talya'nın müstakil bir yapım şirketi hüviyetinde olduğunu ve müvekkili şirket arasında hiçbir organik bağı olmadığını, davacının müvekkilden haksız menfaat etme niyetinde olduğunu, tüm sebeplerle davacının ihtiyati tedbir talebinin ve hukuki yarar bulunmayan davanın dava şartı yokluğundan usulden, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili şirketin dünyaca ünlü ... şirketinin Türkiye temsilcisi olduğunu, müvekkilinin davacının hiçbir hakkını ihlal eden eylemde bulunmadığını, davacı tarafından format olduğu iddia edilen programın yayınına ve yapımına ilişkin herhangi bir faaliyet alanı içerisinde olmadığını, dolayısıyla televizyon programlarına sponsor olan pek çok şirket gibi müvekkili şirketin de bu programların başka formatların FSEK kapsamındaki haklarını ihlal edip etmediğini araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında ilgili programa ilişkin imzalanmış olan herhangi bir sponsorluk sözleşmesinin bulunmadığını,
davacının kötüniyetli olarak uyuşmazlığı müvekkiline yönelttiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber ilgili formatın eser olarak değerlendirileceği konusunun hukuki bir konu olduğunu ve benzer konularda bir formatın olup olmadığının müvekkili tarafından bilinmesi ve anlaşılabilmesinin mümkün olmadığını, davacının "..." isimli program formatının FSEK çerçevesinde korunmayacağını, davacının proje taslağının televizyon programı formatı niteliği taşımadığını, fikirden öteye gitmediğini, özgünlük ve yaratıcı nitelik unsurlarını içermediğini ve FSEK kapsamındaki sayılı eser kategorilerinden birine dahil olmadığını,
müvekkilinin sponsor olduğu ... isimli program formatının davacıya ait... isimli proje taslağının içeriklerinin birbirinden oldukça farklı olduğunu, benzer tekniğin kullanılmış olması programın taklit olduğu anlamına gelmediğini, yayın ve yapımına ilişkin herhangi bir faaliyet alanı içerisinde olmayan müvekkilinin uyuşmazlığın tarafı olarak gösterilmesinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, bu sebeplerle işbu davanın öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 19.11.2020 tarih ve ...Esas - ...Karar sayılı kararıyla; "...Sonuç olarak davaya konu program formatının genel olarak televizyonculuk sektöründe notere tespit ettirildiği tarihten de çok önce benzer içerikte yapılan programlardan olduğu, hususiyet içermediği gibi FSEK kapsamındaki eser türleri kapsamında kalmadığı, sunuluş biçimi, akışı, içeriği benzer formattaki programlar gibi - karşılaştırmaları raporda ayrıntılı olarak yapılmış olmakla - hususiyet taşımayan alelade programlardan olup FSEK kapsamında eser vasfını haiz olmadığı,
haksız rekabet yönünden talep olmamakla bir an için değerlendirilmesi gerektiği kabul olunsa dahi rapordaki tespitler dikkate alındığında haksız rekabetin kabulünü gerektirir bir husus bulunmadığı anlaşılmakla davacının eser sahipliği iddiasına dayalı sübut bulmayan davasının reddine" kararı verilmiştir.
Mahkememiz kararına karşı davacı vekili tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin...Esas ve ...
Karar sayılı kararı ile "Davacı vekili tarafından mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna süresinde itiraz edildiği ve davacı tarafça dosyaya sunulan ...'a ait uzman görüşü ile mahkemece alınan rapor arasında çelişki bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece ek rapor veya yeni bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak oluşan çelişkinin giderilmesinin istenmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi usule aykırıdır.
Kabule göre de; dava sebebinin aynı olması nedeniyle davalı taraf için tek bir vekalet ücreti takdiri gerekirken davalıların her biri yönünden ayrı vekalet ücretine karar verilmesi de hatalı olduğundan... " mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dosyanın yukarıdaki esasa kaydı yapılarak İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.
Kaldırma kararı öncesi Mahkememizce alınan raporda bilirkişilerin, davacıya ait program formatının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser olarak korunamayacağı, dava konusu olayda haksız rekabet teşkil eden bir eylemin de mevcut olmadığı, tespitlerinde bulundukları anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından ... tarafından hazırlanan hukuki mütalaa dosyaya sunulmuş olup mütalada özetle; davaya konu formatın eser olduğunun kabulünün gerektiği, FSEK den kaynaklı hakları davacının kullanabileceği, mahkeme aksi kanaatte ise haksız rekabete ilişkin hükümler doğrultusunda korumdan faydalanacağı, esinlenme serbestisini aşar şekilde benzerlik bulunduğu, davacının formatının davalılarca "..." isimli yarışma programında kullanıldığı yönünden değerlendirmelerde bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava; eser sahipliğinin tespiti ve tecavüzün durdurulması istemlerine yöneliktir.
İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda mahkememizce aldırılan 27/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafça sunulan uzman görüşü de incelenmek suretiyle raporlar arasındaki çelişki giderilmiş, anılan raporda davacıya ait program formatının FSEK kapsamında eser niteliğinde bulunmadığı ve eser olarak korunamayacağı belirtilmiş, rapora yapılan itirazlar kapsamında alınan ek raporda ise, davacı tarafça sunulan 11/01/2024 tarihli uzman görüşü de değerlendirilmek suretiyle kök rapordaki kanaatte bir değişiklik olmadığı neticesine varıldığı anlaşılmıştır.
Sunulan hukuki mütalaalar yönünden ise, dosya kapsamında davacı tarafça sunulan mütalaalar hukuki mütalaa olmasına rağmen formatlara ilişkin soyut değerlendirmeler üzerinden teknik inceleme ve karşılaştırmada bulunmaksızın eser vasfının bulunduğunun kabul edildiği, hususiyet arz eden hangi kısımların esinlenildiğinin belirtilmediği,
mütalaalardaki haksız rekabet değerlendirmeleri yönünden davacının herhangi bir talebi olmaksızın taleple bağlılık gereği haksız rekabet olgusunun ele alınmayacağı, bir an için değerlendirilmesinin gerektiği kabul olunsa dahi, dosya kapsamında mevcut raporları ve mütalaalar arasındaki çelişkileri değerlendiren -kaldırma kararı sonrası düzenlenen- alanında uzman bilirkişilerce yapılan tespitler dikkate alındığında soyut değerlendirme içeren mütalaalara itibar olunmayacağı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, dosyada mevcut tüm raporları ve uzman görüşlerini birleştirici mahiyetteki ...ve ...tarihli bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu program formatının genel olarak televizyonculuk sektöründe notere tespit ettirildiği tarihten de çok önce benzer içerikte yapılan programlardan olduğu, hususiyet içermediği gibi FSEK kapsamındaki eser türleri kapsamında kalmadığı, sunuluş biçimi, akışı, içeriği benzer formattaki programlar gibi - karşılaştırmaları raporda ayrıntılı olarak yapılmış olmakla - hususiyet taşımayan alelade programlardan olup FSEK kapsamında eser vasfını haiz olmadığı,
sunucu ...'nin davalı programının asıl unsurunu oluşturarak özgünlük kattığı, haksız rekabet yönünden talep olmamakla bir an için değerlendirilmesi gerektiği kabul olunsa dahi yukarıda belirtilen raporlardaki tespitler dikkate alındığında haksız rekabetin kabulünü gerektirir bir husus bulunmadığı anlaşılmakla davacının eser sahipliği iddiasına dayalı sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/101, K. 2024/257, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama